Türk Medeni Kanununun 795. maddesi uyarınca taşınmaz mallar üzerindeki intifa hakkı resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili, taşınırlar üzerinde ... zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesi, alacaklar üzerinde de hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle tesis edilir. İntifa hakkının sona ermesinin nedenleri Türk Medeni Kanununun 796.maddesinde sıralanmıştır. İntifa hakkı bir süre ile sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü yada tüzel kişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünü ile harap olması sebebiyle artık ondan yararlanmanın mümkün bulunmaması durumlarında sona erer. Kanuni intifa hakları hariç (TMK.m.495 vd.) intifa hakkı tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik, hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceğini kararlaştırılabilir....
Tedaş Genel Müdürlüğü yararına bedelsiz olarak irtifak veya intifa hakkı tesisi gerekeceği tartışmasızdır. Öncelikle, çekişmeli bölümlerin mülkiyetinin devri ile iptal ve tescil kararı verilebilmesi için, 3194 Sayılı Yasanın 15., 16. maddeleri uyarınca belediye encümen kararına dayalı olarak ve imar mevzuatı doğrultusunda ifrazının mümkün olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur....
- K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında akaryakıt alım satımı hususunda 21/05/2008 tarihinde beş yıl süreli protokol akdedilmiş olup ayrıca protokolün 4.2.2. maddesi hükmü uyarınca da on beş yıl süreyle taşınmaz üzerinde müvekkili yararına intifa hakkı tesisi karşılığında 3.186.000 USD'nin bayilik hizmet bedeli olarak davalıya ödenmediğini ancak Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı tebliği gereğince rekabet yasağı süresinin beş yıl olarak saptanması ve böylece davalıya yapılan ödemenin beş yıl süreyle sınırlandırılması karşısında geçersiz hale gelen süreler yönünden davalının sebepsiz zenginleştiğini ve davalıya ödenen bu tutarın iadesine yönelik müvekkilince girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
TMK'nın 796. maddesinde intifa hakkının sona erme halleri düzenlemiş olup bu haller, sahibinin vazgeçmesi, sürenin dolması ve hakkın ölümle son bulması şeklinde hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, TMK’nın 28/1. maddesinde; ‘’Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.‘’ düzenlemesi de mevcuttur. Diğer taraftan; harç, kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Somut olayda; dava konusu taşınmazda lehine intifa hakkı tesis edilen davalı Ayşe Dikmen karar tarihinden önce 24.08.2015 tarihinde ölmüş olup, TMK'nın 28. ve 796. maddeleri uyarınca davalı Ayşe Dikmen lehine intifa hakkı tesisi mümkün olmadığından bu yöne ilişkin hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava konusu 4 nolu bağımsız bölümün bilirkişi raporunda kuru mülkiyet değerinin 136.000-TL olarak saptandığı gözetilmeksizin eksik karar ve ilam harcı takdir edilmesi de doğru değildir....
Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 794.maddesi gereğince intifa hakkı hak sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlayan, tapu kütüğüne tescil ile kurulan tescil işlemi tamamlanınca da herkese karşı ileri sürülebilen, kişi ile sıkı sıkıya ilişkili haklardandır. İntifa hakkının sona ermesinin nedenleri Türk Medeni Kanununun 796.maddesinde sıralanmıştır. İntifa hakkı bir süre ile sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü ya da tüzel kişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünü ile harap olması sebebiyle artık ondan yararlanmanın mümkün bulunmaması durumlarında sona erer. Kanuni intifa hakları hariç (TMK.m.495 vd.) intifa hakkı tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceğini kararlaştırılabilir....
