Hâl böyle olunca; davacı vasisi olduğunu bildiren Saadet Kalemci'nin Türk Medeni Kanununun 405 ve devamı maddelerince vasi olarak atanıp atanmadığının araştırılması, vasi olarak atanmış ise HMK'nun 52. maddesinde belirtilen dava şartı niteliğindeki kanuni temsil eksikliği de giderileceğinden, aynı Kanunun 30. maddesinde belirtilen usul ekonomisi ilkesi gözetilerek atanan vasiye davanın ihbarı, vasinin husumete izin kararı aldıktan sonra davaya katılımı sağlanmak suretiyle (TMK'nun 462/8.m )yargılamaya devam edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Ayrıca; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hukukumuzda, ilk derece yargılamasının beş temel aşamadan oluşması öngörülmüştür. Bunlar sırası ile, 1) dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi, 2) ön inceleme, 3) tahkikat, 4) sözlü yargılama, 5) hüküm aşaması olduğu açıktır.( Prof. Dr. .... Prof. Dr. ...., Prof....
- davacının sorumluluğunda olduğunu , davacı - göndericinin, Varşova - Montreal Konvsansiyonları gereğince kendi yükümlülüğünde bulunan "kargonun diplomatik kargo olduğu konusunda bilgilendirme ve buna ilişkin belgeleri hava yük senedine ekleme" yükümlülüğünü yerine getirmediğini; davacı yanın, kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan gecikmelere ve sair zararlarına ilişkin talepte bulunma hakkının olmadığını, davacının taşımaya konu ürünlerin / kargonun diplomatik kargo olduğu ve diplomatik izin alınmasının gerektiği konusunda taşıyıcıyı bilgilendirmediğini , havayolu taşımalarında; gönderenin izin ve formaliteler konusunda taşıyıcıyı bilgilendirme yükümlülüğünün bulunması gerekmekle birlikte, taşıyıcının bu bilgi ve belgelerin doğruluğunu veya yeterliliğini araştırma yükümlülüğünün olmadığını, davaya konu taşımanın gerçekleşmemesinde taşıyıcının kusuru bulunmadığını, taşımanın davacı - gönderenin tam ve asli kusuru sebebiyle gerçekleşmediğini, davacının ... dışişleri...
Plakalı aracın, Halk sigorta nezdinde ... poliçe numarası üzerinden zorunlu trafik sigortası ile sigortalandığını, Halk Sigorta Anonim Şirketi'nin Türkiye Sigorta Anonim Şirketi nezdinde birleştiğinden, yapılan idari başvurunun Türkiye Sigorta Anonim Şirketi nezdinde, ... numarası ile 11/02/2021 tarihinde kayıt altına alındığını, dosya numarasının bilahare 41/10953066 olarak değiştirildiğini, idari başvurunun değerlendirilebilmesi için, mağdurun kati engellilik raporunun beklendiğini, nihayetinde, sigorta tarafından talep edilen tüm bilgi ve belgelerin, e- posta aracılığı ile 03/11/2021 tarihi itibariyle sigorta şirketine gönderildiğini ve o tarih itibariyle herhangi bir eksik kalmamış olmakla birlikte poliçe tüm teminat bedelinin ödenmesi talebinin kabul edilmediğini, davacının kısıtlandığı vesayet dosyasının, Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1990/265 Esas sayılı dosyası olmakla, belirtilen dosya üzerinden husumete izin kararı alınmış olduğunu, husumete izin kararı ile birlikte arabuluculuk...
Tüzük'ün 4. maddesinde ise, Sendikanın, üyelerinin hizmet akdinden doğan haklarında temsilen davada husumete ehil olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla, Davacı Sendikanın örgütlü olduğu, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü'nün imtiyaz alanı dahilinde bulunan Amasra-B Sahasının ayrı bir ruhsat olarak belirlenmesi suretiyle Rödövans karşılığı işlettirilmesi kapsamında ... Enerji ve Maden Ticaret A.Ş....
