Somut olayda davacı elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, davalı işverenin devamlı kendisine hakaret etmesi nedeniyle haklı olarak iş sözleşmesini 19/04/2012 tarihli ihtarname ile feshettiğini iddia etmiş, davalı, sürekli işe geç gelmesi nedeniyle uyarılması üzerine 17/04/2012 tarihinden sonra işe gelmediğini, devamsızlık nedeniyle iş sözleşmesine son verildiğini savunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları davalı işverenin işçilere karşı sürekli hakaret ettiğini beyan etmiş somut bir olay bildirmemişlerdi. Dinlenen davacı tanıkları ise hakaret olayına şahit olmadıklarını, davacıya geç kalması nedeniyle şirket yetkilisinin sitem ettiğini beyan etmişlerdir. Davacının davalı işveren hakkında şikayet nedeniyle görülen .... ....
Somut olayda, davaya konu alacağın abone sözleşmesinden değil, kaçak su kullanımından kaynaklandığı gözetildiğinde gecikme zammı isteme hakkı bulunmayan davacı tarafın kaçak su bedelinin zamanında ödenmemesi nedeniyle gecikme zammı olarak istediği bedelin ----olduğu kabul edilerek gecikme nedeniyle istenebilecek bedelin buna göre belirlenmesi gerekir." gerekçesi ile bu hususlara değinilmiştir. Yine ----- ilamı aynı yöndedir. Mahkememizce kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği tarihten takip tarihine kadar yapılan hesaplamada davacının davalıdan ---- işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmış, her ne kadar davacı tarafça takip tarihinden tahsil tarihine kadar ---- faiz oranı uygulanması talep edilmiş ise de; taraflar arasında bu yönde anlaşma olmaması sebebiyle yukarıda bahsedildiği gibi avans faizi talep edilebileceği anlaşılmış, ancak davacının talep ettiği faiz oranının avans faiz oranından düşük olması halinde taleple bağlılık gereği bu faiz oranının uygulanmasına hükmedilmiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yaşlılık aylığının geç ödenmesinden kaynaklanan faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Faiz, asıl alacağa dahil olmayıp, talep edilmesi alacaklının iradesine bağlı olan feri nitelikte bir haktır. Ancak eldeki davada, biriken yaşlılık aylıklarının geç ödenmesi nedeniyle tahsil kararı verilmesi istenen işleyen yasal faiz; asıl alacak niteliğindedir. Öte yandan, Türk Borçlar Kanunu'nun 121/son maddesinin, “Temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.”...
Davada, izale_i şuyua konu taşınmazın üzerindeki davacıya ait bina ile satıldığı , bina bedeline ilişkin açılan davanın davacı lehine sonuçlandığı ancak, o davada alacağa faiz uygulanması yönünde talepte bulunulmaması nedeniyle sadece asıl alacağa hükmedildiği; şimdi, davalılardan tahsiline karar verilen alacak tutarlarına , satış tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle herbir davalıdan 9535'er TL faiz alınmasına karar verilmesi istenilmiş; mahkemece, feri nitelikteki faiz isteminin asıl alacağın bağlı bulunduğu zamanaşımına tabi olduğu, davadaki asıl alacağın ise sebepsiz zenginleşmeye dayalı bulunduğu böylece zamanaşımı savunması da gözetilerek 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açılan faiz isteminin reddi gerektiği yönünde hüküm kurulmuştur. Kural olarak, mahkemece de doğru olarak tespit edildiği üzere; asıl alacağa bağlı faiz ve sair feri alacaklar asıl alacak zamanaşımına uğradığı takdirde faiz ve ferileri de zamanaşımına uğrar (BK.md.131.)....
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır....
Tebliği gereğince % 19,50 Avans Faiz oranının geçerli olacağı” görüşü ile raporunu düzenlemiştir. Dava; Alım satım ilişkisi kapsamında cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davalının davaya süresinde cevap vermediği duruşmalara katılmamış, verilen sürede ticari defter ve kayıtlarını sunmamış yerlerini bildirmemiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı ......
ettiği senedin bono niteliğinde olduğu, senet incelendiğinde davacı alacaklının senedin lehtarı ve davalı borçlunun senedin keşidecisi olduğu, bu sebeple taraflar arasında temel ilişki bulunduğunun kabulünün gerektiği----, senedin bono niteliği taşıması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin bonodaki vade tarihi ---- tarihinde işlemeye başlayacağı ancak talebi aşar nitelikte hüküm kurulamayacağından ----- tarihinden itibaren faize hükmedimesi gerektiği, yine dava konusu senedin bono niteliğinde bulunması nedeniyle eldeki dava sebebinin ticari iş sayıldığı ve ticari faiz işletilmesi gerektiği ancak talebi aşar nitelikte hüküm kurulamayacağından yasal faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir....
Kozan (Tunçel) vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin adresinin Gölbaşı Ankara'da olması nedeniyle Gölbaşı Ankara Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, esasa ilişkin olarak da Genel Kredi Sözleşmesinde sorumlu olunan miktar gösterilmediğinden müvekkilinin kefaletinin geçerli olmadığını, gerçek alacağın tespiti gerektiğini, yasaya aykırı olarak faize faiz yürütüldüğünü, istenilen temerrüt faiz oranının yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III....
Davacı bankada takipte % 9 yasal faiz oranı üzerinden faiz talebinde bulunmuş, İhtar sonrası 2.250-TL kısmi tahsilat sağlanmış, ancak riskin devam etmesi nedeniyle alacağın tahsili için davalılar aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğünün ....... E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlanmış, davalıların borca, faiz, faiz oranına itirazları üzerine takip durmuştur. Taleple bağlılık kuralı da dikkate alındığında, 25.11.2019 takip tarihi itibariyle; 6.884.07-TL Asıl alacak, 13.27-TL İşlemiş faiz, 0.66-TL Faizin % 5 gider vergi si, 6.898.00-TL Toplam alacağı talep edebileceği, Takip tarihinden 6.884.07.-TL asıl alacağa sözleşme hükümleri gereği ve talebi ile bağlı kalınarak % 9 oranında faiz ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte davalı ... Ambalaj İn. Ve Tic. Ltd. Şti.. nin asıl borçlu sıfatıyla, davalılar .......... San.ve Tic....
K A R A R Dava, davacının yaşlılık aylığının davalı Kurumca geç ödenmesinden kaynaklanan faiz alacağının davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile 1.000,00 TL. faiz alacağının davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda değişiklik yapan 5219 sayılı Yasa’nın 2. maddesi uyarınca 01.01.2008 tarihinden sonra, anılan Yasa’nın 427. maddesindeki kesinlik sınırı, 1.250,00 TL.’ye çıkarılmış olup, inceleme konusu karar bu tarihten sonra verilmiş ve kesinlik sınırının altında bulunmuş olmakla, söz konusu maddelere göre hüküm kesin nitelik taşıdığından 01.06.1990 tarih ve E: 1989/3, K: 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin, kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle Dairemizce reddine karar vermek gerekmiştir....


