Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin, eşine eve dönmesi için terk ihtarı göndermekle eşinin ihtar istek tarihinden önceki kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörüyle karşıladığı, affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olayların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılmış boşanma davası için boşanma sebebi olarak kabul edilemeyeceği, kadına yüklenen kusurların dava tarihinden beş yıl önce başlayan fiili ayrılık döneminde yaşandığı, belirtilen olaylara ilişkin olup ihtar istek tarihinden sonra kadına yüklenebilecek kusurlu bir davranışın varlığının ispat edilmediği, kadına atfedilebilecek bir kusur bulunmadığına, başka bir ifadeyle önceki olaylar nedeniyle kadının affedilmiş, kusurlu davranışlarının en azından hoşgörü ile karşılanmış sayılmasına göre, erkeğin asıl davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, tarafların ayrı yaşadığı dönemde erkeğin kadına...
İş sayılı ile davacıya eve dön ihtarı çektiğini, belirterek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, yararına 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
İstinaf Sebepleri Davalı-davacı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; fiili ayrılığın süresi dolmadan açılmış davada, davacının davası reddedilmeli iken kabul edildiğini, erkeğin kusurlu olmasına rağmen, kararın hukuka aykırı gerekçesinde yaş ve emekli maaşı dışında geliri olmadığı nedenine dayalı olarak yoksulluk nafakası reddedildiği, Mahkemece kapı kilidinin değiştirildiği, kadının aile apartmanının kapısından içeri sokulmadığı sabit olduğu, ayrı yaşamalarında kusurlu eşin erkek olduğunun da kanıtlandığı halde, kararın gerekçesinin eksik yazıldığı, kararın gerekçesine de itiraz ettiklerini, tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddinin hukuki dayanağı olmadığını, sonuç olarak, erkeğin davasının fiili ayrılık süresinin dolmadan açılmış olması nedeniyle reddine, Mahkeme kararının gerekçelerine itirazlarımız ile birlikte yeterli araştırma yapılmadan, önceki dosyalar incelenmeden, kadın yararına hükmolunan maddî tazminatın azlığı nedeniyle maddî tazminatın artırılmasına,...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, erkeğin eşine ve çocuğuna gerek fiili ayrılık öncesi, gerek fiili ayrılık sonrası mali yönden doğru düzgün bakmadığını, bu konudaki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, davalının görevi dolayısıyla şehir değiştirdikten sonra telefon numarasını değiştirdiğini, kasıtlı olarak davacı kadınla iletişime geçmediğini, eşinden habersiz borçlandığını ve güven sarsıcı davranışlar sergilediğini belirterek erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, kadının boşanma davasının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle kabulüne, davacı kadın yararına (... Aile Mahkemesinin 2019/514 Esas sayılı kararı ile verilen 900 TL....
Taraflar arasındaki eylemli ayrılık nedeni ile açılan boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince açılan davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı erkek dava dilekçesinde özetle; davacının Terme 2....
Reddedilen boşanma davasından sonra taraflar bir araya gelmedikleri gibi, fiili ayrılık süresi içinde davalının, eşinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eylemi de iddia ve ispat edilmediğine göre boşanmaya sebep olan fiili ayrılık tek başına manevî tazminat sorumluluğunu gerektirmeyecektir....
feragat nedeniyle reddine karar verildiği, feragat tarihi itibariyle fiili ayrılık süresinin başladığı, huzurdaki davanın 15.05.2017 tarihinde açıldığı, iki dava arasında 3 yıldan uzun bir sürenin geçtiği, tanık beyanlarından tarafların bu süre zarfına bir araya gelip evlilik birliğini yeniden kurmadığı, boşanma yönünden tarafların kusur durumlarını araştırılmadığı, erkeğin boşanmadan başka talebinin olmadığı anlaşılmakla asıl dava yönünden 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin dördüncü maddesindeki şartların oluştuğu, kadının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı açtığı boşanma davasının incelenmesine gelince; tanık beyanlarından tarafların 4-5 seneden beri ayrı yaşadığı, erkeğin başka bir bayan ile birlikte yaşamaya başlayarak sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, bu nedenle tarafların ayrıldığı, bir daha da bir araya gelmediği, taraflar birlikte yaşarlarken erkeğin eve sürekli geç saatlerde geldiği, erkeğin daha önceden boşanma davası açtığı, davanın feragat...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, kadının sorumluluklarını yerine getirmediği, zina yaptığı, boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesi ile kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesi uyarınca boşanmalarına, çocuğun yaşı, uzman raporu, fiili ayrılık döneminde baba yanında kalıyor oluşu ve üstün yararı gözetildiğinde velâyetinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki tesisine, çocuk yararına 450,00 TL tedbir - iştirak nafakasına, kusuru bulunmayan, boşanmakla mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen, kişilik hakları saldırıya uğrayan erkek yararına 50.000,00'er TL maddî-manevî tazminata hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Aile Mahkemesine ait 14.09.2005 tarih ve 2004/130 Esas 2005/782 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde davacının ..., davalının ..., konusunun boşanma olduğu ve yapılan yargılama neticesinde davacı erkeğin agresif yapıya sahip olması nedeni ile taraflar arasında tartışmalar yaşandığı, davacı erkeğin kendisine yeni bir hayat kurma isteğinde olduğu keza başka kadınlarla eşini aldattığı, davalının kusuru ispatlanamadığı gerekçesi davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz incelemesi neticesinde onanması suretiyle 14.07.2006 tarihinde kesinleştiği, tarafların boşanma davası sonrasında bir araya gelmediklerinin tanık beyanları ile sabit olduğu, red ile sonuçlanan boşanma davası öncesi ve sonrasında kadına atfı kabil kusur bulunmadığı, kusurlu eşin yargılama sürecinde ölen erkek olduğu, kadın her ne kadar davadan feragat etmiş ise de ölüm ile evlilik birliği sonlandığından dava ve karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kadının olayların oluşumu ve gelişiminde kusurunun bulunmadığına...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların 2013 yılında resmi nikah kıydıkları, düğün olmadan ayrıldıkları, müşterek çocuklarının bulunmadığı, fiilen bir araya gelmedikleri, davalı erkek tarafından daha önce açılan boşanma davasının reddedildiği, boşanma davasından sonra tarafların bir araya gelmedikleri, fiili ayrılık döneminde davacı kadından kaynaklanan boşanmayı gerektirir bir davranışının varlığının davalı erkek tarafından ispatlanamadığı, davalı erkeğin ilk boşanma davasını açarak boşanma nedeni yarattığı ve fiili ayrılığı başlattığı, ayrıca davacıya "Ben Alman vatandaşıyım, evlendim" şeklinde mesaj atarak ... sarsıcı davranışta bulunduğu, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte geçimsizliğin bulunduğu, boşanmaya neden olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu, davacı kadının yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasına göre; çalıştığı, boşanma...


