İİK.nun 128/a maddesine göre ise; kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler. Kendisine kıymet takdiri tebliğ edilmeyen ilgililerin, satış ilanının tebliğinden itibaren yedi günlük sürede kıymet takdirine itiraz etmemeleri halinde de, yine bu hususu ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürmeleri mümkün değildir. Bilâhare vakıf olunma hali hariç olmak üzere, ihale edilen taşınmazın esaslı vasıflarında hata var ise, bu durum kıymet takdiri tebliği ile öğrenilmiş sayılacağından, ıttıla tarihi, kıymet takdiri tebliği ile başlar....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihale bedelinin, ihale konusu malın tahmini değerinin üzerinde satılması halinde, kural olarak, şikayetçinin, ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı, borçluya kıymet takdiri tebliğ edilmemiş veya borçlunun ihaleden önce süresi içinde usulüne uygun olarak kıymet takdirine itiraz etmiş olması şartı ile malın tahmini değerinin düşük olduğu sebebiyle ihalenin feshi talep edilmiş ise, ihale bedelinin, tahmini bedelden yüksek bulunması, tek başına şikayetçinin ihale dolayısı ile zarara uğramadığını göstermeye yeterli olmadığı, kesinleşen kıymet takdirine göre belirlenen muhammen bedelinin üzerinde taşınmazın ihalesinin gerçekleştiği, ihalenin feshi talebinde bu nedenle hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Aynı kanunun 128/a-1. maddesi ilk cümlesine göre, kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. Kıymet takdirine itiraz üzerine verilen karar kesin nitelikte olmakla birlikte, anılan hükümler ihalenin feshi aşamasında incelenebilir (HGK'nun 17.03.1999 tarih - 1999/12-161 E.- 148 K. sayılı kararı). ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/6889 Esas sayılı dosyasında 30.10.2012 tarihli kıymet takdir raporu ile şikayete konu taşınmazların değerinin tespit edildiği, borçluların kıymet takdirine itirazları sonucunda.......
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince borçluya yapılan kıymet takdiri tebliği usulsüz olsa bile, borçlu davacı tarafından icra dosyasına verilen 24.11.2021 ve 20.12.2021 tarihli dilekçeler ile 25.10.2021 tarihli kıymet takdirini öğrendiği kabul edilerek, bu tarihlerden itibaren yasal sürede şikayette bulunmadığı, ayrıca açıkça satış ilanı tebligatının usulsüzlüğünün şikayet konusu yapılmadığı, bu tarihten itibaren de kıymet takdirine itiraz hakkının kullanılmadığı ve dava dilekçesinde de açıkça kıymet takdirinin düşük belirlendiğinin iddia edilmediği anlaşılmakla, artık kıymet takdirinin kesinleştiği, 7343 Sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik İİK'nın 134/11. maddesi gereğince, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, kıymet takdirinin düşük belirlendiği itirazlarının ya da fesat iddialarının bulunmadığı...
'e 03.03.2011 de tebliğ edildiği halde süresinde , kıymet takdiri raporuna karşı İcra Mahkemesi nezdinde herhangi bir başvuruda bulunmadıkları, kıymet takdiri raporunda ki değere etki yapmayan maddi hataların ise ek rapor ile düzeltildiği ve açık arttırma ilanı ile şartnamesinin buna göre düzenlendiği görülmektedir . Borçlulara her ne kadar kıymet taktirine ilişkin ek rapor tebliğ edilmemiş ise de satış ilanı tebliği ile öğrenmiş oldukları dikkate alındığında bu tarihten itibaren yasal sürede itiraz etmediklerinden anılan hususun ihalenin feshi nedeni olarak ileri süremezler.Bu durumda mahkemece 5,7,ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin , satış ilanlarının borçlular tarafında itiraz edilmeden kesinleşen kıymet takdirlerine uygun olarak hazırlandığı nazara alınarak , borçlunun kıymet takdiri işleminin hatalı olduğu iddiasıyla ihalenin feshini talep edemeyeceğinden şikayetin reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı H. Ç.'...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zarar unsuru gerçekleşmemiş olsa da borçlunun kıymet takdirine itiraz davasında da taşınmazın satışa esas değerinin düşük takdir edildiğine yönelik iddiasının ihalenin feshi aşamasında mahkemece inceleme konusu yapılabileceği, ancak borçlunun, kıymet takdirine itiraz davasında hükme esas alınan bilirkişi ek raporuna karşı süresinde itirazda bulunmadığından bu raporu kabul etmiş sayılacağı, bu nedenle ihalenin feshi davasında kıymet takdirindeki değer düşüklüğünü ileri sürmesinin nazara alınamayacağı, mahkemenin değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B....
DAVA Borçlu şikayet dilekçesinde; satış ilanının borçlunun müflis olması nedeniyle iflas idaresine de tebliğ edilmesi gerekirken tebliğ edilmediğini, kıymet takdirine itirazları üzerine verilen kararın istinaf edildiğini, kıymet takdirine itiraz dosyasında alınan rapora itiraz süresi beklenmeden karar verildiğini, bu nedenle kararın usulsüz olduğunu ve kesinleşmediğini, ihaleye kıymet takdirine itiraz üzerine belirlenen değerlerden farklı miktarlar üzerinden çıkıldığını, taşınmazların m²'lerinin düşük gösterildiğini, taşınmaz değerlerinde ihale tarihine kadar artış olduğunu, ihalelerden ÖTV ve KDV vergilerinin alınamayacağını, şartnamede bu vergilerin alınacağına yer verilmesinin katılımı azalttığını, bağımsız bölümlerin birlikte kullanılması nedeniyle birlikte satılması gerektiğini, ayrı ihalelere konu edilmeleri nedeniyle düşük bedelle ihale edildiklerini ileri sürerek ... İli, Merkez İlçesi, ......
DAVA Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; alacaklı tarafından rehnin paraya çevirilmesi yoluyla takip başlatıldığını, satış ilanının 26.01.2022 tarihinde "Sonsöz" isimli mahalli bir gazetede yayınlandığını, satış konusu olan aracın özellikleri dikkate alındığında, satış ilanının tirajı yüksek gazetelerde yayınlanması gerektiğii, bilirkişilerin hazırlamış olduğu kıymet takdirine müvekkilinin sağlık sorunları sebebiyle süresi içinde itiraz edemediklerini, icra müdürlüğünce belirlenen kıymetin gerçeği yansıtmadığını belirterek icra müdürlüğünce yapılan ihalenin feshini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalılar alacaklı ve ihale alıcısı cevap dilekçesi sunmamıştır. III....
DAVA Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; satış ilanı ve şartnamesinde satışa konu taşınmazın önemli nitelik ve vasıflarının yazılmamasının ihaleye katılımı etkilediğini, satış ilanında arsa içinde bulunan evin 66 m2 ve tamamlanma oranının %50 olduğu belirtilmişse de evin 80 m2 ve %100 tamamlandığını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ilanların eksiksiz yapıldığını, kıymet takdirine itiraz mahiyetindeki iddiaların ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülemeyeceğini, zira yapılan kıymet takdirine itiraz davasının ret ile sonuçlandığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin 2020/1034 esas sayılı kıymet taktirine itiraz davasının süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, mahkemenin 2020/493 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı borçlu ...'ın ......
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ve ihaleye konu olan taşınmazın, muhammen bedelinin üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da, satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin usulsüz olduğu ve borçlunun kıymet takdirine itiraz ettiği görülmektedir....


