WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Ancak; Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacıya Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.04.1994 gün ve 1994/37-60 sayılı kararı ile 3561 sayılı Yasa uyarınca İstanbul Defterdarının kayyım atandığı, Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.2009 gün ve 2004/136 E.-2009/12 K. sayılı ilamı ile davacının gaipliğine ve davacının taşınmazdaki hissesinin Hazine adına tesciline karar verildiği, davacıya ait hissenin Hazineye geçtiği ve taşınmazda kayyımlık şerhinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kayyım ataması taşınmaz ya da taşınmazdaki paya ilişkin olmayıp davacının şahsı hakkındadır. Davacının bu nedenle hakkındaki kayyım atanması kararının kaldırılmasını istemede hukuki yararı bulunmakla birlikte, gaiplik kararının ölüm gibi sonuç doğurması nedeniyle bu kararın iptali ile ilgili açılan davanın sonucu beklenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Somut olayda, davanın açılış tarihi olan 13/10/2014 tarihinden önce 10/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasanın 64. maddesi gereği Kurum feri müdahil konumunda olup, karar başlığının bu şekilde düzenlenmemiş olması ve Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken vekalet ücretinin hazineye irat kaydı hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki gaiplik, tapu iptali ve tescil davası sonunda İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23/11/2021 tarihli ve 2018/256 Esas, 2021/530 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, Selami Ali Efendi Vakfına ait iki ev vasıflı 136 ada 22 parsel sayılı 66,66 m2 miktarlı taşınmazın 3/6 payı ... oğlu ..., 1/6 payı ... kızı ... adlarına kayıtlı iken, kayıt maliklerinden uzun süredir haber alınamaması nedeniyle İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, 5737 sayılı Yasa'nın 17. maddesi uyarınca taşınmazın vakfı adına tescili gerektiğini ileri sürerek, gaiplik kararı verilmek suretiyle kayıt malikleri adına olan tapu kayıtlarının iptali ile vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, davanın reddini savunmuştur. III....

ın kaza nedeniyle hayatını yitirdiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu teklif edilen 51.416,00 TL tutarlı ödemenin yetersiz olması nedeniyle taraflarınca kabul edilmediğini belirterek, davacıların desteğini yitirmesi nedeniyle davacı eş ... için 4.000,00 TL, çocukları ... ve ... için 250,00 şer TL olmak üzere toplam 4.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile ölüm halinde şahıs başına 360.000,00 TL limit ile sınırlı olmak kaydıyla kaza tarihi itibariyle sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını kanıtlamaları kaydı ile sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacıların desteği ......

ın kaza nedeniyle hayatını yitirdiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu teklif edilen 51.416,00 TL tutarlı ödemenin yetersiz olması nedeniyle taraflarınca kabul edilmediğini belirterek, davacıların desteğini yitirmesi nedeniyle davacı eş ... için 4.000,00 TL, çocukları ... ve ... için 250,00 şer TL olmak üzere toplam 4.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile ölüm halinde şahıs başına 360.000,00 TL limit ile sınırlı olmak kaydıyla kaza tarihi itibariyle sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını kanıtlamaları kaydı ile sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacıların desteği ......

ın kaza nedeniyle hayatını yitirdiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu teklif edilen 51.416,00 TL tutarlı ödemenin yetersiz olması nedeniyle taraflarınca kabul edilmediğini belirterek, davacıların desteğini yitirmesi nedeniyle davacı eş ... için 4.000,00 TL, çocukları ... ve ... için 250,00 şer TL olmak üzere toplam 4.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile ölüm halinde şahıs başına 360.000,00 TL limit ile sınırlı olmak kaydıyla kaza tarihi itibariyle sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını kanıtlamaları kaydı ile sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacıların desteği ......

ın kaza nedeniyle hayatını yitirdiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu teklif edilen 51.416,00 TL tutarlı ödemenin yetersiz olması nedeniyle taraflarınca kabul edilmediğini belirterek, davacıların desteğini yitirmesi nedeniyle davacı eş ... için 4.000,00 TL, çocukları ... ve ... için 250,00 şer TL olmak üzere toplam 4.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile ölüm halinde şahıs başına 360.000,00 TL limit ile sınırlı olmak kaydıyla kaza tarihi itibariyle sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını kanıtlamaları kaydı ile sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacıların desteği ......

ın kaza nedeniyle hayatını yitirdiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu teklif edilen 51.416,00 TL tutarlı ödemenin yetersiz olması nedeniyle taraflarınca kabul edilmediğini belirterek, davacıların desteğini yitirmesi nedeniyle davacı eş ... için 4.000,00 TL, çocukları ... ve ... için 250,00 şer TL olmak üzere toplam 4.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile ölüm halinde şahıs başına 360.000,00 TL limit ile sınırlı olmak kaydıyla kaza tarihi itibariyle sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını kanıtlamaları kaydı ile sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacıların desteği ......

I) Bozma öncesi hükümde sanık hakkında hükmedilen 100 TL adli para cezasının birer ay ara ile 5 eşit taksitle tahsiline karar verildiği ve bu hükmün sanığın temyizi üzerine bozulduğu gözetilmeksizin sanık aleyhine olacak biçimde gün adli para cezasının taksitlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi, II) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK.nun 53/1.c maddesinin ayrım yapılmaksızın koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi, III) Kaçak bir adet hayvanın satılarak tasfiye edildiği halde tasfiye bedelinin irat kaydı yerine bedelin müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, 1) Hükmün 6 numaralı fıkrasından ''Sanık hakkında verilen 100,00 TL adli para cezasının miktarı dikkate alındığında söz konusu cezanın ödenmesi için sanığa mehil verilmesine ve cezanın taksitlere bölünmesine karar verilmesine...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜM : Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi nedeniyle davaya konu kaçak aracın hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 13. maddesi delaletiyle TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesi yerine yazılı şekilde 4926 sayılı Kanun'un 4/3 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 2-Müsaderesine karar verilen aracın 26.07.2005 tarihinde teminat karşılığında sanığa teslim edilmiş olduğu gözetilmeksizin müsaderenin gerçekleşmesi durumunda yatırılan teminatın hak sahibine iadesine veya müsadere edilememesi halinde yatırılan teminatın hazineye irat kaydına karar verilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi...

UYAP Entegrasyonu