aykırı davranmış olması nedeniyle satım bedeli ve cezai şart bedelinin tapuda ferağ işleminin imkansız hale geldiği 21.05.2013 tarihi itibariyle müspet, menfi ve munzam zararlarının tazmini amacıyla bu davayı açtıklarını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 21.05.2013 tarihi itibari ile satıma konu taşınmazın rayiç bedeline karşılık, şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemişler; bilahare taleplerini 92.658,1 TL üzerinden ıslah etmiştir....
Cezai şart hususunun, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde düzenlendiği, sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal eden ve karşı tarafın sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesine neden olan tarafın, karşı tarafın bu yüzden uğrayacağı her türlü zararı tazmin edeceğini ve ayrıca hiçbir ihtara gerek kalmaksızın, peşinen 10.000 TL cezai şartı ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder denildiği, sözleşmenin süresiz olduğu ve tarafların her birinin sözleşmeyi dilediği zaman hiçbir neden ileri sürmeden tazminatsız olarak feshedebileceğinin hükme bağlanmış olması, sözleşme konusu iş ile ilgili tarafların yazışmalarının elektronik posta ile yapılmış olması, davalının, davacının ihtarından önce sözleşmeye uygun halde yaptığı bildirim ile sözlemeyi feshetmiş olması, bu fesih öncesinde davacının davalıya bir ihtarının bulunmaması nedeniyle cezai şart alacağının doğmadığı kanaatine varılmakla, davanın reddine " karar verilmiştir....
; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla TBK'nin 77. maddesi ve devamındaki sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca; davalılara ödediği harici satış bedelinin şimdilik 3.000,00 TL'nin ve satış işlemin gerçekleşmemesi nedeniyle 5.000 USD (Dolar) cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında 12/07/2017 tarihinde ıslah suretiyle bilirkişi tarafından belirlenen 51.824,34 TL bedelin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istediğini beyan etmiştir....
Oysa davacı BK’nın 106/II. maddesine göre seçimlik hakkını akdin ifası ve gecikme nedeniyle oluşan zararının tazmini yönünde kullandığından artık sözleşmenin 15. maddesinde ifade edilen seçimlik cezai şartın tahsilini isteyemez. Şu halde mahkemece yapılacak iş; taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesi gereğince, dava konusu yapılan bağımsız bölümlerin teslimi gereken tarihten taleple bağlı kalınarak 25.10.2005 tarihine kadar hesaplanacak kira tazminatının tümünün hüküm altına alınması, seçimlik cezai şart bedelinin tahsiline ilişkin talebin ise reddinden ibaret olduğu halde, değinilen hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuş, belirtilen hususlar yönünden bozmayı gerektirmiştir....
Bunun istinası olarak ise, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca müteahhidin kendi payına düşen dairenin adi yazılı şekilde satışının yapılması alacağın temliki hükmünde olup geçerlidir ve geçerli bir sözleşme nedeniyle tarafların sözleşme ile cezai şart kararlaştırmaları ve bu cezai şartın geçerli olduğu kabul edilmelidir. Sözleşmeden dönülmesi halinde ise, taraflar, karşılıklı olarak birbirlerine vermeyi taahhüt ettikleri şeyi vermekten kaçınır ve verdiklerini de geri isteyebilirler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 179. ve devamı maddelerinde düzenlenen cezai şart, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlunun belirli bir miktar para ödeme taahhüdüdür....
Davalı vekili tarafların harici satım konusunda anlaştığını ancak çeklerin vadeli olduğunun görülmesi üzerine, sözleşmenin hemen akabinde karşılıklı anlaşma ile bundan dönüldüğünü; 50.000,-TL'nin davacı adına bankaya yatırıldığını, bakiye nakit ile çeklerin üçüncü kişi ......,'a bırakıldığını ve davacının da bunları teslim aldığını; cezai şartın 10.000,-TL. olduğunu, yazım hatası yapıldığını; noterde yapılmayan sözleşmenin geçerli olmadığını, satış bedelini geri alan davacının cezai şart da isteyemeyeceğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
AŞ arasında imzalanan sözleşme konusu ekipmanların depolama işlemlerinin davalı tarafça yerine getirildiği, yükleme esnasında kompresörün forkliftten düşerek hasarlandığı, taraflar arasında hasar tespit tutanağı tanzim edildiği, hasar nedeniyle davacının edimini geç ifa ettiği ve davacı ile dava dışı ... arasında tanzim olunan sözleşmeye göre kararlaştırılan cezai şart miktarını dava dışı .... ödediğinden bahisle ödenen bu miktarın davalıdan rücuen tazmini istemiyle işbu dava açılmıştır. Davacı ve dava dışı ... arasında imzalanan sözleşmenin 11.maddesinde belirlenen sürede istasyonun kurulumu ve devreye alınması işleminin gerçekleştirilmemesi halinde her gün için 5000,00 TL ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu düzenleme, 6098 sayılı TBK'nın 179/II. hükmünde ifade edilen "ifaya ekli cezai şart" niteliğindedir....
Tarafların burada kararlaştırdıkları bedel, cezai şarttır. Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu için hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi üstlendiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şart, seçimlik cezai şart, ifaya eklenen cezai şart, ifayı engelleyen cezai şart olmak üzere üç çeşittir. Karşı davacı Portakal Filmcilik 17/11/2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshetmiş ve 75.000,00 TL cezai şart talep etmişir. Buna göre "ifayı engelleyen cezai şartı" çeşidi tercih edilmiştir. Karşı davalı ... firmasının ... tarihinde sözleşmeyi mail ile AVM yetkilisine göndermesi sözleşmenin 9. Maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, karşı da vacı ... firmasının ... Maddesi gereğince 75.000,00 TL cezai şart bedeline hak kazandığı kanaatine ulaşıldığı..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir....
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; konusu farklı bile olsa taraflar arasında talebe konu üçüncü kişilere temlikle devredilen bağımsız bölümlerin tapu devrinin istenildiği asliye hukuk mahkemesindeki dava görülmekte iken ve davalının tapuda ferağ işleminden çekindiğini bilmesine rağmen davacının kendisinden daire satın alan kişilere karşı cezai şart borcu altına girmiş olmasının hakkın kötüye kullanılması şeklinde yorumlanması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ...) Dava, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir....
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin sona erdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin şarta bağlandığını, taşınmaz üzerinde haciz ve takyidatların kaldırılması gerektiğini, hacizlerin fekki için açılan davaların sonuçlanmadığını, icra takibinin mesnetsiz olduğunu, harici satış sözleşmesinin geçersiz olması nedeniye cezai şart talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir....


