Şti. vekili, kusura ve hasara itiraz edip, maliki olduğu aracın kaza sırasında diğer davalı tarafından kiralık olarak kullanıldığı sırada gerçekleştiğini bu nedenle sorumlulukları bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, kusur, hasar ve faize itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 9.824,00 TL’nin, 2.693,80 TL’sinin 20.07.2011 tarihinden, 6.860,20 TL’sinin 15.07.2011 tarihin- den itibaren ...ının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ......
Davacı, kendisine ait sulama kanalından davalı kooperatifin su alarak üyelerine sulama hizmeti yaptığını, ancak tarifeye göre belirlenen ücreti ödemediğini, ücretin tahsili amacıyla başlatılan takibe de itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir. Davalı, davacı birlikten su almadıklarını, faiz talebininde yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece eylemin sübutu noktasında keşif yapılmış, ancak dava konusu alacak ve faiz miktarı hususunda herhangi bir hesaplama yapılmadan taleple bağlı kalınıp davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu davalının, davacıya ait sulama kanalından yararlandığı belirlenmiş ise de, icra dosyasında talep edilen su bedelinin miktar olarak yerinde olup olmadığı araştırılmamış, taleple bağlı kalınarak istenen miktara aynen hükmedilmiştir. Diğer yandan, davalı taraf, özellikle faize itiraz etmiş olmasına rağmen işlemiş faiz konusunda da bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır....
Davalı borçlu, asıl borcu kabul etmiş ancak faize itiraz etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hesap kat ihtarnamesinin davalıya tebliğ edilmemesi nedeniyle, temerrüt faizi istenemeyeceği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu icra takip talebinde temerrüt faizi istenmemiş, işlemiş akdi faiz talep edilmiştir. Borçlu temerrüde düşürülmese dahi,sözleşmede belirlenen akdi faiz oranı dikkate alınarak, hesap kat tarihinden, icra takip tarihine kadar olan süre için akdi faiz istenebilir. Bu nedenle mahkemenin akdi faiz istenemeyeceği yönündeki gerekçesi doğru değildir....
İcra Dairesine tevzi edilen ve ... esas sırasına kaydedilen dosyada yetkisizlik üzerine düzenlenen 17/12/2019 tarihli ödeme emrinin borçluya tebliğine dair mazbata bulunmadığı ancak borçlunun 20/12/2019 tarihinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, her ne kadar ödeme emri tebligatı yapılmadan itiraz edilmişse de, İstanbul BAM 22.HD 04/05/2017 tarih 2017/561 esas 2017/699 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere borçluya ödeme emri tebliğ edilmese de borçlunun itiraz hakkı doğduğundan ve ödeme emrinin tebliği halinde bu tebliğ ile İstanbul BAM 21.HD 19/02/2019 tarih 2018/2749 esas 2019/256 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ödeme emrinin tebliği ile başkaca itiraz ve şikayet sebepleri sunma imkanı doğduğundan, ödeme emrinin tebliğinden önce itiraz edilmesinde ve bu itiraz kapsamında değerlendirme yapılmasında engel bulunmadığı, ayrıca takip tarihi ile itiraz tarihi arasında 7 günden az süre bulunduğu anlaşıldığından itirazın süresi içerisinde olduğu kanaatine varılmış,...
DAVA Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, imzaya, borca ve faize itiraz ettiğini ileri sürerek takibin iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı, imzanın borçluya ait olduğunu ileri sürerek, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. Gerekçe ve Sonuç 19.10.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre senetteki imzanın borçlu ...'...
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıincelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 142.197,45 TL asıl alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının ihlalli geçişten kaynaklanan geçiş ücreti para cezasına ilişkin olduğu, 22/11/2017 takip tarihli ödeme emrinin 21/12/2017 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 26/12/2017 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 03/10/2018 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz...
İcra Müdürlüğünün 2025/15369 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca ve faize itiraz edilerek takibin durdurulmasının sağlandığını, akabinde taraflarınca dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2025/58980 Esas sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlunun bu dosya kapsamında da borca ve faize itiraz ederek takibi durduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesini ve muaccel ve herhangi bir rehin ile temin edilmemiş bulunan müvekkili şirket alacağının tahsilinin güvence altına alınması amacıyla davalı tarafın mal varlığı üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir....
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 2 adet fatura toplamı olan 50.696,45 TL asıl alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının iki adet fatura olduğu, 11/02/2021 tarihli ödeme emrinin 15/03/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 23/03/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 16/03/2021 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi itiraz tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır...
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kusur oranına, hasar miktarına ve faize itiraz ederek, sorumluluklarının sigortalılarının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı, Zorunlu Mali Mesuliyet poliçesinde 5.750,00TL, İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesinde 20.000,00TL olduğunu, aynı kazaya karışan üçüncü aracın dava dışı malikine 3.625,03TL ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur....
Davalı vekili, olay sonrası araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiğini, sürücü belgesi olduğunun belgelendirilmediğini belirtip hasar miktarına ve faize itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece Dairemizin ilgili bozma ilamına uyulmasına karar verilerek toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile, davaya konu aracın mülkiyetinin davalı ... şirketine geçtiği de dikkate alınarak 13.000,00 TL bedelin 06/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının faizin başlangıç tarihine ilişkin talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


