WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Anılan sürelerin geçirilmesi halinde alacaklının "haciz isteme hakkı" düşer. Alacaklı, yeniden haciz isteyebilmek için yenileme talebinde bulunmalı ve bu talep borçluya tebliğ edilmelidir. İlâma dayalı olmayan takiplerde, yenileme talebi üzerine harç alınır (md.78/5). Somut olayda borçlu hakkında genel haciz yoluyla takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin 02.01.2010 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, alacaklının 13.01.2010 tarihinde haciz talep ettiği ve borçlunun taşınmazına 21.01.2010 tarihinde haciz konulduğu, borçlunun ödeme emrine ilişkin usulsüz tebliğ şikayeti üzerine,... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/144 E- 714 K. sayılı ilâmı ile ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihinin 02.05.2010 tarihi olarak tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, icra dosyasının 15.4.2010 tarihinde harçsız olarak yenilendiği görülmektedir....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - İhtiyati haciz isteyen vekili, Genel Kredi Sözleşmesinin kefilleri hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece, ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden vekili, alacağın rehinle güvence altına alınmış olduğunu, teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir....

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/1740 D.iş sayılı 10.11.2009 tarihli ihtiyati haciz kararı ile takibe başlandığı ve 11.11.2009 tarihli haciz yazısı ile borçlu adına kayıtlı taşınmazlar üzerine haciz konulduğu, haczin 12.11.2009 tarihinde tapu siciline işlendiği, örnek 7 numaralı ödeme emrinin 01.12.2009 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun yasal sürede itirazı üzerine takibin durduğu, alacaklı tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan itirazın iptali davası sonunda, anılan mahkemenin 17.02.2001 tarih ve 2010/17 Esas-2011/58 Karar sayılı kararı ile şikayetçi borçlunun itirazının kısmen iptaline karar verildiği, alacaklının 15.02.2012 tarihli talebi üzerine taşınmazlar üzerine yeniden haciz konulduğu ve haczin tapu siciline 20.02.2012 tarihinde şerh verildiği görülmüştür. İcra ve İflas Kanununda haczin yenilenmesi diye bir müessese mevcut olmayıp, aynı takip dosyasından olsa da konulan her haciz yeni bir hacizdir....

Anılan hüküm karşısında, mahkemece ihtiyati haciz kararına itiraz nedeniyle duruşma açılarak itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekirken duruşma açılmadan dosya üzerinde inceleme yapılmak suretiyle karar verilmesi isabetsizdir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekili, müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğini, ihtiyati haciz kararına dayanak senetlerde ise tek imzanın yer aldığını belirterek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. Anılan itiraz karşısında, ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirketin imza sirküleri getirtilerek, ihtiyati haciz kararına dayanak senetlerin tanzim tarihlerinde çift imza ile temsil edildiğinin saptanması halinde, senetlerde tek imza yer aldığından, senetler nedeniyle ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirketin senetlerden kaynaklanan borçtan sorumlu olmayacağı, imzası yer alan yetkilinin veya ortağın borçtan şahsen sorumlu olacağı gözetilmeden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir....

Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece, borçlular arasında görülen ve ihtiyati haciz talep eden bankanın taraf olmadığı menfi tespit davası sonucu talebe konu çekin iptaline karar verildiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak 6102 sayılı TTK'nın m.818/1-e yollamasıyla TTK'nın m.687/1 maddesi uyarınca, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan ve senet metninden anlaşılmayan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceğinden, yazılı gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir....

ESAS NO : KARAR NO : Y A R G I T A Y İ L A M I MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI : İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN : ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ İSTENENLER : Taraflar arasındaki ihtiyati haciz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - İhtiyati haciz isteyen (davacı) vekili, genel kredi ve teminat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açtığı davada, davalı hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur....

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) yararına BOZULMASINA, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Şti. isimli şirkete birinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinde bulunmasına rağmen icra müdürlüğünce bu talep aşılarak şirkete gönderilen 18.03.2015 tarihli haciz ihbarnamesi ile ...... 2013/12422 Esas ve 2013/12423 Esas dosyalarından kaynaklı borcun da haciz ihbarnamesine dahil edildiğini, ayrıca dosya alacağına haciz konulabilmesi için icra müdürlüğüne haciz müzekkeresi yazılması gerektiğini ileri sürerek haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; alacaklı vekilinin 18.03.2015 tarihli talebi ile dosya borçlusunun 3. şahıstaki alacaklarının haczini teminen ...... isimli şirkete birinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi isteminde bulunduğu, bu talep üzerine üçüncü kişiye gönderilen şikayete konu 18.03.2015 tarihli haciz ihbarnamesinin, haczin neye ilişkin olduğu kısmında "borçlunun nezdinizde bulunan doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacakları ile istihkaklarının borçlu şirkete (..........

Ancak, alacaklı vekili, karara itiraz eden ... yönünden aldığı ihtiyati haciz kararını İİK'nın 261. maddesine göre 10 gün içerisinde infaza koymadığını, bu nedenle ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalktığını ileri sürmüştür. İcra dosyası incelendiğinde alacaklının 14.11.2014 tarihinde mahkemece verilen ihtiyati haciz kararını icra müdürlüğüne ibraz ettiği, aynı tarihli dilekçelerinde haklarında ihtiyati haciz kararının infazı istenen borçluları saydığı, fakat muteriz şirketi bu borçlular arasında göstermediği anlaşılmaktadır. Ayrıca, her ne kadar ... yönünden iflasın ertelenmesi davasında bir kısım tedbirlere hükmedilmişse de dosyaya sunulan tedbir kararlarının içeriği borçlu Şirket yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini engeller mahiyette değildir....

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz talep edenin aleyhine ihtiyati haciz istenen gemi donatanının işveren olduğuna dair hiçbir delil sunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir. Talep, işçilik alacaklarını teminen ... üzerine ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir. İhtiyati haciz, bir para alacağının zamanında ödenmesini sağlamak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici bir süre el konulmasıdır. İhtiyati haczin koşulları 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde hükme bağlanmış olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacaklının, alacağın varlığı ile yasada belirtilen koşulların oluştuğu yönünde mahkemeye olumlu şekilde kanaat uyandırması gereklidir. Buradaki ispat asıl davadaki gibi kesin ve tam bir ispat olmayıp aynı yasanın 258. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin "alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması" yeterlidir....

UYAP Entegrasyonu