- K A R A R - Davacı vekili, faturaya dayalı alacağının davalı tarafından ödenmediğini, başlatılan takibe haksız ve kötüniyetle itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, faiz uygulanmaına, %... ... inkar tazminatının tahsili ile mahkeme masrafları ve avukatlık ücretnin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile yazılı olmayan hizmet sözleşmesi gereği müşteri çevresinin genişletilmesi konusunda davacı şirketten anket hizmeti aldıklarını, aldıkları hizmetlerin bedellerini ödedeklerini, dava konusu fatura içeriği hizmetin alınmadığını, faturanın ticari defterlerine çalışanların hatası nedeniyle sehven işlendiğini, borca ve takip talebinde yazan faize itiraz ettiğini, müvekkillerinin temerrüde düşürülmediğini savunarak davanın reddini, %... kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir....
İdaresi vekili, kusura, hasara ve faize itiraz etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, kusura itiraz edip, sorumluluklarının poliçe teminatı ve paylaştırma oranı ile sınırlı olduğunu, temerrüde düşmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekilleri ise, kusura ve hasara itiraz ederek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulü ile 7.210,00 YTL. tazminatın 02.10.2004 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan ( ... A.Ş. bakımından poliçe limiti 4.000,00 YTL. ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... Müdürlüğü ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir....
Davalı, icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde “..asıl alacak olarak belirtilmiş bulunan miktar kadar borçlu olduğumuza dair, tarafımıza herhangi bir hesap ekstresi gönderilmemiştir. Bu konuda tarafımıza herhangi bir tebligat yapılmamıştır. Bu nedenle muaccel hale gelmiş herhangi bir alacak bulunamadığından…asıl alacak tutarına ve faize itiraz ediyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bir başka anlatımla davalı akdi ilişkiyi inkar etmemiştir. Öte yandan davacı, dosyaya davalının imzaladığı denetim talep formları sunmuştur. Yine davacı yanca, davalının davacıya düzenlediği 05.09.2006 tarihli fiyat farkı faturası da, davacı delilleri arasında dava dosyasına ibraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece BK’nun 73/1 ve HUMK’nun 10.maddeleri gereği davacı alacaklının ikametgahı icra dairelerinin yetkili olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir....
işlemiş faize itiraz etmişlerdir....
İcra Müdürlüğü'nün 2014/2555 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibine başladığını, davalının takip miktarının tamamına ve işlemiş faize itiraz ettiğini, icra müdürlüğü tarafından davalının itirazı nedeni ile takip durdurulmasına karar verildiğini, ...'nın alacağı ertelemek amacı ile haksız olarak itirazda bulunduğunu, davalının işlemiş faize itirazının da haksız olduğunu iddia ederek davalının kötü niyetli itirazının kaldırılmasına, takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. B) Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, yetkisizlik ve husumet itirazında bulunduklarını bu nedenle gerek alacak miktarına ve gerekse işletilmiş olan faiz miktarına itiraz ettiklerini, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatını da kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir....
Davalılar vekili, kusura, hasara ve faize itiraz ederek BK.43. maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılmasını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulü ile 7.246,50 YTL. tazminatın 11.05.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici seseplere göre davacı vekilinin ve davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Mahkemece, ceza mahkemesince verilen hüküm dikkate alınarak karar verilmiştir....
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 07.07.2014 tarih ve 2014/101 Esas - 2014/159 Karar sayılı dosyası üzerinden verilen tenfiz kararında faize ilişkin hüküm bulunmadığını, takip öncesi faizi kabul etmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, faiz işletilecek ise de, karar tarihinden değil, kesinleşme tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini ileri sürerek faize itiraz etmiş, mahkemece, faiz hesabında, yabancı mahkemenin karar tarihi esas alınarak şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 5718 sayılı MÖHUK'nun Yerine Getirme ve Temyiz Yolu başlıklı bölümünün 57. maddesi; ''Tenfizine karar verilen yabancı ilâmlar, Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmlar gibi icra olunur'' hükmünü içermektedir. Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir (HGK'nun 05.04.2000 tarih, 2000/12-739 Esas, 2000/746 Karar sayılı kararı). Somut olayda, hükme esas bilirkişi raporunda, ......
K A R A R Davacı, davalıya teslim ettiği ilaç ve malzeme bedelinin ödenmemesi nedeniyle yaptığı icra takibinde, takip tarihinden sonra asıl alacağın ödendiğini, ancak bakiye alacağa itiraz edildiğini ileri sürerek 126 564 625 175 TL ye yönelik itirazın iptali ile inkar tazminatı istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 89.170,47 YTL işlemiş faize yönelik itirazın iptaline,inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, icra takibinden sonra yapılan ödemelerle asıl alacağın ödendiğini, ancak işlemiş faize itiraz edildiğini ve davanın faiz alacağına yönelik olduğunu bildirerek eldeki davayı açmıştır....
Borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz hallerinde olduğu gibi imzaya itiraz ile faize itiraz edilmesi durumunda da itirazın iptali davası açılabilir. İcra İflas Kanununun 68 ve 68 (a) maddelerinde sözü edilen belgelerden birine sahip olmayan alacaklı, itirazın giderilmesini sağlayabilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ya da itiraz geçerli değilse alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yarar yoktur. İtirazın iptali davası süreye tabidir. Alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde davayı açabilir. İcra takibi konusu alacak (davası) iş mahkemesinin görevine girmekte ise, itirazın iptali davası da iş mahkemesinde açılır (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku, İstanbul Kasım 2004, s. 223.). Buna göre davada 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 7. maddesi uyarınca sözlü yargılama usulü uygulanır....
- K A R A R - Davacı Denizli 3.İcra Müdürlüğünün 2004/1339 sayılı dosyasında, faturaya dayalı alacağın tahsili için icra takibi yapmış, davalı icra dairesinin yetkisine, borca ve faize itiraz etmiştir. Dava itirazın iptali ve tazminat istemi ile açılmıştır. Mahkemece, Denizli İcra Müdürlüğü ve mahkemenin yetkili olmadığı bu nedenle davanın yetki yönünden reddine, dosyanın yetkili Uşak Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine yerel mahkeme hükmü Dairemizin 05.12.2005 gün 2005/11183 Esas, 2005/12076 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur....


