Hal böyle olunca; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 52. ve 54. maddeleri hükmü gözetilerek davacı ... vasisine Türk Medeni Kanunu'nun 462/.... maddesi hükmü uyarınca vesayet makamından "husumete izin" kararı alınması için süre verilmesi, ancak bu izinin alınmasından sonra dava ehliyeti sağlanmış olacağından bundan sonra esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken; bu husus göz ardı edilerek esasa girilip yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsiz olup, davalı tarafın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 112 ada ...; 154 ada ..., ...; 191 ada ..., ..., ..., 134 ve 192 ada ..., ..., 68, 72, 73 sayılı parsellere ilişkin hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ...- Davalılar ..., ... ve ... vekilinin 134 ada ... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, 134 ada ... parsel sayılı taşınmazın kök muris Münevver'den intikal olduğu gerekçesiyle davanın miras payı...
Şirketinin manevi tazminata ve husumete ilişkin istinaf itirazları değerlendirildiğinde; İstinaf eden şirket ile davalı idare arasında yapılan sözleşme gereğince kazanın meydana geldiği yol bakım onarım ve işletmesinden sorumlu olduğu konusunda herhangi bir duraksama bulunmamaktadır....
Dağıtım A.Ş'nin ise tamamından sorumlu olacağı şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair ilamının birleşen dosya davacısı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 22.02.2024 tarihli 2023/2700 Esas ve 2024/200 Karar sayılı ilamı ile;"...birleşen dosya davacısı ...ın vesayet altına alındığı, asıl dava yönünden husumete izin kararı alınmasına rağmen birleşen dava yönünden ise husumete izin kararının dosya kapsamında bulunmadığı, vesayet karar tarihinden birleşen davanın açıldığı ve mahkemece hükmün verildiği tarihe kadar iki yıldan uzun bir süre geçtiği de göz önünde bulundurularak vesayet makamından TMK 456. madde hükmü gereği vasiliğin devam edip etmediğinin sorulması, vasiliğin devam ettiğinin anlaşılması halinde de vesayet makamından birleşen dava için husumete izin kararının temin edilerek yargılamaya devam edilmesi, davacılar vekili ile davalı ......
in 30.05.2016 tarihinde ölümü üzerine davacılar ... ve ... vekilinin talebi üzerine ... terekesine İzmir Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.04.2017 tarihinde kesinleşen 09.03.2017 tarihli ve 2016/1438 Esas, 2017/284 Karar sayılı kararı ile Serpil Özküçükler temsilci olarak atanmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vasi ...'ın ...'e vesayeten dava açması için husumete izin verilmediğini, dava konusu taşınmazın 6/7 payının davalıya ait olması nedeniyle bakiye payı da satın almak istediğini, davacı ...'nin ehliyetsizliğinden faydalanarak hileli bir işlem yapılmadığını, satış işlemi sırasında davacı ...'nin temyiz kudretine sahip olduğunu, hile iddiasını kabul etmediklerini, satışın hile ile yapıldığı düşünülse bile devir tarihi olan 16.02.2009 itibariyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalının taşınmazın 1/7 payını alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.04.2006 tarihli ve 2005/1287 Esas, 2006/664 Karar sayılı karar ile davacının TMK'nın 405. maddesine göre kısıtlanmasına ve eşi ...’nin vasi olarak atanmasına karar verildiği ve vasinin yargılamaya katıldığı, aynı dosya üzerinden verilen 16.04.2008 tarihli ek karar ile davacının eşi ...’nin vasiliğinin kaldırılmasına, davacının davalı babası ... ...’in velayeti altında bırakılmasına karar verildiği, 20.02.2009 tarihli ek karar ile de ilk vasi ...’nin husumete izin talebinin reddedildiği, Mahkemece, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen karar Dairece, kısıtlı ile vasi arasında menfaat çatışması bulunduğundan, Mahkemece davacı ...’e bir temsil kayyımı atanmasının temin edilerek onun huzuru ile davanın görülmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında Bursa 3....
Bununla birlikte, davalı şirketin toplam hisse adedinin -----olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan kayıttan, davalı şirketteki hissesinin ------ bulduğu Mahkememizc değerlendirilmiş, davacın aktif husumete ilişkin dava şartını sağladığı kanaatine varılmıştır. Bununla beraber davacnın güncel ortaklık durumunun tespiti yönünden Mahkememizce ---- tarihli ara karar oluşturularak davacıya tebliğ olunmuş, davacı tarafça muhabereden ---- tarihli dilekçesi ekinde sunulan ve Mahkemememize --- ulaşan kayıtlar tetkik edilmiş, davacının---------- şartını gerçekleştirdiği belirlenmiştir. Mahkememizce davalı şirketin ------------ tarihinde --- üzerinden tetkik edilmiş, davalı şirkete ilişkin son tescilin ---- tarihli ilanı olup, davalı ---- tarihinde yapılacağının duyurulduğu, sonrasında herhangi bir çağrı duyurusunun bulunmadığı belirlenmiştir....
hakkının 34 gün olduğunu, yıllık izin haklarının kullandırılmadığını ve ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, eşitlik ilkesine aykırılık tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, ücret ve ücret farkı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Maddesi gereğince yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere taşınmaz üzerindeki yapıların da mülkiyet kapsamına girdiği, dava konusu yerin mülkiyetinin de hazineye ait olduğu ve yukarıda anılan bedelsiz kullanım hakkı sözleşmeleri ile davacıya verildiği düşünüldüğünde, sözleşme kapsamları ile yasal düzenlemeler uyarınca kal talebi açısından da davacının hukuki yararının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın dava şartları noksanlığından usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Pasif husumet ve hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli 35,90.-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 24,30.-TL harçtan mahsubu ile eksik 11,60....
Davalı Şirket temyiz dilekçesinde özetle, vasinin husumete izin kararı almadığını, ihalenin feshi davasının reddedildiğini, bu kararın kesin hüküm niteliğinde olduğunu, tapu kayıtlarına güvenerek taşınmazı edindiklerini, iyi niyetli olduklarını, kötü niyetli oldukları ileri sürülmediği gibi buna ilişkin bir delil de bulunmadığını, istinaf başvurusunun esastan reddi halinde Mahkeme kararındaki harcın alınmaması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.2. Davalı Banka temyiz dilekçesinde özetle, kararı süresinde istinaf ettiklerini, verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705 inci maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/289 Esas 2019/481 Karar sayılı dosyasından verilen kısıtlılık kararının davacının 22.04.2020 tarihinde denetimli serbestliğe ayrılması nedeniyle 04.01.2022 tarihinde kaldırıldığı anlaşılmış ve davacı vekili tarafından asilin vermiş olduğu yeni vekaletname sunulmuş ve bu şekilde vekaletnamenin usulüne uygun olduğu, takip tarihi itibariyle kısıtlı olan davacının,dava tarihi itibariyle kısıtlılık halinin ortadan kalktığı, husumete izin alınmasını gerektiren bir halin olmadığı anlaşılarak yargılamaya devam olunmuştur. Bilindiği üzere; Bono, hukuksal niteliğince belli bir borç ikrarını içeren kambiyo senedi olup; bononun belli bir sebeple düzenlendiğini, düzenleme sebebinin gerçekleşmediğini veya bonoda yazılı borcun ödendiğini ya da istenebilir olmadığını yasal delillerle keşideci, kanıtlamakla ödevlidir....