Türk Borçlar Kanunu’nun 241. maddesinin 1. fıkrasında “Satıcı veya alıcı, satış sözleşmesinin yapıldığını ve içeriğini önalım hakkı sahibine noter aracılığıyla bildirmek zorundadır.” hükmü yer almaktadır. Dosyada mevcut 09.01.2015 tarihli 00923 yevmiye numaralı ihtarnamesine bakıldığında, ihtarnamenin, yasanın aradığı anlamda önalım hakkının kullanılmasına yönelik düzenlenmiş usulüne uygun bir ihtarname olmadığı, satış sözleşmesinin içeriğinin (satış tarihi, satış bedeli, intifa hakkı tesisi...) ihtarnamede belirtilmediği anlaşılmıştır. Kaldı ki, ihtarnameyi tebliğ alan ve nüfus kaydına göre davacının eşi olduğu anlaşılan Yakup Arısan’ın hukuki ehliyetsiz olduğu ileri sürüldüğünden, mahkemece, bu hususun araştırılması gereklidir....
a ait olan taşınmaz üzerine intifa hakkı tesis edildiğini, tesis edilen intifa hakkı ve akabinde akdedilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ile taraflar arasında oluşan dikey ilişkinin 18/09/2005 tarihinden önce olması nedeniyle rekabet mevzuatı uyarınca 18/09/2010 tarihinde kendiliğinden sona ereceğini, bu nedenle feshin haksız olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında 30/03/2009 tarihinde LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesi düzenlendiği, davalının 16/09/2010 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, davalı yanın ileri sürdüğü intifa hakkının 29/09/2003 tarihinde dava dışı ... Petrol A.Ş. lehine verildiği, 2009 yılında davacı ... Petrol...A.Ş....
Kurumu nunu (EPDK) tanzim ettiğini, Dağıtıcı Lisansı kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu faaliyet çerçevesinde bizzat belirlediği noktalarda, kendi marka ve logosu altında, BP standartlarında kurulacak kurulu akaryakıt istasyonlarında akaryakıt satış faaliyetini gerçekleştirmek için öncelikle istasyonların kurulu bulunduğu, kurulacak gayrimenkuller üzerinde kira anlaşması veya intifa hakkı tesisi ile kullanım hakkına sahip olduğunu, tapuda....mevkiinde kain ve tapu sicilinde 828 ada ve 11 parselde kayıtlı bulunan gayrimenkul üzerinde müvekkil şirket lehine 16.10.1997 tarihinden geçerli olmak üzere 20 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin tamamının müvekkil şirket tarafından peşin olarak ödendiğini, bahsi geçen intifa hakkı nedeniyle müvekkil şirketin kullanım hakkına sahip olduğu gayrimenkul üzerindeki akaryakıt istasyonun işletmeciliği bayiliğinin BP marka ve logosu altında faaliyette bulunmak üzere davalı ... Petrol Ltd. Şti....
Dava dilekçesine göre davacının talebi ölen eşi ile oturdukları konutun aile konutu olduğunun tespitine karar verilmesi ile bunun yanında aile konutunun miras payına mahsuben özgülenerek (TMK 652.) yararına intifa hakkı tesisi ve eşinin babasından kalma 1 adet taşınmaz ile eşi tarafından evlilik birliği içerisinde iktisap edilen 2 adet taşınmaz olmak üzere toplam 3 adet taşınmaz ve 1 adet otomobil nedeniyle mal rejiminin tasfiyesine karar verilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece verilen görevsizliğe ilişkin ilk kararın temyizi üzerine Yargıtay 2.Hukuk Dairesi tarafından sadece intifa hakkı karşılığı özgüleme isteği yönünden verilen görevsizlik kararı onanmış ancak aile konutu tespiti isteği ile mal rejiminin tasfiyesi isteği yönünden Aile Mahkemesi'nin görevli olduğu, bu nedenle bu talepler yönünden görevsizlik kararı verilemeyeceği gerekçesi ile bozma ilamı oluşturulmuş, mahkemece bu bozma ilamına uyulmuştur....
Davalı idare tarafından; üçüncü kişi lehine intifa hakkı kuran gayrimenkul malikinin mülkiyet hakkının devam ettiği ve malikin yükümlülüğünün sadece intifa hakkı sahibinin söz konusu gayrimenkulden, bu hakkın tanıdığı süreler dahilinde yönetme, kullanma ve yararlanmasına rıza göstermekten ibaret olduğu dikkate alındığında, intifa hakkı tesisi suretiyle gayrimenkulün kullandırılmasının kiralama olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülerek, kararın bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti :Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi :Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden istemin reddi gerektiği düşünülmektedir....


