WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile reddedilen boşanma davasını açarak boşanma sebebi yaratan ve sadakatsiz davranarak başka bir kadından çocuk sahibi olan erkeğin tam kusurlu olduğu, fiili ayrılık döneminde kadına atfı kabil bir kusurun varlığı ispat edilemediği halde kadın lehine hüküm altına alınan maddî ve manevî tazminat miktarlarının az olduğu gerekçesiyle davalı kadın lehine 50.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminat verilmesine, kadının diğer istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur. B....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli ve 2016/125 Esas, 2019/445 Karar sayılı kararı ile; tarafların 29.11.2008 tarihinde evlendikleri, ortak bir çocuklarının bulunduğu, toplanan delillere göre erkeğin son olayda eşine fiziksel şiddet uyguladığı, evdeki eşyalara zarar verdiği, bu olay nedeniyle erkek eş hakkında evden uzaklaştırma kararı verildiği, evlilik süresince eşini defalarca aldattığı, evlilik birliğinde olması gereken saygıyı ve sadakati eşine göstermediği, eşine başkalarının yanında dahi "geri zekalı, orospu, idiot" demek suretiyle hakaret ettiği, eşini "ekonomik özgürlüğü olmaması" nedeniyle küçük gördüğü, ayrılık döneminde eşini muhtaç durumda bırakmak amacıyla evin faturalarını ödemediği ve bu suretle eşine ekonomik şiddet uyguladığı, buna karşılık kadının da fiili ayrılık döneminde ... sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve evlilik birliğinin devamı süresince gösterilmesi gereken sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiği, boşanmaya sebep olan olaylarda...

Temyiz Sebepleri Davacı davalı erkek vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü kararının hatalı olduğu, müvekkilinin kusurunun ispatlanmadığını, tarafların 8 yıldır ayrı yaşadığını, fiili ayrılık döneminde vuku bulan eylemin kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur olarak kabul edilemeyeceğini, kadının daha fazla kusurlu olduğunu, kadın yararına maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığını, miktarlarının fahiş olduğunu, tarafların fiilen ayrı olması nedeni ile kadının boşanma ile yoksulluğa düşeceğinden bahsedilemeyeceğini, müvekkili yönünden sosyal ekonomik durum araştırması yapılmadığını belirtilerek, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1....

CEVAP Davalı-davacı erkek vekili, cevap ve her iki birleşen dava dilekçelerinde özetle; kadının sadakatsizliğine, hakaretine aşağılamasına, müvekkilini birden fazla erkek ile aldatmasına, müvekkilini istemediğini evliliği yüreğinde ve beyninde bitirdiğini söylemesine, çocuğa karşı sevecen yaklaşmamasına, annelik görevlerini yerine getirmemesine, çocuğa psikolojik baskı kurmasına vakıa olarak dayanıp kadının tam kusuru nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin fiili ayrılık döneminde çocuğu görmek istediğinde kadının müvekkiline hakaret ettiğini, kadının tüm iddialarının yalan olduğunu, kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak müvekkilini aldattığını, .... isimli kişi ile samimi mesajlaşmalarının olduğunu, bu kişinin kadınla görüştüğünü ikrar ettiğini, kadının erkeğe hakaret edip aşağıladığını, erkeğin kendisine layık olmadığını söylediğini, kadının adı geçen dışında 4 erkekle de uzun telefon görüşme ve mesajlaşmalarının olduğunu, ayrıca erkeğin ortak çocuktan kadının...

Mitil adlı kişi ile gizli gizli görüştüğünün anlaşıldığını, eşinin müşterek çocuğun velâyetini de bu yüzden vermek istediğini, buna karşın kendisinin müşterek çocuğun velâyetini vermek istemediğini, eşinin müşterek çocuğa bakamayacağını, birlikte yaşadığı kişinin de müşterek çocuğu kabul edeceğini sanmadığını, fiili ayrılık süreci içerisinde eşinin müşterek çocuğu hiç aramayıp sormadığını ve merak etmediğini..." belirttiğinin tespit edildiği, davacının boşanma davası devam ederken davalının başka bir erkekle birlikte yaşadığını bildiği ve yargılamanın iadesi koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/10 esas sayılı dosyasında boşanma davasının reddedildiğini ve 14.01.2013 tarihinde kesinleştiğini, tarafların bu boşanma davasından sonra bir daha bir araya gelmediklerini,5 yıldan fazla süre geçtiğini ortak hayatın yeniden kurulamadığını iddia ederek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince ortak hayatın yeniden kurulamaması sebebi ile tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; boşanma davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı ile 7-8 yıldır ayrı yaşadıklarını, evliliğin sona ermesinde davacının kusurlu olması nedeni ile 50.000,00 TL manevî ve 20.000,00 TL maddî tazminata hükmedilmesini, aylık 500,00 TL nafakanın 1.000,00 TL yoksulluk nafakası olarak hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III....

un yanında davacıya yönelik olarak "Ağzına tükürdüğümün çocuğu, sen erkek misin, seni anan nasıl doğurdu." gibi ağır hakaret içeren sözler söylediği taraflar arasındaki sorunların bu şekilde devam ettiği ve bunun üzerine davalının 2018 yılı temmuz ayında evden ayrıldığı ve fiili ayrılığın bu şekilde başlayıp devam ettiği anlaşılmıştır. Davacı taraf her ne kadar öncelikle özel boşanma sebebi olan zina nedeni ile boşanma davası açmış ise de; davacı bu davasında delil olarak davalının kendisine gönderdiğini mesaj kayıtlarına dayanmıştır. Mesaj içerikleri ve mesajın 28.04.2017 tarihinde gönderilmesi dikkate alındığında dava tarihi ve daha önce feragat ile sonuçlanan davada dikkate alınarak MK.nun 161/2 maddesinde yer alan altı aylık hak düşürücü süre geçtiğinden zina nedenine dayalı olarak açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; boşanma davasında kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin boşanma davasının reddi, kadının boşanma davasının kabulü, nafakalar ve tazminatlar noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanunu’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü, 175 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri. 3....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin, fiili ayrılık döneminde tartışma sırasında kadına başka kadınlara mı gideyim dediği kadının ise haklı sebep olmaksızın evi terk ettiği evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde erkek eşin az kadının ise ağır kusurlu olduğu, kadının iddiasının, ziynet altınlarının en son ayrılmadan daha önce altınların kendisinden alındığı yönünde olduğu, yine kadın tarafından evden zorla gönderildiği iddiasının da bulunmadığı gerekçesi ile; boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadının maddî ve manevî tazminat talebi ile ispat edilemeyen ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2022 tarihli ve 2022/593 Esas, 2022/1042 Karar sayılı kararıyla; tanık beyanları ve dosya kapsamından, davalı karşı davacı erkeğin, kadının başka bir erkek ile yazışmalarını gördükten sonra kadına fiziksel şiddet uyguladığı, kadının baba evine gitmesi üzerine aynı gün kadını ortak konuta getirerek bir süre daha birarada yaşamaya devam ettikleri, bu itibarla tarafların birlikte yaşamaya devam ederek karşılıklı kusurlarını affettikleri, affetmeseler bile hoşgörü ile karşılandıkları, tarafların halihazırda fiilen ayrı yaşamalarının da tek başına boşanma sebebi olamayacağı, affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olayların taraflara kusur olarak yüklenmesi mümkün olmadığı gibi fiili ayrılık da tek başına boşanma nedeni olayacağından kadının ve erkeğin boşanma davalarının reddi usul ve yasaya uygun olup, davacı karşı davalı kadının asıl boşanma davasının; davalı karşı davacı erkeğin karşı boşanma davasının reddine yönelik istinaf başvurusunun...

UYAP Entegrasyonu