- K A R A R - Davacı ile davalı arasında yurt içi ürün pazarlama sözleşmesi başlıklı bir sözleşme imzalandığı ve sözleşmenin 6.3. maddesinde sözleşmenin uygulanmasına yönelik ortaya çıkan anlaşmazlıkların hakemde çözüleceği davalının sözleşmeyi fesih etmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağı müşteri kaybı ve kâr kaybından doğan zararın tazmini için hakeme müracaat edildiği ve hakem heyetinin 12.8.2005 tarihinde karar verdiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili 12.8.2005 tarihli hakem heyeti kararının bozulması isteminde bulunmuştur. HUMK.’nun 533.maddesinde hakem kararlarının hangi hallerde bozulacağı belirtilmiş olup, davalının temyiz itirazlarının anılan madde de sayılan haller dışında kaldığından davalının temyiz itirazlarının reddi ile hakem kararının onanması gerekmiştir....
Temyize konu uyuşmazlık; harici gayrimenkul sözleşmesi gereğince satıcıya ödenen kaporanın tapu devrinin gerçekleşmemesi halinde geri istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Kural olarak tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığı sürece geçersizdir. (TMK'nın 706, BK'nın 213 (TBK.237 md.), Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60.maddesi) Geçersiz olduğu için de taraflarına hak ve borç doğurmaz. Ancak taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Zira; haklı bir sebep olmaksızın başkası zararına mal edinen kimse onu iade ile yükümlüdür. Cezai şart; asıl borca ilişkin fer'i bir hak olup, geçersiz sözleşmelerde yer alan cezai şartlar da geçersizdir. Tapuya kayıtlı olan taşınmazlar için düzenlenen adi yazılı sözleşmelere dayanarak taraflar birbirlerinden cezai şart isteyemezler....
Davalı, sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, bu nedenle davacının cezai şart talep edemeyeceğini, buna rağmen tapunun devredildiğini, inşaat yasağı sebebiyle belirlenen sürede dairenin teslim edilemediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir....
Cezai şart hususunun, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde düzenlendiği, sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal eden ve karşı tarafın sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesine neden olan tarafın, karşı tarafın bu yüzden uğrayacağı her türlü zararı tazmin edeceğini ve ayrıca hiçbir ihtara gerek kalmaksızın, peşinen 10.000 TL cezai şartı ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder denildiği, sözleşmenin süresiz olduğu ve tarafların her birinin sözleşmeyi dilediği zaman hiçbir neden ileri sürmeden tazminatsız olarak feshedebileceğinin hükme bağlanmış olması, sözleşme konusu iş ile ilgili tarafların yazışmalarının elektronik posta ile yapılmış olması, davalının, davacının ihtarından önce sözleşmeye uygun halde yaptığı bildirim ile sözlemeyi feshetmiş olması, bu fesih öncesinde davacının davalıya bir ihtarının bulunmaması nedeniyle cezai şart alacağının doğmadığı kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan fer’i bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanını bulacaktır. Hukukumuzda cezai şartın türleri seçimlik cezai şart, ifaya eklenen cezai şart ve ifa yerine cezai şart (dönme cezası) olarak düzenlenmiştir. İfaya eklenen cezai şart, TBK'nın 179/2 (818 sayılı BK'nın 158/2.) maddesinde düzenlenmiş olup bu hükme göre, “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir."...
Mahkemece, Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmenin iptaline, davacının ödemiş olduğu toplam 13.400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın cezai şart ve ecrimisil talebinin REDDİNE karar verilmiş; hükmün, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, devremülk sözleşmesinin iptali, ödenen bedelin iadesi ve sözleşmede belirtilen sürede devremülkün teslim edilmemesi nedeniyle cezai şartın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, davacı tarafından talep edilen 9.500,00 TL cezai şart talebi reddedilmiştir....
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ilk ödemeyi zamanında yaptığı, geriye kalan ödemelerin ise sürekli geciktiği, yaklaşık gecikme 55 gün olup, taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptına göre, davalının %10 gecikme faizi, 200.000 USD cezai şart talep etme hakkının bulunduğu, gecikme faizinin 33.731,10 USD olarak hesaplandığı, davalı her ne kadar gümrük giderlerini zarar olarak talep etmiş ise de, bu zararın cezai şart kapsamında kaldığının kabulü gerektiği, cezai şart ve faiz alacakları mahsup edildikten sonra davacının iadesini ödeyebileceği tutarın 22.511 USD olduğu öte yandan birleşen davada, davalı ödenmeyen mal bedeli bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacı ödemesinin teslim edilen mal bedelinden fazla olduğu anlaşıldığı davalı sözleşmeyi kendisi feshettiğinden ve fesih ihtarında ciro zararı ile teslim alınmayan mallar nedeniyle uğranılan zarara ilişkin haklarını saklı tutmadığından bu alacağa yönelik talebin de reddi gerektiği gerekçeleriyle...
Ve 108 maddeleri gereğince kar kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen BK 325....
Tüm bu açıklamalar ışığında alınmış olan bilirkişi raporları da nazara alınmak suretiyle taraflar arasında akdedilmiş olan ve bayilik sözleşmesinin eki niteliğindeki ürün alım taahhütnamesi ile öngörülen ve kar mahrumiyeti olarak nitelendirilen tazminatın niteliği gereği cezai şart niteliğinde olması ve ton başına öngörülen cezai şart miktarının fiilen elde edilen kardan kat be kat yüksek olması nedeniyle TBK m.27 kapsamında ahlaka aykırı olması nedeniyle bu cezadan kısmi indirim yapılması gerektiği ve bilirkişi heyet raporu ile 6102 Sayılı TTK'nun "Sermayenin kaybı, borca batık olma durumu"nu düzenleyen m.376 hükümleri nazara alınmak suretiyle davacının davalıdan en fazla 6.508,59 TL cezai şart alacağı tahsil edebileceği tespit edilmiş olduğundan ve davalının kısmen tahsilini talep etmiş olduğu 1.000,00 USD'nin miktar olarak 6.508,59 TL'den fazla olması ve 6.508,59 TL'nin kararın verildiği 31/03/2021 tarihi itibariyle TCMB döviz kurunun 8.346 TL olması nazara alındığında bu miktarın...
Kilit masrafı ve 1.000 YTL cezai şart olmak üzere toplam 2.190.00 YTL.nın dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Taraflar arasında tapulu taşınmazın satışına ilişkin 16.3.2004 tarihinde yapılan sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için MK. 706, BK.213, Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanunu 60. maddeleri gereğince geçersiz olup, taraflar lehine hak ve yükümlülük doğurmaz. Taraflar ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerinin iadesini isteyebilir. Bu nedenle davacının cezai-şart, komisyon ücreti, ziynetlerin bozdurulmasından ... zarara ilişkin alacak taleplerinin reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....


