Davacı- karşı davalı, karşı davaya yönelik olarak cevap dilekçesinde, 18.03.2008 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin 3. maddesinde sözleşmenin feshi halinde satış bedeline mahsuben ödenen meblağın % 50 sinin cezai şart olarak irat kaydedileceğine ilişkin düzenleme bulunduğundan, cezai şartın davalı- karşı davacının sözleşme gereği ödediği bedelden mahsup edilmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece 19.04.2013 tarihli bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı- karşı davalının cezai şarta ilişkin mahsup talebine yönelik olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesinde “İş bu satış vaadi sözleşmesinin tanzimi ve peşinat tutarı 125.000,00 YTL ödendikten sonra taşınmazın zilyetliği alıcıya devredilecektir....
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenicilerin üzerine düşen edimleri yerine getirmediği anlaşıldığından yüklenicinin dahi hak kazanamayacağı tescile yükleniciden harici satım sözleşmesi ile taşınmazı satın alan davacının tescile hak kazanamayacağı, tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; harici taşınmaz satış sözleşmesinde, ...'...
olması nedeniyle, hesaplanan cezai şart miktarının 15.551.04 TL olduğu, d) Davalı arsa sahibi ..., devretmesi gereken ... nolu bağımsız bölümlerdeki tapu hissesini devretmemiş olması nedeniyle hesaplanan ceza-i şart miktarının 1.631.55 TL olduğu e) Davalı arsa sahibi ..., devretmesi gereken ... nolu bağımsız bölüm ile, ... nolu bağımsız bölümün .../... oranındaki tapu hissesini devretmemiş olması nedeniyle hesaplanan cezai şart miktarının 2.606.38 TL olduğu, f) Davalı arsa sahibi ... , devretmesi gereken ... nolu oranındaki tapu hissesini devretmemiş olması nedeniyle hesaplanan cezai şart miktarının 11.420.86 TL olduğu, 2- Huzurda ki birleşen ... / ......
kullanıldığının tespit edildiğini, davalının haksız ve zamansız feshi nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, mahrum kaldıkları kar kaybı için 5000 TL, sözleşmenin devam edeceği inancıyla davalının verdiği sipariş üzerine ithal edilen mallar nedeniyle oluşan zarar için 5000 TL, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağı için 5000 TL, davacının ... markasının işyerinden erken kaldırılması nedeniyle uğradığı ticari itibar ve prestij kaybı için 1000 TL, davalının davacıya ait sistemi başkasına kullandırması nedeniyle oluşan zarar için 1000 TL olmak üzere toplam 17000 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 116.500,00 TL olarak ıslah etmiştir....
un davalı şirket bünyesine alındığını ve davalının 15.01.2022 tarihinde e-posta yollayarak bu kişilerin 01.02.2022 tarihinden itibaren kendi bünyesinde çalışanı beyan ettiğini, Ocak 2022 tarihli son fatura bedelinin 32.534,52 TL tutarlı olduğunu, sözleşmenin 20 ay süreli olduğunu, cezai şart bedelinin bu tutar üzerinden ve 5 çalışan üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle cezai şart ile davacının uğradığı zararın tazmini için şimdilik 2.000,00 TL tutarın sözleşmeye aykırı işlem tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
ın davacı şirkete 10.000 EUR cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğininden davacı şirketin uğramış olduğu maddi zararın tazmini dışında 10.000 EUR cezai şartı ödemesine hükmedilmesi gerektiğini, satıcı ile kiracı davalı ... arasında muvazaalı bir sözleşme olduğunu, aksi halde malın teslim edilmediğinin davacı şirkete bildirilmesi gerektiğini, malı teslim almadığı halde davacı şirkete teslim aldığını söylemesinin, teslim tesellüm belgesi imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların kusurlu davranışları ile davacı şirketin zarara uğrattıklarını, TBK 60. Maddesine ve TBK 112. Maddesine göre her iki davalının davacının uğradığı zararı tazminle yükümlü olduğunu, izah edilen ve resen nazara alınacak sebeplerle fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davacı şirketin uğradığı zararın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılar aleyhine 5.000,00-TL maddi tazminata hükmedilmesini, .......
