ün dava ehliyetine sahip bulunmadığının tespiti halinde, davacıya vasi tayini ile husumete izin kararı ile birlikte yargılamaya devamla davanın esası hakkında hüküm tesis edileceği anlaşılmakla, davacı ...'ün dava ehliyetine sahip olmadan mal varlığı haklarına ilişkin olarak hak düşürücü süre içerisinde açtığı şuf'a davasında, yargılama devam ederken 17.08.2018 tarihinde vefat ettiği, tapudaki resmi satış tarihinin 09.11.2017 olduğu, davacı mirasçılar vekilinin 15.11.2018 tarihli dilekçe ile mirasçıların davayı takip edeceklerine ilişkin dilekçesi, veraset ilamı, mirasçıların vekaletnamelerini dosyaya ibraz ederek, mirasçıların davayı takip iradesini ortaya koyduklarından, İlk Derece Mahkemesince yargılamaya devamla davanın esası hakkında hüküm tesisinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, 4....
Davalı vekili, müvekkilinin inşaat ruhsatı almak için çalıştığını fakat, inşaat ruhsatı alınmadan önce dava konusu arsa üzerindeki belediye hissesinin satın alınmasının zorunlu olduğunu, belediyeye ait hisseyi almak için müvekkilinin Manisa Belediyesi'ne başvurduğunu ancak, başvuru talebinin hissedarların bizzat başvurması gerektiği belirtilerek reddedildiğini, müvekkilinin belediyeye ait hisseyi almadan ruhsat müracaatında bulunduğunu, 18.09.2007 tarihinde inşaat ruhsatı verildiğini, daha sonra bu ruhsatın sehven verildiğinden bahisle iptal edildiğini, müvekkilinin elinde olmayan sebeplerle ruhsat alamadığını, belediyeye ait hissenin alınması için bizzat müracaat edilmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, vasi tarafından mahkemeden belediyeye ait hissenin alınması için husumete izin talebinde bulunulup, daha sonra verilen izinle belediye hissesinin satın alındığını, bunun üzerine 2008 yılında ikinci ruhsatın alındığını, davacıya ait dairelerin 2010 yılı Aralık ayında tamamlandığını...
maddî ve manevî tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, süresinde karşı dava açmayan davalı tarafın maddî ve manevî tazminat talepleri ile evliliğin iptali talebinin reddine karar verilmiştir....
yönünden haklı sebeplerin oluştuğu anlaşılmış olmakla, her ne kadar davacı tarafça şirket yöneticisi ortak hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş ise de, soruşturmanın hangi nedenle sonuçlanırsa sonuçlansın mahkememizde toplanan delillerin davanın kabulü için yeterli olması karşısında ayrıca soruşturma sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı dikkate alınarak, soruşturma sonucu beklenmeksizin ve davacı tarafça, ayrılma akçesi talep edilmemesi nedeniyle ve bilirkişi raporuna göre davalı şirketin öz kaynağını yitirmiş bulunması nedeniyle bu konuda bir inceleme yapılmaksızın ispatlanan davanın kabulü ile, davacının, davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine karar vermek gerekmiştir....
Vasi, usulüne uygun şekilde mahkemeye davet edilmiş; vasi tarafından husumete izin kararı ve vekaletname ibraz edilmiştir. II. CEVAP 1.Davalı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; iddiaların doğru olmadığını, kadının ailesinin ayrı eve çıkılmasını istemediğini, kadının günlük işleri dahi yapma becerisinin olmadığını, doktora zorla götürmediğini ancak gittiklerinde kadının mental reterdasyonu olduğunun tespit edildiğini iddia ederek mutlak butlan nedeniyle evliliğin iptali, aksi takdirde tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkek yararına 30.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2....
gelmesinde davalı idarelerin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu davrandıkları ve oluşan zarardan müştereken sorumlu olduklarına, meydana gelen olay sebebiyle davacı …'in uğradığı 699.826,96-TL maddi zararın davalı idarelere başvuru tarihinden (22.08.2013) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine, bu talebi aşan maddi tazminat istemlerinin reddine, davacılardan … için 50.000,00-TL manevi, … için 25.000,00-TL manevi, … için 25.000,00-TL manevi olmak üzere, toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir....
ün dava tarihi itibariyle hükümlü olduğu, bu davayı açma yönünden vasisine izin verilmemesi yönünde beyanda bulunduğu ve mahkemenin de husumete izin kararı talebinin reddine karar verildiği değerlendirilerek dava şartı yokluğu nedeni ile vasi tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli ve 2018/3234 E., 2019/2225 K. sayılı kararıyla; Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 02/12/2016 tarihli raporu ile kişinin takip ve tedavisinde görev alan hekimlere atfı kabil kusur bulunmadığı, muris tarafından 18.12.2016 günlü genel onam formu imzalandığı gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1....
e mahkememizde açılan dava dosyamız nedeniyle husumete izin kararı verildiği davacı tarafça dosyaya ibraz edilen vekaletnamenin ... tarafından verildiği görülmüştür. .... yazılan müzekkereye verilen cevaplarında ... adına açık ya da kapalı kredi bulunmadığının bildirildiği ... tarafından verilen müzekkere cevabında herhangi bir kaydının bulunmadığı bildirildiği ... Bankası tarafından verilen müzekkere cevabında davacının çiftçilere verilen konut kredisi kullandığının bildirildiği görülmüştür. Davacının .... talebi uyarınca mahkememizce sosyal inceleme raporu alındığı, sosyal inceleme raporu sonrası... alınan 20/06/2023 tarihli raporda "...incelenen e nabız kayıtlarında psikotrop ilaç kullanımına rastlanmadığı ,10/08/2022 tarihinde uygulanan zeka testinde IQ:57 olarak raporlandı....
Hukuk Dairesinin 28.03.2019 tarihli ve 2016/8462 Esas, 2019/6920 Karar sayılı kararıyla, davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacının yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusunda beyanının alınması gerektiği ve dosya içeriğindeki bir kısım imzalı ücret bordrolarında ilave tediye alacağı ödemesi yapıldığı anlaşıldığından ilgili bordroların değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozma kararı verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı, davacı vekilinin talebi üzerine Dinar Köylere Hizmet Götürme Birliğinin dâhili davalı olarak davaya dâhil edildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunduğu, davalı ve dâhili davalı ......
Davacı hükümlü olmakla ... sayılı husumete izin kararı dosyaya alınmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce başvuru şartının usulünce yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkil sigortalısının kazanın oluşumunda kusurlu olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının sürekli sakatlığının ...'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden yalnızca dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin yasal faiz olması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılmasının gerekeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir....


