Mahkemece davanın kabulüne borçlu kiralayanın icra takibine itirazının iptaline ve davacıya icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Sözleşmeye uygun ağaçlandırma yapılmadığı, taşınmazın üçüncü kişilere kullandırıldığı ve taşınmazın 5497 m²'lik kısmına başka firma tarafından ... dökülmesine izin verildiğinden bahisle kira sözleşmesinin 14.06.2011 tarihli olur ile kiraya verence feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşmeyi haklı nedenle feshedilebilme imkanı varken feshetmeyen davalı kiracının, 14.06.2011 tarihine kadar kira bedellerinden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bilirkişi raporunda, trafonun bina içerisinde olamayacağı, can ve mal güvenliği açısından tehlike arzettiği belirtilmiş olup, bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, tehlikenin önlenmesinin mümkün olup olmadığı, tehlikenin giderilmesi için önlem alınmasına imkan bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durularak tehlikenin ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığının anlaşılması halinde ise bu durumda açıktan fena kullanma şartlarının gerçekleştiğinin kabulü gerekeceği gözetilerek tahliye talebi ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi; ''Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.'' hükmünü içermektedir....
Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 20.06.2013 tarihli yazısında yaş sebze ve meyve soğuk hava deposu olan işletmelerde plastik kasa üretimi ve depolamasının yapılamayacağı, bunun için gerekli tadilat ruhsatı ile yapı kullanma izin belgesi alınması gerektiği belirtmiştir. Tacir olan kiracının kiralama öncesinde basiretli davranarak sözleşme konusu kiralananın durumunu, niteliğini, kullanma amacına uygunluğunu, bu bağlamda ruhsat alma koşullarını, alınıp alınamayacağını araştırması gerekir. Bununla birlikte bu konuda bir inceleme yapmadığı gibi, sözleşmenin düzenlenmesinden sonra da ruhsat alabilmek için gerekli hiçbir girişimde bulunmayarak, bu hususu kiraya verenin yerine getirmesini beklemiş, bu arada kiralananda ruhsatsız plastik imalatını sürdürerek iş yerinin mühürlenmesine kendisi sebebiyet vermiştir. Yargılama sırasında da, kiralananı amaçları doğrultusunda kullanamayacağını görerek 19.01.2014 tarihinde tahliye ve teslim etmiştir....
Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacının maliki olduğu evde 06/12/2013 tarihinde fuhuş yaptığı tespit edilen … isimli kadının dava konusu işlem ve mühürleme tarihi itibarıyla davacının maliki olduğu evi tahliye edip etmediği ortaya konulduktan sonra bir karar verilmesi gerekmekte olup, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında bu haliyle hukuki isabet bulunmaktadır....
Mahkemece, yanılgılı değerlendirmeyle HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak talebi aşar şekilde bu talebin de kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 4-) Karşı dava yönünden ise; davacının sözleşmeyi 02/09/2010 tarihinde haksız olarak feshettiği, davalının kiralananı sonradan 01/06/2011 tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı kişiye kiraya verdiği, karşı davada talep edilen alacaklar yönünden karşı davanın kabulünün gerektiği anlaşılmaktadır .Mahkemece, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile karşı davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir ....
İnşaat ve Pazarlama A.Ş. arasında yapılan kira sözleşmesinde; 7. maddenin “Kiracının işi gereği kiralanan boş arsa üzerindeki eski kiracılardan devralarak imalatını tamamlayacağı prefabrik yapının, yapıya ilişkin düzenleme ve dekorasyon, tadilat masrafları ile yasal izin ve masrafların yeni kiracı tarafından karşılanarak izinle yapılan yapının kaldırılarak eski hale getirilmesi gerektiğinde de yine tüm masraflar ve yasal izinler kiracı tarafından karşılanacaktır.Kiracılık sona erdiğinde kiralanan yer boş ve temiz olarak teslim edilecektir ve kiracı yapacağı faydalı yatırım ve işlerden dolayı gerek sözleşme süresi içinde gerekse sözleşme hitamında hiçbir şekilde herhangi bir nam altında hak ve talebi olmayacağını şimdiden kabul beyan ve taahhüt etmektedir”, 8. maddenin “Kiracı kiralananı, üzerinde inşa edeceği alış-veriş merkezi binası (prefabrik olarak kurulacaktır) şeklinde kullanılacak olup, alışveriş merkezini işletirken kuruluş amacı, ticari geleneği, komşuluk ilişkileri, ortam yaşam...
kullandığı zamanlarda ayda 1 hafta tatili için hesaplama yapılması gerekirken 2 hafta tatili için hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, yapılan ücret tespitini aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılırken davacının önceki bilinmeyen dönem ücretinin davacının bilinen son ücretinin asgari ücrete oranlanarak hesaplanması gerektiğini, davacının hak edişinden fazla yıllık izin kullandığını, bu hususun davacının yurda giriş - çıkış kayıtları ile sabit olduğunu, davacı lehine yıllık izin alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur....
Davalı kiralayanlar vekili, cevap ve birleşen davada verdikleri dava dilekçelerinde,davacı kiracının kiralananı 28.2.2011 de boşaltıp, anahtarı aynı gün davalıların şöförüne teslim ettiğini, kiralanan yerin temiz ve bakımlı olarak teslim edildiğini, ancak kira sözleşmesi müddetince taşınmazın hor kullanılması, en ufak koruma işleminin dahi uygulanmaması nedeniyle taşınmazda zarar ve ziyan oluştuğunu, depozitonun iadesi için gerekli şartların oluşmadığını, zarar ve ziyan miktarının Büyükçekmece 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/22 d.iş sayılı dosyasında 42.500 TL olduğunun ve 2 ayda eski hale getirilebileceğinin tespit edildiğini, eski hale getirme bedeli ve 2 aylık tamir süresi kirası toplamı 79.834 TL'den 21.000 USD depozito karşılığı mahsup edildikten sonra kalan miktar olan 47.914 TL'nin tahsili için kiracı aleyhine İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün 2011/8776 esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, her iki dava arasında fiili irtibat nedeniyle birleştirme kararı verilmesi gerektiğini...
Davaya ilişkin talepler on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve dava tarihi itibarıyla anılan zamanaşımı süresi geçmediği halde davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan ve toplanacak olan taraf delilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle davanın esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....


