Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı erkek tarafından fiili ayrılık nedenine dayalı olarak açılan boşanma davasında fiili ayrılık şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kusur belirlemesinin doğru yapılıp yapılmadığı, erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda manevî tazminat gerektirecek nitelikte bir kusurunun bulunup bulunmadığı, kadın yararına hükmedilen maddî tazminat ile nafaka miktarlarının hakkaniyete uygun belirlenip belirlenmediği, asıl davanın kabulünün doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50 nci ve 51 inci maddeleri. 3....
Sayılı dosyası incelendiğinde; davalının suç işleme amacıyla örgüt kurma, yönetme, dolandırıcılık, sahtecilik suçların nedeniyle yürütülen soruşturma sırasında tutuklandığı, mahkememizdeki yargılamanın devamı sırasında tahliyesine karar verildiği, anılan dosya içeriğinin tek başına taraflar arasındaki evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet vereceğini ispata elverişli olmadığı anlaşılmakla fiili ayrılık da tek başına boşanma sebebi olmadığı, davacı kadının davasını ispatlayamadığı” gerekçesiyle açılan boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Hükme karşı davacı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince esastan ret kararı verilmiş, karar davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir....
Terke dayalı dava bulunmadığı gibi fiili ayrılık tek başına boşanma nedeni sayılamaz. Ayrıca davalı kadın ise süresinde cevap dilekçesi vermemiş ve dolayısıyla davacı erkeğe herhangi bir kusur isnadında bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı yanca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan bir vakıa esas alınarak davacı erkeğe kusur yüklenilmesi de doğru olmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan sebeplerle her iki tarafa da yüklenecek kusurlu bir davranış ispatlanamadığı halde, davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı - davalı erkeğin dava dilekçesi ile eylemli ayrılık nedenine dayalı olarak açtığı boşanma davasında Kdz Ereğli Aile Mahkemesinin 2016/485 Esas, 2017/313 Karar sayılı dosyasını dayanak olarak bildirdiği, her ne kadar gerek 09.08.2017 tarihli dilekçe gerekse 29.03.2021 tarihli dilekçe ile dayanak olarak Zonguldak 1....
Aile Mahkemesi'nin 2012/567 E. 2012/1103 K. sayılı dosyası ile boşanma davası görüldüğü, davacının kusuru nedeni ile davanın reddine karar verildiği, kararın 22/02/2014 tarihinde kesinleştiği, dinlenen davacı tanıklarının yeminli beyanlarından tarafların uzun yıllardır ayrı yaşadığı, davacının Tonya isimli bir bayanla birlikte yaşadığı ve bu bayandan üç çocuğunun olduğu, tarafların Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi boşanma davasından sonra tekrar bir araya gelmedikleri, boşanma davasının reddine ilişkin kararının kesinleşmesinden itibaren 3 yıllık yasal sürenin dolduğu, bu süre zarfında evlilik birliğinin tekrar kurulamadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. B....
ın akli maluliyet nedeniyle engelli olduğu, davacının daha önce Maçka Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/62 Esas, 2009/185 Karar sayılı kararı ile boşanma davası açtığı, bu davanın davacının feragat etmesi nedeniyle reddedildiği,erkeğin tam kusurlu olduğu,davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tarafların fiili ayrılık nedeniyle boşanmalarına, davalı lehine hükmedilen aylık 750,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleşmesinden itibaren davalı kadın için hükmedilen aylık 750,00 TL nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, 20.000,00 TL maddî tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 30.000,00 TL manevî tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... için kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 700,00 TL iştirak nafakasının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir....
CEVAP Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı erkeğin, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, dava dışı kadınla birlikte yaşadığını, fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası açmasında kötü niyet olduğunu iddia ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların fiili olarak ayrı oldukları, ayrılığı sebep dosya kapsamında yer alan tanık beyanlarında her ne kadar tarafların fiili olarak ayrı yaşadıkları Dosya kapsamında yer alan tanık beyanlarında her ne kadar tarafların fiili olarak ayrı yaşadıkları beyan edilmiş ise de bu ayrılığa davacı tarafın ortak yaşamdan ayrılarak meydana geldiği gerekçesi ile; davanın reddine, davalı kadının nafaka ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Davacı taraf, iddiasını ispat için, taraflar arasında görülen boşanma davalarına delil olarak dayanmıştır.... Hukuk (Aile) Mahkemesi'nde görülen ... sayılı ve 26.09.2009 kesinleşme tarihli boşanma kararı incelendiğinde; davacı kocanın şiddetli geçimsizlik nedeni ile açtığı boşanma davası reddedilmiştir. Bu davanın kesinleşmesinden sonra davacı koca tarafından fiili ayrılık nedeniyle açılan boşanma davası sonucu, Afyonkarahisar Aile Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, davacı kocanın davalı kadına yönelik olarak fiziki şiddet uyguladığı, müşterek evden kovduğu, davacının kusurlu olduğu, davalı kadına atfedilecek bir kusurun ispat edilemediği tespit edilmiş, hüküm derecaattan geçerek kesinleşmiştir. ./.....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince erkeğin, eldeki davaya dayanak teşkil eden ve retle sonuçlanan ilk davayı açtığı, böylelikle fiili ayrılığa sebep olduğu ve boşanma sebebi yarattığı, güven sarsıcı hareketlerde bulunarak kadının kişilik hakkına saldırı teşkil eden eylemleri olduğu vakıalarının kusur olarak yüklendiği, erkeğin ilk davayı açarak fiili ayrılığa sebep olduğu ve boşanma sebebi yarattığı vakıasının sabit olduğu, erkeğin fiili ayrılık döneminde başka bir kadınla birlikteliğinin olduğu, erkeğin eyleminin sadakatsizlik boyutunda olduğu, erkeğin kadına yönelik iddialarını ispat edemediği, erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının kusura yönelik vakıa yönünden istinaf talebinin kabulüne, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile...
DAVA Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesi ile; tarafların evliliklerinin başından beri geçimsizlik yaşadıklarını, tarafların ruh ve mizaç yapısının birbirinden çok farklı olduğunu, erkeğin 16 yıl önce ortak evden ayrıldığını ve tarafların bu süreçte hiçbir zaman bir araya gelmediklerini, erkeğin 2007 yılında boşanma davası açtığını ancak yakınlarının araya girmesi nedeni ile bu davadan feragat ettiğini, karı koca ilişkilerinin bulunmadığını belirterek, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin son fıkrası gereğince fiili ayrılık nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....


