- K A R A R - Davacı vekili, davalıdan satın alınan kamyonun resmi devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle satış bedeli olarak ödenen 6.950 TL, sigortaya yatırılan 386 TL, arızalı motor tamiratı için harcanan 2.000 TL ve cezai şart olarak kabul edilen 1.500 TL olmak üzere toplam 10.836 TL.'nin satış sözleşmesi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının araç için 5.950 TL ödeme yapıp bakiye 9.050 TL.'yi ödemediğini, davacının aracı devralmadığı gibi, müvekkilinin devir etme talebini de kabul etmediğini, davacının aracı kullandığı 7 aylık kullanım bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davalının, dava konusu aracı icra kanalıyla geri aldığı, geri alınan araçtaki eksiklikler nedeniyle 4.825,79 TL harcama yaptığı, bu miktarın davacının ödediği ve yaptığı masraflar toplamı 10.836 TL.'...
Noterliğince düzenlenen gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ‘nin .... maddesinde “ Bu sözleşme şartlarına uymayan taraf karşı tarafa masrafları harici 50.000,00 Tl şartı ceza ödemeyi kabul etmişlerdir” hükmü getirilerek cezai şart kararlaştırılmıştır. Bu ceza BK’nın 158/.... (TBK 179/...) maddesinde yer alan seçimlik cezai şart niteliğindedir. Gerçekten de hüküm içeriğinden de açıkça anlaşıldığı üzere akdin ... edilmesi veya natamam olarak icrası halinde ödenmek üzere kararlaştırılmıştır. Bu durumda sözleşmede aksi yönde bir anlaşma da olmadığından cezai şart talep eden arsa sahipleri ancak ya akdin icrasını, yani ifayı ya da cezai şartın tahsilini isteyebilirler....
Somut uyuşmazlıkta, sözleşme hükümleri ve dosya içeriği incelendiğinde davacı alıcının borcun tamamını ödemediği ve davalı satıcıya gönderdiği ihtarnamede de borcun ifasını teklif dahi etmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Alıcı, satış parasından arta kalan borcunu ödemediği için, satış konusu dairenin teslim edilmemesi nedeniyle davalı satıcıdan geç teslim nedeniyle TBK 97. md. gereğince kira kaybı ve cezai şart isteyemez. Mahkemenin direnme kararının onanması gerekirken, değişik gerekçe ile bozulması isabetli bulunmamıştır. Açıklanan gerekçelerle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/585 E. sayılı dosyasında aracın uğradığı zararın tahsili, ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/824 E. sayılı dosyasında da kira sözleşmesinde belirlenen cezai şartın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak tahsilinin talep edildiği, dosyaların birleştirildiği ve mahkemece 22.02.2012 tarihli karar ile; 27.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline ve 23.944 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verildiği, iş bu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin onama ilamı ile 19.12.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bundan sonra; davacı tarafça, ilamın icrası için .... İcra Müdürlüğünün 2012/10921 E. sayılı takip başlatıldığını, davalının cezai şart alacağı için talep edilen 19.447,39 TL işlemiş faiz talebine karşı icra hukuk mahkemesinde şikayette bulunduğu, .......
Davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu davada davacı tarafın sözleşmenin eksik ifası iddiasıyla zararın tazmini ve cezai şartın tazmini olmak üzere iki kalem alacak talep etmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın, dava dilekçesinde ne kadar ürünün teslim edilmediği veya eksik teslim edildiği iddialarını tek tek, rakam rakam belirtmiş olduğunu, hal böyle olunca, davacı şirketin sözleşmenin eksik ifası nedeniyle zarara uğradığını iddia ediyorsa bunu sözleşme ve kendi iddiaları doğrultusunda kolaylıkla hesaplayabilecek durumda olduğunu, dolayısıyla zararın tazmini hususunun hiçbir suretle belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacının, cezai şart talebini de zaten açıkça, belirli olarak (50.000,00 Euro) talep etmiş olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte cezai şart talebinin de Belirsiz Alacak mahiyetinde olamayacağının açıkça ortada olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından...
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, bayilik sözleşmesinin süresinden önce feshi nedeniyle ve de satış taahhüdünün ihlali nedeniyle sözleşmede belirlenen iki ayrı cezai şartın tahsili istemine ilişkindir....
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesine dayalı olarak yoksun kalınan kira ve tazminat alacağının tahsili yönünde yapılan icra takibine itirazın iptali davasında, takip tarihi itibariyle fiili teslimin gerçekleşmediği ve satış bedelinin bir kısmının ödenmediği çekişmesiz olan olayda, kendi edimini tam olarak ifa etmeyen davacı alıcının sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ve geç teslim nedeniyle kira kaybı tazminatını talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 12. Kanun koyucu 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun (BK) 158-161. maddelerinde “cezai şart” kavramını kullanmış, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 179-182. maddelerinde bunun yerine “ceza koşulu” kavramını tercih etmiştir. 13. Cezai şart; borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kabulü ile toplam 265.948,00 TL tazminat bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir....
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde iş makinesinin harici satış protokülü gereğince davaya konu senedin davacı tarafından davalıya verildiği, satış sözleşmesine konu iş makinesinin gerçek sahibinin davalı değil, dava dışı ... olup harici satış sözleşmesinin geçersiz olduğu, taraflarca verilenlerin iadesi gerektiği, hal böyle olunca davacının menfi tespit isteminin yerinde olduğu, tarafların satış sözleşmesinden dönerek aynı araçla ilgili kira sözleşmesi akdettiği, aracın davacı yedinde kaldığı, akabinde iş makinesinin davalıya teslim edildiği, aracın davacı tarafından kullanılması nedeniyle doğan zararın senet bedelinden mahsubu talebinin yerinde olmadığı, sözleşme konusu iş makinesinin satış protokolü ile davacıya teslim edildiği, davacının öncesinde bu sözleşmeye istinaden sonrasında ise taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesine dayalı olarak iş makinesini kullanmaya devam ettiği, davacının zilyetliğinde bir süre iş makinesinin bulunması ve kullanması satış...
Kapı Köyündeki Kumul Ağaçlandırma sahasındaki 289.000 Kg fıstık çamı kozalağının, 605.491 TL bedelle davalıya ihale edildiğini, davalının yasal süresinde emvalin bedelini yaptırmadığını, bunun üzerine davacı idare tarafından davalının yatırdığı teminat irat kaydolunarak 2.kez ihale açıldığını, ikinci ihalede emvalin 440.102 TL bedelle satıldığını, ihale şartnamesi uyarınca iki satış arasındaki farkın ödenmesi davacıdan talep edilmiş ise de davacının ödeme yapmadığını ileri sürerek, iki ihale bedeli farkı olan 188.347,20 TL'nin, gecikme cezası, faiz ve cezai şart toplamının zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir....