çalışanlarına muhatap sorulduğunda, adresten taşındığının ve yeni adresinin bilinmediğinin öğrenildiği ve 19.01.2022 evrağın çıkış merciine iadesine karar verildiği, Taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin “7.2 Satış Tutarının Ödenmesi” maddesinde belirtildiği şekilde yapılan hesaplamaya göre ; Satışı yapılan ... plakalı aracın 301 000,00 TL.lık bedeline ait 05'lik cezai şart bedelinin 15.050,00 TL, Satışı yapılan ... plakalı aracın 210.000,00 TL.lık bedeline ait 05'lik cezai şart bedelinin 10.500,00 TL olarak hesaplanarak davacı tarafından davalı adına faturaların tanzim edildiği, Dava dosyasında davalı tarafından bu faturalarla ilgili iade faturası düzenlendiği veya KEP yolu ile itiraz edildiği hususunda herhangi bir belge, bilgi bulunmadığı, Bu suretle toplam 25.500,00TL. cezai şart hesaplandığı, bu tutardan 5.000,00TL. depozito bedelinin mahsup edilmesi neticesinde davacının talep edebileceği cezai şart tutarının 20.500,00TL. olduğu, bu alacakla ilgili olarak da davacı tarafından...
teminat mektuplarının ilk nakde çevrildiği tarih olan 09.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlardan, taksitlerin erken tahsil ile vade farkından doğan zararın, teminat mektuplarının karışlığının temini için banka kredisi kullanılması nedeniyle oluşan faiz ve dosya masrafı zararının, taraflar arasındaki anlaşma ile vaat edilenin çok üstünde akaryakıt temini nedeniyle oluşan zararın, sözleşmenin haksız ve zamansız feshi ile müvekkilinin uğramış olduğu kar mahrumiyetinin, davalının dağıtıcı lisansının iptali sonucu kar ve portföy kaybı şeklindeki ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın her bir zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, haksız fesih, müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesi ve akaryakıt satışı alanında ticari faaliyetin...
tarafından düzenlenen 20/04/2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; taraflar arasında akdedilen 27/01/2012 tarihli otogaz bayilik sözleşmesinin incelenmesinde davalının feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının hukuki değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere sözleşmenin 25.maddesinde cezai şart miktarının açıkça tespit edildiği, buna göre davacının talep edeceği cezai şart miktarının 100.000 Euro olduğu, davacının talebi doğrultusunda dava tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden yapılan hesaplama neticesinde cezai şart miktarının 251.540 TL olduğu, ancak davacı tarafın talebi ile bağlı kalınmak şartıyla talep edilen cezai şart miktarının 40.000 TL olduğu, davacının davalıya sattığı LPG miktarını ay bazında davalı ticari defterlerindeki kayıtlarının 153.Ticari Mallar hesabında kayıtlı olduğu, kayıtların incelenmesinde davalı şirketin davacı şirketten 27/01/2012 tarihinden fesih tarihine kadar 1.270.788,78 TL tutarında Otogaz alımı yaptığı, 24/04/2013 tarihinden sonra...
Seçimlik veya ifaya eklenen cezai şart, borçlunun sözleşmeyi ihlali halinde alacaklının durumunu kuvvetlendirmeyi amaçlar. Fakat, taraflar sözleşmelerinde borçlunun kararlaştırılan cezai şartı ödemek suretiyle borcun ifasından kurtulacağını hükme bağlamışlarsa, ifanın yerini cezai şart alır. Bu tür cezai şarta ise uygulama ve doktrinde “dönme cezası” ifayı engelleyen ceza denilmektedir. Bu cezanın amacı hiç şüphesiz sözleşmeden dönmeyi engellemektir. Taraflardan biri, sözleşmeyle kendisine tanınan bu hakkı kullanarak yani cezayı ödeyerek yükümlülüğünden kurtulmuş olur. Bu cezanın istenebilmesi için mutlaka bir tarafın sözleşmeden dönmüş olması ve haksız yere dönülmesi gerekir. Eldeki davada, ne vaat alacaklısı ne vaat borçlusu sözleşmeden dönmemiştir. Sözleşmenin ifasının teminen vekil olarak tayin edilmiş kimsenin azledilmesi sözleşmeden dönme anlamına gelmez....


