WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

CEVAP Şikayet edilen davalı ... cevap dilekçesinde özetle, ihaleye ilişkin tüm tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığı, kıymet takdirinin borçluya gerekli şekilde tebliğ edildiği, borçlunun itiraz etmemesi sebebiyle, kıymet takdiri kesinleştikten sonra ihalenin yapıldığı, borçlunun iddialarının mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğu iddiaları ile davanın reddine ile ihalenin %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı/şikayet olunanlara dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir açıklamalı davetiyelerin tebliğine rağmen, davaya cevap vermedikleri görülmüştür. III....

Somut olayda, ihale konusu taşınmazlardan 4 nolu bağımsız bölümün 68.402,00 TL muhammen bedel ile satışa çıkarıldığı ve 85.600,00 TL üzerinden ihale edildiği,aynı şekilde 5 nolu bağımsız bölümün de 68.402,00 TL muhammen bedel ile satışa çıkarıldığı ve 85.600,00 TL üzerinden ihale edildiği, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, ihalenin feshi şikayetinde, kıymet takdirine yönelik bir itiraz ya da ihaleye fesat karıştırıldığına dair şikayet bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde kural olarak zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda ihalenin feshi isteminin, zarar unsurunun gerçekleşmemiş olması nedeniyle borçlunun, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı nedeniyle davanın İİK'nun 134/8. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir....

Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu olan taşınmazın satış bedeli muhammen bedelinin yüzde yüzünün üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğinin de usulsüz olduğu ve şikayetçinin kıymet takdirine itiraz ettiği görülmektedir. O halde mahkemece, fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazı konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek, taşınmazın tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

DAVA Şikayetçi borçlu vekili isteminde; şikayetçiye yapılan ödeme emri ve diğer tebligatların usulsüz olduğunu, tebliğ memurunca gerekli araştırmaların yapılmadığını, şikayetçi tarafın, hakkındaki takipten haberdar olmadığını ve takip kesinleşmeden satış işlemlerinin yapıldığını, kıymet takdirine ilişkin bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini ve alacaklı tarafça kıymet takdirine tek taraflı olarak itiraz edildiğini, satış ilanının da ödeme emrindeki usulsüzlüklerin tekrarlanarak tebliğ edildiğini, TK'nun 21/2. maddesine göre işlem yapılabilmesi için ilk tebligatın usulüne uygun yapılması gerektiğini, ancak somut olayda usulüne uygun bir tebligat bulunmadığını, tebliğ tarihinin mazbataya yazılmadığını, taşınmazın muhammen bedelinin 839.858,50 TL olarak belirlendiğini ancak ihalenin 430.000,00 TL bedel ile gerçekleştiğini, bu durumda şikayetçi taraf aleyhine zarar unsuru oluştuğunu, alacaklı vekilinin süreli vekaletname ile işlem yaptığını ve vekaletnamenin süresinin dolduğunu, icra dosyasına...

Somut olayda, şikayete konu ihalenin 21.07.2015 tarihinde gerçekleştirildiği, şikayetçinin ortaklığın giderilmesi davasında ve kıymet takdirine itiraz başvurusunda vekil ile temsil edildiği, satış ilanının usulüne uygun olarak 02.06.2015 tarihinde şikayetçinin vekiline tebliğ edildiği, ihalenin feshine yönelik şikayetin ise; İİK'nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra 09.11.2015 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, ihalenin feshi istemine ilişkin şikayet dilekçesinde, fesat olgusuna ya da satılan taşınmazların esaslı niteliklerindeki hata nedenine dayanılmadığı görülmekte olup; bu haliyle İİK'nun 134/7. maddesinde öngörülen sürenin burada uygulanması da mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle, mahkemece, ihalenin feshi isteminin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de; sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir....

Mah.,809 ada 619 parsel 13 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın kıymet takdirine itiraz üzerine belirlenen muhammen bedeli 235.000.00 TL olup, birinci açık artırmada 262.500,00 TL'ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, şikayetçinin, icra mahkemesine verdiği dilekçesinde, taşınmazın kıymetinin düşük olduğuna ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece, ihalenin feshi isteminin bu nedenle reddi gerekirken şikayetin kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir....

Temyiz Sebepleri Şikayetçi paydaş şikayet dilekçesinde sadece tebligatın usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle ihalenin feshi gerektiğini ileri sürmüş ise de temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla davanın kabulü ile ihalenin feshi gerektiğinden kararın bozulması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 128/a-2., 134. maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

CEVAP II.A.İhale Alıcısı İhale alıcısı, şikayetçi borçluların satış ilanının tebliğinden itibaren yedi günlük sürede kıymet takdirine itiraz etmemesi sebebiyle bu hususun ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülemeyeceğini, hangi tebligatların usulsüz olduğunun ve sebebinin belirtilmediğini, borçlu Mukka Kahvecilik Ltd. Şti'ne usulüne uygun tebligat yapılmadığı iddia edilmiş ise de borçlu Mukka Kahvecilik Ltd.Şti'nin ihalenin feshini istemediğini, taşınmazın muhammen bedelin altında bir bedelle satılmış olmasının tek başına ihalenin feshi sebebi olmadığını ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir....

İcra Müdürlüğünün 2017/1010 Talimat sayılı dosyasından yaptırılan kıymet takdir raporuna karşı, davacılar tarafından kıymet takdirine itiraz davasının açıldığını, kıymet takdirine itiraz davasının dava dilekçesi incelendiğinde sonuç ve istem kısmında "taşınmazın ve eklentilerinin kıymet takdirinin bilirkişiler marifetiyle yapılmasının talep edildiğini, ihaleye konu taşınmazın değerlemesinin gelir indirgeme metodu, emsal karşılaştırma ve maliyet yöntemine göre "otel işletmesi olarak" trafo yapısı ile birlikte bir bütün turizm tesisi olarak yaptırıldığını, raporun şikayetçiler vekiline tebliğ edildiğini, 30.10.2021 tarihli rapora itiraz dilekçesinde bu yönde hiçbir itirazının olmadığını, mahkeme tarafından rapora uygun şekilde karar oluşturulduğunu, taşınmaz satış ilanının da rapora uygun ve örtüşür şekilde hazırlandığını, 2-Kıymet takdir raporu gayrimenkulün kaydında haczi olan bütün alacaklılara tebliğ edilmediği bu nedenle de ihalenin feshinin gerektiği yönündeki iddiaların da gerçeği...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın kıymet takdirinden haberdar olduğu ve kıymet takdirine itiraz edilmediğinin anlaşıldığı, kıymet takdirinden haberdar oldukları için usulsüz tebligattan söz edilemeyeceği ihalenin feshi gerektirir herhangi bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı aleyhine ihale bedelin %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; dava dilekçesi tekrarlanmakla İlk Derece Mahkeme kararın kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C....

UYAP Entegrasyonu