'in düzenlediği vekaletname uyarınca kısıtlı adına vekilinin arabulucuya başvurduğu, oysa mevcut kısıtlılık kararı uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi'nden husumete izin yetkisi alınmak suretiyle (TMK 462) vasi tarafından arabuluculuk işlemlerinin başlatılması gerektiği, bu nedenle arabulucuk işlemlerinin hukuken geçersiz olduğu ve bunun sonradan tamamlanabilecek bir dava şartı olmadığı zira Mahkememiz yargılaması sırasında alınacak husumete izin yetkisinin de (HMK 54) arabulucuk sürecini hukuken geçerli hale getirmeyeceği, dolayısı ile somut olayda 6102 sayılı TTK.nun 5/A maddesinde belirlenen "arabuluculuk" dava şartının yerine getirlmediği anlaşılmakla,..." gerekçesi ile davanın usulden reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle Mahkememizin ... sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Karar sayılı kararı ile kaldırılmıştır. Mahkememizce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmiştir....
esastan reddedildiğinden alınması gereken 14.871,05 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.718,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.152,75 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, b-)Davalının istinaf talebi esastan reddedildiğinden, istinaf nedeniyle davalı tarafça yapılan 37,90 TL yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına, c-)Davacının istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf başvurma ve karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, ç-) Kullanılmayan istinaf gider avanslarının ilgilisine iadesine," karar verilmiştir....
Kök rapora karşı beyan ve itirazların irdelenebilmesi amacıyla ek raporlar alınmış olup; 02/11/2022 tarihli ek raporda özetle; " Dava dışı işçinin hizmet süresini gösteren tablo ve ödenen masraflar açıklandıktan sonra davacı tarafın talebi ve itirazları doğrultusunda hesaplamalar tekrar yapılacaktır" hususları bildirilmiştir. 01/03/2023 tarihli ek raporda özetle; " Davacı kurum ile davalı şirket arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı, davacı ... Genel Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Davacının dava dışı işçi ... ile ilgili ... 30. İş Mahkemesi'nin 08.12.2016 Tarih 2016/1084 Esas 2016/569 Karar sayılı ilamı ... 20....
Şirketi’nin diğer davalı şirketlerle yaptığı sözleşmeler ile Marmaray projesinin güvenlik hizmetlerini yürüttüğünü, davacının işe başladığı 30/08/2005 ile iş akdini haklı nedenle sona erdirdiği 17/06/2013 tarihleri arasında sigortalarının taşeron şirkette gösterildiğini, aylık net ücretinin 870,00 TL olduğunu, 100,00 TL yemek ücreti, 100,00 TL yol ücreti ödendiğini, davacının 2 gün 08:00-20:00, 2 gün 20:00-08:00, 2 gün izin kullanma şeklinde, haftada 60 saat çalıştığını, fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, dini ve milli bayram günleri çalışma ücretlerinin de ödenmediğini, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirdiğini, kıdem tazminatının da ödenmediğini, davalı ......
DAVA 1.Davacı-davalı kadın vekili asıl dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; kadına vasi atandığını, husumete izin kararının alındığını, erkeğin kadına eziyet ettiğini, ilgilenmediğini, evden kovduğunu ve kadına fiziksel şiddet uyguladığını, bağımsız konut sağlamadığını, erkeğin ailesinin evliliğe müdahil olduğunu iddia ederek asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 5.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadın yararına 300.000,00 TL maddî ve 300.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Erkek tarafından 04.11.2021 tarihinde açılan akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasının dava dilekçesi, davacı-davalı kadının vasisine 01.03.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı-davalı kadın tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. II....
Fotoğrafların davalı tarafça kullanımı, davacıdan sonraki tarihli olmakla davalının usule ve aktif husumete ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi yerindedir.Bilirkişi raporunda fotoğrafların güzel sanat eseri olmadığı tespit edildiğinden FSEK 84 maddesi gereğince değerlendirme yapılmasında da usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır....


