WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi K A R A R Davacı tarafından açılan kooperatif genel kurulu tarafından verilen ihraç kararının iptali davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu kez Dairemiz kararına karşı davalı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, karar düzeltme harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, takdiren 384,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine 01.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Dava, kooperatif aidat borcunun tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı tarafça kooperatif üyesi olmadığı savunulmuş, ancak mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuştur. Davaya konu alacağın, kooperatif aidat borcu ve bunun faizi olduğu iddia edilmektedir. Kooperatif üyeleri, genel kurul kararları ile belirlenmiş aidat ve giderler ile bunlara öngörülen gecikme faizinden sorumlu olup, üye olmaksızın kooperatiften konut satın alan kimselerin üye gibi sorumlu tutulması söz konusu değildir. Kooperatif üyesi olmayan kimseler, yalnızca yararlandığı iş ve hizmet bedellerinin kendi payına düşen miktarından ve genel hükümlere göre sorumlu tutulabilirler....

Davalı vekili, davacının genel kurul iptali ve ortaklıktan çıkarılmaya dair iki ayrı konuya ilişkin tek dava açtığını, konuları farklı iki işlem için tek dava açılmasının mümkün olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, davacının ortaklık sıfatının kalmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacıya gönderilen ihtarnamelerdeki belirlenen faiz borcunun gerçeği yansıtmadığından iptalinin gerektiği, itirazı kabul etmeyen genel kurul kararının da kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne davalı kooperatifin 29.04.2013 tarih 2 nolu Yönetim kurulu kararının ve 15.06.2013 tarihli Kooperatif Genel Kurulu toplantı tutanağının 10. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir....

Zira, davalı yöneticinin kooperatif kayıt ve defterlerini teslim etmediğinin savunulmuş olmasına, kooperatif genel kurulu toplantısının yılın ilk altı ayı içinde toplanmasının mümkün bulunmasına ve olağanüstü genel kurul toplantısının belli bir süreç almasına göre, 12.12.2007 tarihli celsede, 27.02.2008 tarihli celseye kadar verilen kesin süre yeterli bir süre değildir. Esasen verilen bu süre, alınmış bir kararın sunulması için değil, kooperatifin genel kurulunun toplanması ve davaya izin verilmesinin sağlanması içindir. Bu nedenle verilecek süre ile kooperatif genel kurulun toplanmasına imkan sağlanması gereklidir. Ayrıca diğer usulî eksikliğe ilişkin olarak, denetçiler tarafından verilen vekaletname dosyaya sunulmuştur....

F..E.. ölümü sonrası mirasçılardan herhangi birinin temsilci olarak bildirilmemesi nedeniyle 17.02.2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesine göre işlem yapıldığını, 20.03.2007 tarihinde ilanen tebliğ edildiğini, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, yasal 3 aylık sürenin ve 5 yıllık genel zamanaşımı süresinin geçirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca ölümle üyeliğin kendiliğinden sona ermeyeceği, bu hususun kooperatif anasözleşmesinde de düzenlendiği, kooperatif genel kurulu tarafından Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesine uygun karar alınmadığı gerekçesiyle, davacıların murisleri A.. F. E.. kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin 17.02.2007 tarih ve 7 no'lu genel kurul kararının iptaline dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 07.05.2013 tarih ve 1756 E., 2993 K. sayılı ilamıyla onanmıştır....

DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 03/09/2021 KARAR TARİHİ : 09/12/2021 G....

ın tapu kayıtlarına göre kat irtifakı yada kat maliki sıfatı bulunmadığı, tapuda arsa payı sahibi de olmadığı anlaşıldığından asıl dava yönünden aktif dava ehliyeti olmadığı kanaatine varılarak davanın usulden reddine, birleşen dava kooperatife karşı açılmış olup, davalı kooperatif tarafından alınmış bir genel kurul kararı olmadığından açılmış bulunan kooperatif genel kurul kararının iptali davasında pasif dava ehliyeti olmadığı kanaatine varılarak birleşen davanın da usulden reddine karar verilmiş hüküm davacı ... tarfından temyiz edilmiştir. Dava Kat Malikleri Kurulu Kararının iptali ve birleşen Kooperatif Genel Kurul Kararının iptali istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı temsilcilerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif genel kurulu tarafından üyelikten çıkarıldığını, çıkarma kararının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcileri, ihraç kararının doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir....

Sıfatıyla) Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı temsilcilerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif genel kurulu tarafından üyelikten çıkarıldığını, çıkarma kararının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcileri, ihraç kararının doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, kooperatifin bulunduğu köyün yüz hanelik küçük bir köy olması, davacının çalışma alanı dışında oturduğunun bilinebilecek olması, üyeliğe kabul edildikten ve yükümlülüklerin yerine getirilmesinden sonra, üyelikten ihraç kararı verilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir....

Mahkemece, iddia, savunma, ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacı kooperatif ortağı olduğu, kooperatif genel kurulu tarafından alınan kararların tüm ortakları bağlayıcı nitelikte olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 7.141,00 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kooperatif tarafından talep edilen alacak, kooperatifin tüm üyeleri için bağlayıcı genel kurul kararlarına dayanıp likit, belirli ve belirlenebilir nitelik taşıdığından İ.İ.K'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle inkar tazminatı talebinin reddi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu