Borçlu ...’in vekili aracılığıyla Bolu İcra Hukuk Mahkemesinin 18/04/2019 tarih, 2018/491E. - 2019/205 K. sayılı dosyası üzerinden kıymet takdiri raporuna itiraz ettiği ve buna ilişkin kararın takip dosyası arasında bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının kıymet takdirine itiraz eden borçlunun vekiline tebliği gerekir. Takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olması, kıymet takdirine itiraz hakkındaki kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında, borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Satış ilanının vekil yerine asile tebliği usulsüz olup, İİK’nun 127. maddesi gereğince bu husus başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Somut olayda; satış ilanına ilişkin tebligatın 25/10/2019 tarihinde borçlu asile, 09/12/2019 tarihinde ise borçlu vekiline elektronik tebligat yolu ile tebliğ edildiği görülmektedir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, satış ilanının borçlular vekiline 11.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve yasal sürede kıymet takdirine itiraz edilmediği, kesinleşen bedel üzerinden ihalenin gerçekleştirildiği, re'sen gözetilmesi gereken hususlarda da eksiklik bulunmadığı gerekçeleri ile borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK134 üncü ve devamı madde hükümleri 3....
CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; alacaklının alacağına kavuşmasının engellenmesi amacıyla kötü niyetli olarak davanın açıldığını, ihalenin usule ve yasaya uygun olduğunu, ihalenin feshini gerektiren sebeplerin yasada sınırlı olarak sayıldığını, davacının neredeyse yasada sayılı tüm bu sebepleri gerekçe göstererek dava açmasının da kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, ihalenin feshi şartlarının mevcut olmadığını, taşınmazın ihale bedelinin hakkaniyete uygun olduğunu, kıymet takdirine ilişkin yasal sürede dava açılmadığını, davacının iddialarının doğru olmadığı iddiaları ile davanın reddine ve ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına karar verilmesini istemiştir. III....
Öte yandan, kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde, icra mahkemesinin kıymet takdirine itiraza ilişkin kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Ancak, kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler. Somut olayda, şikayetçi borçlu tarafından icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdirine, taşınmazın dışarıdan görülerek ve değerinin emsallerine göre eksik tespit edildiği gerekçesi ile süresinde itiraz edilmiş, ... 23....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ihaleye konu menkullerin muhammen bedellerinin çok düşük belirlendiğini, satış ilanının tebliği ile kıymet takdirinden haberdar olduklarını ve kıymet takdirine itiraz ettiklerini, kıymet takdirine itirazlarına ilişkin davanın derdest olduğunu belirterek ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece, şikayetin reddine ve borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği görülmektedir. Kıymet takdirine itiraz üzerine verilen kararlar kesin olmakla birlikte anılan hükümler ihalenin feshi aşamasında incelenebilir....
Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanların, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemeyeceği, kıymet takdiri tebliğ edilmeyen ilgililerin, satış ilanının tebliğinden itibaren yedi günlük sürede kıymet takdirine itiraz etmemeleri halinde, yine bu hususu ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürmeleri mümkün olmadığı, borçlunun taşınmazın değerinin düşük belirlendiği iddiası, satışa hazırlık işlemine ilişkin şikayet niteliğinde olduğundan, şikayetçi borçluya satış ilanının 08.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği halde, satış ilanın tebliği usulsüzlüğü iddiası da olmadığı göz önünde bulundurularak yasal 7 günlük süre içerisinde bu işlemin şikayet konusu yapılmadığını, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı olmadığı gerekçeleriyle; sair istinaf sebepleri yerinde değilse de, davacı borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2007/43-42 sayılı dosyası üzerinden aynı taşınmaz ile ... nolu parsele dair daha önce yapılan 01.11.2007 tarihli ihalenin feshini talep ettiği ve anılan mahkemenin 30.11.2007 tarihli kararının satış dosyası arasında bulunduğu, yine alacaklı tarafından ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/11 E. sayılı dosyası üzerinden kıymet takdiri raporuna itiraz edildiği ve borçlu .... vekili olarak Av. ...'nın gösterildiği, bu karar örneğinin de satış dosyası arasında bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının, daha önce de ihalenin feshini talep eden ve kıymet takdirine itiraz davasında borçlu şirket vekili olarak gösterilen vekile tebliği gerekir. İhalenin feshi hakkındaki karar ile kıymet takdirine itiraz karar örneğinin dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında, borçlunun takipte vekille temsil edildiğinin kabulü gerekir....
İhalenin bozulma nedenleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında; 1-İhaleye fesat karıştırılmış olması, 2-Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler, 3-İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler, 4-Alıcının taşınmazın veya taşınırın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanmıştır. Somut olayda, mahkemece, şikayetçi ...'nin kıymet takdirine itiraz davasında taraf gösterilmediği, hükme ve satışa esas alınan kıymet takdiri raporundan haberdar edilmediği, karşı dava hakkını kullanmasının engellendiği hallerinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu, ...'in de ...'ye bağlı olarak hukuki haklarının zarar gördüğü gerekçeleri ile ihalenin feshi isteminin kabul edildiği görülmektedir. Mahkemenin bu yöndeki kabulü yukarıda açıklanan fesih nedenleri arasında bulunmamaktadır. Kaldı ki, satış ilanı şikayetçiye bizzat tebliğ edilmiş olup, bu tarih itibariyle taşınmazın kıymetine muttali olmuştur....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıymet takdirine yönelik ihalenin feshi sebepleri haricindeki sebeplerin taşınmazların muhammen bedelinin üzerinde satılması nedeniyle zarar unsurunun istisnalarından olmadığı, davacı vekili tarafından icra dosyasına vekalet sunulduğu ve satış ilanının aynı vekile e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, 7 günlük süre içerisinde kıymet takdirine yönelik itiraz ve sair hazırlık işlemleri şikayet yoluyla mahkeme önüne getirilmediğinden artık ihalenin feshi davasında bu hususların dinlenilmesinin mümkün olmadığı, yapılan ihalede kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, taşınmazların ipotek bedelinin üzerinde satıldığı, kaldı ki, ipotek alacaklısı tarafından ipotek bedelinin altında satışa muvafakat edildiği, kıymet takdirinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde ihalenin gerçekleştirildiği, taşınmazların muhammen bedelin üzerinde satılması nedeniyle mahkemece zarar unsuru gerçekleşmediğinden...
Ancak, kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler. O halde mahkemece, borçlunun kıymet takdirine itirazının süresinde olup olmadığı araştırılarak yasal yedi günlük sürede kıymet takdirine itiraz edilmiş olduğunun tespiti halinde; borçlunun taşınmazını kıymetinin belirlenmesi için açık bulundurma yükümlülüğü olmayıp, kıymet takdirine itiraza ilişkin şikayetlerde, borçluya yüklenecek tek yükümlülük gerekli gider avansını yatırmaktır....


