Davacı ile davalıların vekalet verdiği vekilleri olan ... arasında yapılan tapulu taşınmazın harici satışına ilişkin 21.06.2002 tarihli sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için, MK’nun706, BK’nun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddeleri gereğince geçersizdir. Geçersiz sözleşmede herkes verdiğini geri alır ve geçersiz sözleşme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istenemez.(HGK 2011/13-744 E.2012/195 K. ) O halde mahkemece, davacının, taraflar arasında yapılan harici taşınmaz satım sözleşmesine dayanarak talep ettiği munzam zarar talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi tarafından belirlenen değerin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Davacı, davalı müteahhit ile gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme ile taşınmaz 30.9.2008 tarihinde teslim edileceği, geç teslim halinde aylık 500TL kira tazminatı ödeneceği hususlarının kararlaştırıldığını, taşınmaz zamanında teslim edilmediği gibi kira tazminatının da ödenmediğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere toplam 9.500TL kira tazminatının tahsili istemiyle eldeki 2012/2574-29207 davayı açmıştır. Mahkemece 15.4.2008 tarihli harici sözleşme ile dava dışı arsa sahibi ... adına kayıtlı taşınmazın davacıya satıldığı, sözleşmede davalının müteahhit olarak imzasının olduğu, sözleşmenin haricen düzenlenmiş olması nedeniyle geçersiz olduğu, sözleşmede satıcı olarak yer almayan davalıya bu sözleşme nedeni ile yükümlülük yüklenemeyeceği, geçerli olmayan sözleşmeye dayanılarak cezai şart istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshi dolayısıyla cezai şart bedeli ve makinaların iade edilmemesinden dolayı oluşan zararın tazmini talebidir....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava; harici satış vaadi sözleşmesi gereğince satışı vadedilen tapulu taşınmazın ferağının verilmemesi nedeni ile ödenen kaporanın iadesi ve satış vaadi sözleşmesi ile kararlaştırılan cezai şartın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Mahkemece; davacının kaporanın iadesine ilişkin istemi kabul edilmiş; cezai şarta ilişkin istemi ise taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmemesi nedeniyle hukuken geçerli olmadığı, sözleşme geçersiz olduğu için sözleşme hükmü olarak kararlaştırılan cayma tazminatı ile ilgili feri hükmünde geçersiz olduğu gerekçesi ile reddedilmiştir....
Birleşen davalı vekili, sözleşmeyi kabul etmediklerini, dayanak sözleşmenin davacının işe başvurusu sırasında içi boş olarak imzası alınan davacının özgür iradesini yansıtmayan bir belge olduğunu ve geçersiz olduğunu, işverenin uygulaması ile müvekkili ve arkadaşlarını iş bırakmaya zorladığını, müvekkilinin düşük maaş ile DYO firmasında çalışmaya başladığını, ancak maaş düşüklüğü nedeniyle buradan da ayrılarak TÜPRAŞ firmasında işe başladığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere ortada geçerli bir sözleşme olsa bile bu zararın tazmini için BK madde 148-150’deki yasal düzenleme gereği zararın vukuunun şart olduğunu, davacının bu davayı açmasının bir hakkın kullanımından ziyade müvekkili ve arkadaşlarını yasal haklarını kullanmaktan vaz geçirmeye yönelik olduğunu, doktrin ve Yargıtay uygulamalarına atıfla talebin yasal ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunmuştur. C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti....
olduğundan ve hesaplanan cezai şart miktarı (140.354,31-TL) bu miktarın altında kaldığından bu açıdan sorumlu olabileceği; sayın mahkemenizce davacının cezai şart alacağının doğduğunun kabulü halinde davalı şirketin sorumlu olacağı miktarın 140.354,31 TL asıl alacak ve 136,12 TL işlemiş faiz ve faiz kDV'si olmak üzere toplam 140.490,44 TL olarak hesaplandığı..."...
-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...-Taraflar arasında imzalanan 05.05.2006 tarihli sözleşmede işin süresinde teslim edilmemesi halinde aylık ....250,00 TL cezai şart ödeneceği kararlaştırılmış olup, anılan ceza hukuki mahiyeti itibariyle ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. Nitekim dosya içerisindeki belgelere göre, taraflarca bu hüküm cezai şart olarak kabul edildiği gibi, mahkemece de aynı hüküm ifaya ekli cezai şart olarak kabul edilmiştir. Ne var ki, dava konusu bağımsız bölümün davacı arsa sahibine fiilen teslim edildiği sabit ise de, teslim sırasında ihtirazi kayıt konulduğu ileri sürülüp kanıtlanmış da değildir....
Grup ve ... bu antlaşmayı 5 (beş) yıllık yapmıştır. Mücbir sebepler dışında (... Mağazacılık tarafından mağaza kapatma veya ... Grup İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti. kontrolü dışında doğacak olumsuz bir gelişme olursa ... Grup İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti. Sorumlu olmayacaktır.) devir satış gibi işlem olursa ...’in de onayı alınacaktır.” şeklinde düzenleme yapılmış, 12/f maddesinde ise “yukarıdaki e-f maddeleri dışında her iki taraf sözleşme kurallarını ihlal ederse 100.000,00 TL (yüzbin TL) üç ay içinde ceza ödemeyi kabul eder.” şeklinde cezai şart hükmü düzenlenmiştir. Davacının iş sözleşmesi süresinden önce 09.10.2016 tarihinde davalı işveren tarafından feshedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince dava dışı ... A.Ş.’nin tek taraflı olarak bayilik sözleşmesini feshetmesi nedeniyle davalı şirketin davacıyla imzaladığı sözleşmedeki cezai şart düzenlemesinden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle cezai şart alacağının reddine karar verilmiştir. Davalı ile dava dışı ......
zamanının henüz gelmemiş olduğunu, davacı tarafça, sözleşmeye konu bağımsız bölümün teslimi için 31.03.2017 tarihinin kararlaştırıldığını, ancak bu tarihte teslim gerçekleşmediğinden Sözleşme'nin 5.3. maddesinde düzenlenen cezai şart ve kira bedelini talep ettikleri beyan edildiğini, Sözleşme'nin 5.3.ncü maddesi Sözleşme'de belirtilen süre içinde Bağımsız Bölüm teslim edilmediği takdirde, sürenin bitiminden sonraki her ay için, cezai şart ve aylık kira bedeli toplamı olarak, peşin Sözleşme bedelinin binde biri satıcı tarafından alıcı'ya ödenir. ancak satıcı’nın kusuru olmaksızın mücbir sebepler gibi kendisine bağlı olmayan nedenlerden dolayı oluşabilecek gecikmelerde alıcı’nın cezai şart ve aylık kira bedeli talep hakkı bulunmamaktadır.” sözleşmenin 10. maddesinin son bendinde ise “...alıcı'ya ait yükümlülüklerin süresinde ve gereği gibi ifa edilmemesi veya mücbir sebepler nedeniyle oluşan gecikmeler, yukarıda belirtilen inşaat bitim ve teslim tarihine eklenecek ve bu tarih aynı nispette...
-Sayın Mahkemece eksik alıma ilişkin cezai şart bedelinin 3. son dönem için talepte bulunabileceği değerlendirildiğinde bu kısma ilişkin cezai şart miktarının 17.457,53 USD olduğu , talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu incelemeleri kapsamında cezai şartın tenkisi hususunda taktirin Sayın Mahkemeye ait olacağı -Sayın Mahkemece 1. ,2. Ve 3. Döneme ait tüm eksik alımlara ilişkin cezai şart talep edebileceği değerlendirildiğinde, kök raporda hesaplanan 51.032,31 USD cezai şart bedeli söz konusu olacaktır....


