WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Belirtilen hükümler gereğince; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı).Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir.Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin 2016/14413 E. - 2019/483 K. Sayılı ilamı). Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'...

tüm talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla, müvekkilimin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davaya konu icra takibinin iptaline, icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kalınırsa ödenen tutarın müvekkiline iadesine, haksız ve kötüniyetli icra takibi sebebiyle, alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, haksız takip ve özellikle pandemi sürecinde koronavirüsün etkili olduğu dönemde müvekkilinin evinde gerçekleştirilen haksız fiili haciz bakımından; müvekkilinin kişilik hakları da zedelenmiş olduğundan karşı taraf aleyhinde 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, haksız icra takibi ve haksız haciz iddiası ile manevi tazminat isteğine ilişkindir ve dava dosyası mahkememize----Esas------Karar sayılı Görevsizlik Kararı üzerine süresinde taleple gelmiştir.19.12.2018 günlü ------ yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/33 D.iş sayılı dosyasıyla tespit ettirdiğini, bu dosyada belirtilen hasar bedelinin tahsili amaçlı takip başlattığını ancak kiracının haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile %20 oranında icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir....

Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı asıl davada, davalı şirket tarafından aleyhine başlatılan icra takibine konu senetlerin alınacak malzeme karşılığı avans olarak davalıya verildiğini, ancak davalının malzeme teslim etmemesine rağmen senetleri haksız olarak icra takibine koyarak haciz ve muhafaza işlemleri gerçekleştirdiğini, yapılan bu haksız takip, haciz ve muhafaza işlemleri nedeniyle davacı şirketin faaliyetini yürütememesi (iş yapamaması) sonucu maddi zarara ve ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle manevi zarara uğradığını, maddi ve manevi zararlarının davalıdan tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Uyuşmazlık haksız takip ve haksız hacizden, diğer bir deyişle haksız eylemden kaynaklanmaktadır. İcra takibinin, borçlu olmadığını bildiği kişi aleyhine veya borçluya ait olmadığını bildiği eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız takip söz konusu olur....

Uyuşmazlık haksız hacizden, diğer bir deyişle haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, Borçlar Kanunu uyarınca zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Davacının gerçek zararı, haczedilen malların haciz tarihindeki rayiç değeri ile davacıya ödenen ihale bedeli arasındaki oluşan değer farkıdır. Mahkemenin bu yönü gözetmeden davacıya ihale bedeli ödendiğinden bahisle maddi tazminat talebini reddetmesi doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş, taşınmazın icra takibi satış tarihindeki gerçek değeriyle, ihale bedelinden davacıya ödenen miktar arasındaki farkın maddi tazminat olarak hüküm altına alınmasıdır. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....

Ayrıca davanın dayanağı olan eylem (haksız haciz), haksız fiil niteliğinde olup davanın bu niteliği göz önüne alınarak hüküm altına alınan maddi tazminata, haksız eylem tarihi olan haksız haciz tarihinden 09.03.2018 tarihinden itibaren ve tarafların tacir olduğu da gözetilerek avans faizi uygulanması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm cihetine gidilmiştir. Davacı vekilinin haksız haciz nedeniyle manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; Haksız icra takibi ve haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 6098 sayılı T.B.K'nun 58. Maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de takip (haciz) yaptıran kişinin alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı sonuca etkili olup ayrıca ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir. (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d)....

Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, kısmi ödemelerin BK 84.maddeye göre borcun fer'ilerine mahsup edileceğini, yapılan ödemelerden sonra bakiye borcun ödenmemesi nedeniyle yasal hak kullanılarak hacze gidildiğini, sadece buzdolabının haczedilerek muhafaza altına alındığını, manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/03/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız şikayet nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir....

KARŞI OY YAZISI Dava kısmen bedelsiz kalmış kambiyo senedine dayalı yapılan takip nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından takibe konulan senedin .. TL bedelli olduğu, yapılan takip neticesinde davacının taşınr ve taşınmaz mal varlığına hacizler uygulandığı, bu nedenle davacının .. hapis ile cezalandırıldığı, sonradan bu cezanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından ortadan kaldırıldığı, davacının açmış olduğu menfi tespit davasını kazandığı, .. TL borçlu olmadığına ilişkin hükmün kesinleştiği, bu durumda davalının haksız olarak icra takibi yaparak davacıyı haksız haciz ve cezai takibat altında bıraktığı anlaşıldığından maddi tazminat istemi yerinde değilse de manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 31/05/2016...

UYAP Entegrasyonu