WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Davaya ilişkin talepler 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve dava tarihleri itibariyle anılan zamanaşımı süresi geçmediği halde davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde, Mahkemece, iddia, savunma, toplanan ve toplanacak olan taraf delilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle davanın esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Aksaray 3....

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerktirmiştir. SONUÇ :Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02.07.2019 gününde oybirliği ile karar verildi....

Davalı; sözleşmeye aykırı hiç bir yapı veya eklenti inşa etmediklerini, yapılan tadilatın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, imara aykırı yapılıp idari para cezasına konu olan çıkmayı davacının yaptığını, bu imara aykırı inşai faaliyetler için gereken izin ve ruhsattan alınmadığı için mecurun belediye tarafından mühürlendiğini, ihtarname ile davacıya taşınmazın ruhsat ve izinleri alınarak taraflarına teslim edilmesi için 15 gün süre verildiğini, mühürlenen mecurun tekrar açılarak faaliyete geçememesi durumunda kira sözleşmesinin sözleşmeye aykırı davranış sebebiyle haklı nedenle feshedileceğinin de ihtar edildiğini, davacının imara aykırı olarak yaptığı genişleme çalışmaları ve üst katta yapılan çıkma nedeniyle işyeri açma ve çalışma ruhsatı alamadıklarını, 12.07.2012 tarihli ihtarname ile; ihtarlara rağmen idareden alınması gereken izin ve ruhsatların alınmaması neticesinde sözleşmenin feshedildiğinin, 23.07.2012 tarihinde tahliye edileceğinin ve anahtarların...

-Kiracının sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı erken tahliye ettiği duruma ilişkin TBK'nın 325 inci maddesinde "Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Kiracının bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulması halinde, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer. Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır....

Mirasçılar koleksiyonculuğa devam etmek istedikleri takdirde bu Yönetmelik esaslarına göre yeniden izin almak zorundadır. Yeni koleksiyon izin belgesi düzenlenene kadar, komisyon tarafından gerekli görülmesi durumunda taşınır kültür ve tabiat varlıkları yediemin olarak müze müdürlüğünde muhafaza edilir.'' hükmüne yer verilmiştir....

, inşaatın bir bütün olarak en son yapı kullanım izin belgesinin verildiği tarih olan 09/06/2015 tarihinden önce bitirildiği yönünde bir tespitin yapılmadığı dolayısıyla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, birden fazla takvim yılına sirayet eden söz konusu inşaat işinde kâr veya zararın, tüm bağımsız bölümlerin ve çevre düzenlemesinin tamamlandığı, yani inşaatın tümüyle bittiğinin yapı kullanma izin belgesiyle tespit edildiği yıl olan 2015 yılında kati olarak tespit edileceği dikkate alındığında, 2015 yılından önceki bir dönem olan dava konusu dönemde beyan edilmesi gereken bir gelir unsuru bulunmadığı sonucuna varılmıştır....

, inşaatın bir bütün olarak en son yapı kullanım izin belgesinin verildiği tarih olan 09/06/2015 tarihinden önce bitirildiği yönünde bir tespitin yapılmadığı dolayısıyla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, birden fazla takvim yılına sirayet eden söz konusu inşaat işinde kâr veya zararın, tüm bağımsız bölümlerin ve çevre düzenlemesinin tamamlandığı, yani inşaatın tümüyle bittiğinin yapı kullanma izin belgesiyle tespit edildiği yıl olan 2015 yılında kati olarak tespit edileceği dikkate alındığında, 2015 yılından önceki bir dönem olan dava konusu dönemde beyan edilmesi gereken bir gelir unsuru bulunmadığı sonucuna varılmıştır....

, inşaatın bir bütün olarak en son yapı kullanım izin belgesinin verildiği tarih olan 09/06/2015 tarihinden önce bitirildiği yönünde bir tespitin yapılmadığı dolayısıyla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, birden fazla takvim yılına sirayet eden söz konusu inşaat işinde kâr veya zararın, tüm bağımsız bölümlerin ve çevre düzenlemesinin tamamlandığı, yani inşaatın tümüyle bittiğinin yapı kullanma izin belgesiyle tespit edildiği yıl olan 2015 yılında kati olarak tespit edileceği dikkate alındığında, 2015 yılından önceki bir dönem olan dava konusu dönemde beyan edilmesi gereken bir gelir unsuru bulunmadığı sonucuna varılmıştır....

alındığında, inşaatın bir bütün olarak en son yapı kullanım izin belgesinin verildiği tarih olan 09/06/2015 tarihinden önce bitirildiği yönünde bir tespitin yapılmadığı dolayısıyla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, birden fazla takvim yılına sirayet eden söz konusu inşaat işinde kâr veya zararın, tüm bağımsız bölümlerin ve çevre düzenlemesinin tamamlandığı, yani inşaatın tümüyle bittiğinin yapı kullanma izin belgesiyle tespit edildiği yıl olan 2015 yılında kati olarak tespit edileceği dikkate alındığında, 2015 yılından önceki bir dönem olan dava konusu dönemde beyan edilmesi gereken bir gelir unsuru bulunmadığı sonucuna varılmıştır....

Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurularak, davacının kira sözleşmesi gereği kira bedelini ödemekle yükümlü ve kiralananı tahliye edeceği tarihe kadar kira sözleşmesiyle bağlı olduğu, kiralanan taşınmazın 2009 yılına kadar davacı tarafından kullanılması nedeniyle ödediği kira bedeli yönünden davalının davacı aleyhine bir sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığı nazara alınarak, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. Madde hükmü gözetilerek HUMK'nun 428....

UYAP Entegrasyonu