WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

¸e-imzalıdır 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5'inci maddesi kapsamında e-imza ile imzalanmıştır....

Eser sözleşmesi ilişkisine dayalı sorumluluk, davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında olup, bu kapsamda ödediği tüm tazminatı rücuen yükleniciden talep etme hakkına sahiptir. Davalı ... ise, yüklenici şirketin şantiye sorumlusudur. Davacı ile arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmamaktadır. Yine İş Mahkemesi'nin 2008/481 Esas-2009/389 Karar sayılı dosyasında incelenip, karara bağlanan davadaki davalı ...'na iş mevzuatına aykırılık nedeniyle verilen kusur da, eser sözleşmesi kapsamında davalı yüklenicinin sorumluluğunda olup, yüklenici ile bu davalı arasındaki iç ilişki kapsamında değerlendirilmelidir. Haksız fiil sorumluluğu ise, dava dışı ...'ın yaralanması olayı bakımından söz konusu Davalı ... ile iş sahibi arasında haksız fiile dayalı bir ilişki ve sorumluluk söz konusu olmadığı gibi, bu davalı hakkında Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/547 Esas-2008/743 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada da, meydana gelen olay nedeniyle kusur izafe edilmiş değildir....

Yüklenicinin, eser sözleşmesi ile iş sahibine karşı üstlendiği işin tamamını veya bir kısmını yaptırdığı kişilere alt yüklenici denir. Alt yüklenici, asıl yükleniciden bağımsız ve kendi hesabına çalışan bir ifa yardımcısıdır. Alt yüklenici, asıl yüklenicinin işçisi olmayıp, bir ifa yardımcısıdır. Başka bir deyişle, asıl yüklenici ile aralarındaki hukuki ilişki bir hizmet sözleşmesi olmayıp, bir eser sözleşmesidir. Ancak, bu eser sözleşmesi asıl yüklenicinin iş sahibiyle yaptığı eser sözleşmesinden bağımsız ayrı bir sözleşmedir. Bu sözleşme ile alt yüklenici, asıl yüklenicinin yapımını üstlendiği eserin belli bir bölümünü ya da bazı teknik kısımlarını yapıp, asıl yükleniciye teslim etmeyi ve asıl yüklenici de buna karşılık bir ücret ödemeyi üstlenmektedirler. Dolayısıyla ortada iki ayrı eser sözleşmesi bulunmaktadır. Bu ikinci sözleşmede, asıl yüklenici iş sahibi ve alt yüklenici durumundadırlar. Uygulamada, bu ikinci sözleşmeye taşeron sözleşmesi de denilmektedir....

GEREKÇE: Davanın, 11/01/2018 tarihli alt yüklenici (Eser) sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı tarafça sözleşme kapsamında edimlerin yerine getirildiğini, ayrıca ek işler yaptırıldığını ancak bunların sözleşme bedelinin ve ayrıca KDV tutarlarının ödenmediğini belirterek, bu kapsamda fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL alacağın tahsilinin istendiği, davalı tarafça zaman aşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunulduğu, buna göre uyuşmazlığın; taraflar arasında eser sözleşmesi bulunup bulunmadığı, varsa sözleşmedeki edimlerin davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, edimler yerine geldi ise davalı tarafça sözleşme bedelinin ve KDV tutarının ödenip ödenmediği, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı, söz konusu eser sözleşmesine ilişkin olarak tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıt bulunup bulunmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır....

GEREKÇE: Davanın, 11/01/2018 tarihli alt yüklenici (Eser) sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı tarafça sözleşme kapsamında edimlerin yerine getirildiğini, ayrıca ek işler yaptırıldığını ancak bunların sözleşme bedelinin ve ayrıca KDV tutarlarının ödenmediğini belirterek, bu kapsamda fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL alacağın tahsilinin istendiği, davalı tarafça zaman aşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunulduğu, buna göre uyuşmazlığın; taraflar arasında eser sözleşmesi bulunup bulunmadığı, varsa sözleşmedeki edimlerin davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, edimler yerine geldi ise davalı tarafça sözleşme bedelinin ve KDV tutarının ödenip ödenmediği, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı, söz konusu eser sözleşmesine ilişkin olarak tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıt bulunup bulunmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır....

Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da tüketici mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır. Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkiler de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.2.2003 gün ve 2003/15-127 Esas, 2003/102 Karar sayılı kararında bu husus belirtilmiştir. Somut olayda 21.02.2014 dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, taraflardan birisi tüketici dahi olsa yerel mahkemece davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, 4077 sayılı Yasa uygulanarak tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılıp, esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir....

Hukuk Dairesinin ----- karar sayılı ilamında "Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser de ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusudur. Somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de Genel Hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasanın 3/d Maddesi kapsamında hizmet olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, görevli mahkeme tüketici mahkemesi değil genel mahkemelerdir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince Büyükçekmece ---. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine..." şeklindeki gerekçelerle aynı mahiyetteki bir davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna işaret etmesi nedeniyle işbu davada mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....

Taraflar arasında yapılmış eser sözleşmesi her iki tarafında kabulünde olup, asıl davada davacı taraf taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında bakiye alacağının ödenmediğini ileri sürmüş; asıl davada davalı birleşen davada davacı taraf ise, yüklenici birleşen davada davalı asıl davada davacının, işi eksiksiz yerine getirmediğini, işin üçüncü şirketlere tamamlatıldığını, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürmüştür. Yanlar arasında sözleşmelerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek ( TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen TBK'nın 474....

şimdilik 5.000 TL (belirsiz alacak) yasal faiziyle İtibar Tazminatına, 5846 Sayılı Kanunun 70....

Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/03/2015 NUMARASI : 2015/208-2015/107 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, arsa sahipleri olarak davalı şirketle 11.4.2013 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, ancak davalının edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, hisselerine düşen bağımsız bölümlerde eksik ve ayıplı işlerin bulunduğunu, bu nedenle zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, eksik işler nedeniyle 1.000,00 TL, değer kaybı nedeniyle de 1.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir....

UYAP Entegrasyonu