Burada artık çalışmıyorsunuz " denilerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının 1.411,91 TL maaş aldığını, 2014 yılına ait yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, yıllık izin ücreti ile Aralık 2014 dönemine ait 9 günlük ücret alacağının da ödenmediğini belirterek, davacının ücret alacağı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücret alacağı olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin İhtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talebi, satışa izin ve ön ödeme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF: A. İstinaf Yoluna Başvuranlar: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Delil tespiti dosyasında yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporu ile davacının zararının sabit olduğunu, yaklaşık ispatın bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddinin hatalı olduğunu, kararın kaldırılarak ihtiyati haciz, depo yerinin belirlenmesi, taşıma kira vs için geçici önödeme ve satışa izin taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme: Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili istemine ilişkin davada ihtiyati haciz, satışa izin ve geçici ön ödeme talebidir. 2....
Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : Taşocakları Nizamnamesine göre il özel idarelerince verilen taşocağı açma ve işletme ruhsatının sadece bu faaliyetin yapılmasına izin vermeye yönelik olması ve anılan Nizamname kapsamındaki faaliyetlerin yapılacağı taşınmazın ilgiliye kiralandığı anlamına gelmemesi bakımından, söz konusu ruhsatı alan kişilerin taşınmaz maliki ile ayrıca bir kira sözleşmesi yapmaları veya herhangi bir şekilde muvafakatını almaları gerekir. Zira, Taşocakları Nizamnamesine göre gerek özel mülkiyete tabi alanlarda gerekse köy ve belediyelere ait veya Devletin özel mülkiyetindeki veya hüküm ve tasarrufu altındaki alanlarda faaliyet göstermek üzere ilgililere taşocağı açma veya işletme ruhsatı verilmesi mümkündür....
Her ne kadar davacı dava konusu taşınmaza yapılan tadilat ve tamiratın davalıların bilgisi ve oluruyla 15.10.2005 tarihli protokole dayanılarak yapıldığını iddia etmiş ise de 01.01.2009 tarihinde yapılan sözleşme ile binaya yaptığı masraflardan dolayı kiralayandan talepte bulunmayacağını kabul etmiş olup bu durumda mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. 3- Karşı dava yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına, toplanan delillere, delilerin mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davacı-karşı davalının ve davalı-karşı davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 4- Davacı-karşı davalı şirket vekilinin erken tahliye nedeniyle makul süre kira tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince; 01.01.2009 tarihli sözleşmeinin 10. maddesinde Kiracı Güllüoğlunun, sözleşmenin yürürlük süresi içinde en az 3 ay önce fesih bildiriminde bulunmak şartıyla kiralananı dilediği zaman tahliye...
Kanun ve Yönetmelik'te belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması nedeniyle iptali halinde, bu iptalin doğal sonucu olarak söz konusu kişilerin bir daha koleksiyonerlik faaliyetinde bulunmalarını da engellemeye varan düzenlemelerle karşı karşıya kalabilecekleri, Bu itibarla, uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin iptali talep edilen 15. maddesinin 5. fıkrasındaki "koleksiyon izin belgesi iptal edilenlerin hiçbir şekilde yeni bir kültür ve tabiat varlığı edinemeyecekleri ve yeniden koleksiyon izin belgesi alamazlar" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, söz konusu düzenleme dikkate alındığında, koleksiyon izin belgesi iptal edilen davacının yeniden bu belgenin verilmesi yolunda davalı ......
ücreti alacağının da bulunduğunu, davalı tarafından gereksiz kötü muamelelere hakaret ve aşağılamalara maruz kaldığını, işçilik haklarını istediğinde küfür edilerek kovulduğunu, bu olay sebebiyle işveren hakkında emniyete şikayetle bulunduğunu, haksız şekilde işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin ve prim alacaklarının tahsilini talep etmiştir....
Bu durumda, davacının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde kiralananın boyanmasına ilişkin masrafın zorunlu ve faydalı imalat olarak kabul edilmeyeceği, boyanın ekonomik değerini yitirdiği gözetilerek boya masrafına yönelik talebin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalılar yararına BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Valilik Makamı tarafından onayı ve bu onayın müvekkil lehine ruhsata bağlanması neticesinde eğitim sektörüne dahil olduğunu, bu sektörde faaliyet göstermeye başladığını, davacının, dava konusu markayı 2001 yılında tescil ettirmiş ve dolayısıyla müvekkilden çok sonra bakanlık izin ve valilik ruhsatını almış bulunduğunu, burada mağdur olanın müvekkili olduğunu, davacının marka olarak kullandığı ... ibaresinin rengi, yazı tipi vs.nin tamamıyla farklı olduğunu; müvekkilin iltibasa yol açmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir....
Bu durumda mahkemece manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru değildir. Öteyandan ihtarname masrafları, yargılama giderlerinden olup, mahkemece hüküm altına alınan yargılama giderlerine eklenmesi gerekirken, alacağa dahil edilerek esastan hükme bağlanması da doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır....
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davalıların sözleşmenin gereği olan bütün edimlerini yerine getirdiklerini, bütün çalışma izin ve belgelerini davacının kullanımına sunduklarını, mecurun imar mevzuatına uygun yapılmış olup ayıplı olmadığını, davacının asıl amacının kiraları ödememek olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. ......


