sayılı dosyasının iptali talebi ile şikayete gidilmiş olup, bu şikayetlerine ilişkin kararın henüz kesinleşmeden ihalenin yapılmış olmasının İİK'nın 364/3.maddesine aykırı olduğunu, kıymet takdirine yasal süresi içinde itiraz etmiş olmakla birlikte kıymet takdirine ilişkin itirazlarının yeterli şekilde incelenmediğini, satış ilanının tirajı az olan bir gazetede yayınlandığını, bu nedenle ihaleye katılımın az olduğunu belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep istemiştir. II....
O halde mahkemece, borçlunun kıymet takdirine itirazının, mahallinde, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle incelenerek, anılan taşınırın tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalenin feshine, muhammen bedelin altında olması halinde ise, ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun elektronik posta adresine yapılan tebliğlerin usule uygun olduğu, kıymet takdir raporunun ve satış ilanının usule uygun tebliğ edilmesi ile kıymetin doğru tespit edilmediğine ilişkin şikayet sebeplerinin ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, kesinleşen kıymet takdiri ile belirlenen muhammen bedel üzerinde yapılan satışa ilişkin bildirilen ihalenin feshi sebeplerinde davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle ihalenin feshi talebinin usul yönünden reddine, para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ve ihaleye konu olan taşınmazın, muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da, satış ilanı ve kıymet takdir raporu tebligatlarının usulsüz tebliğ edildiği ve borçlunun kıymet takdirine de itiraz ettiği görülmektedir....
takdirine yapılan itiraz reddedildiğinden iki yıllık sürenin satışa esas alınan muhammen bedelin tespit edildiği keşif tarihinden başlayacağından icra müdürü keşif tarihi olan 26.01.2016 tarihi ile ihale tarihi arasında iki yıllık sürenin geçtiği gerekçesi ile bu taşınmaz yönünden ihalenin feshine,104 ada 223 parsel sayılı taşınmaz yönünden kıymet takdirine itirazın kabul edilmesi nedeni ile iki yıllık sürenin mahkemece gidilen keşif tarihinden başlatılarak bu taşınmaz yönünden ihalenin feshi talebinin reddine karar verildiği görülmüştür....
Bu durumda borçlular en geç satış ilanı tebligatı ile muttali olmuş olduğundan ve satış ilanı tebliğ tarihi olan ....09.2015 tarihinden itibaren de İİK'nun 128. maddesinde belirtilen şekilde yedi gün içinde kıymet takdirine ve satış ilanına itiraz etmediğinden artık bu husus ihalenin feshi nedeni olarak kabul edilemez. Açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun 134/.... maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır....
CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde, kıymet takdir tarihinden itibaren 2 yıllık süre geçmeden satış yapıldığını, borçlunun iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ihaleden önceki sebeplerin ihalenin feshi davasında ileri sürülemeyeceğini, davacı borçlunun kıymet takdirine itiraz ettiğini ancak avans yatırmadığından kıymet takdirine itiraz davasının reddedildiğinden taşınmazların kıymetine dair hususlarla ihalenin feshinin talep edilemeyeceğinden bahisle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ihalede taşınmazın satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğunu, bu durumda, zarar unsurunun gerçekleşmemesi karşısında davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının (REDDİNE), 2-Borçluların temyiz itirazlarının incelenmesinde, Sair temyiz nedenleri yerinde değil ise de; Davacılar tarafından sair fesih nedenlerinin yanı sıra kıymet takdirinde taşınmazların değerinin düşük hesaplandığından bahisle ihalenin feshi talep edilmiş, mahkemece zarar unsuru gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve para cezasına karar verildiği görülmüştür. Borçlulardan B.. K.. yasal süresi içerisinde kıymet takdirine itiraz etmiş ise de, keşif mahallinde hazır bulunmayarak kıymet taktiri yapılamamasına kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğinden bu hususu sonradan ihalenin feshi nedeni olarak ileri süremez....
İİK'nın istinaf yoluna başvuru ve incelemesi başlıklı 363 maddesi birinci fıkrası istinaf yoluna gidilmeyen kararlar arasında "kıymet takdirine ilişkin şikayet" de sayılmıştır. Bu konuda borçlu bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp haczedilmezlik şikayetini ret ettiği ve kıymet takdirine itirazla ilgili herhangi bir karar verilmediği için HMK'nın 305/A maddesine göre karar tebliğinden itibaren bir ay içinde Bölge Adliye Mahkemesine başvurup kıymet takdirine itirazı ile ilgili ek karar verilmesini isteyebilir. Bu yola başvurmayıp icra mahkemesinde yeniden kıymet takdirine de itiraz edebilir. Kıymet takdirine itiraz eden borçlu icra dairesinin yapmış olduğu kıymet takdirinin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshini talep edebilir. Aksi halde bu husus ihalenin feshi sebebi yapılamaz....
Evleviyatında borçlu tarafından kıymet takdirine geçerli bir itiraz bulunmadığı da gözetildiğinde bu durumda zarar unsuru gerçekleşmemiştir. Borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece; ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle, şikayet edenin hukuki yararı bulunmadığından dolayı reddine karar verilmesi gerekirken, istemin; işin esası incelenerek reddi doğru değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden , bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak İcra ve İflas Kanunu'nun 134/2-son cümlesi gereğince, ihalenin feshi isteminin reddine dair karar verilmesi durumunda, ancak işin esasına girilmesi halinde para cezasına hükmedilebilir....


