Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte sözlü olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, davalının bu nedenle davacıya avans niteliğinde ödemeler yaptığı anlaşılmaktadır. İhtilâf sözleşmenin kapsamındadır. Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarında akdî ilişkinin varlığı halinde, kapsamının yazılı belge dışında diğer deliller ve tanık beyanları ile de kanıtlanabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle mahkemece davacının tanık dinletme talebinin reddedilmesi doğru olmamıştır. Diğer taraftan çalıştırılan işçi sayısının ..... kayıtlarına göre belirlenmesi ..... mevzuatına göre yaptırımlar getirmekte olup eser sözleşmesi kapsamında sadece bu kayıtların esas alınması mümkün değildir....
Dava, eser sözleşmesi kapsamında iş avansı ödemesinin iadesi talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Eser sözleşmesinden ------yapılıp teslim edilen işleri kanıtlama yükümlülüğü yükleniciye, ödemeleri ispat yükümlülüğü ise iş sahibine aittir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan işin davacı tarafa teslim edilmediği davalının da kabulündedir. Davalı taraf sözleşme gereği ------ ancak davacı tarafından teslim alınmadığını, davacının alacaklının temerrütüne düştüğünü savunmuş ise de eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen ----- sözleşmesidir. ------- iş sahibine karşı yüklendiği ------ nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine,------- olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak----- teslim etmekle yükümlüdür -------numaralı kararı)....
edilen miktarın müvekkiline ödenmediğini, bakiye alacak miktarının ödemelerin vadeli olması nedeniyle vade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu nedenle taşeron sözleşmesi ve taraflarca imzalanan 13.09.2019 tarihli taahhütname uyarınca 11.03.2021 tarihinde Ankara 32....
Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır. Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın eser sözleşmesinden kaynaklanmakt olup, işin yapılıp yapılmadığı ve yapılan işin değeri bilirkişi raporu ile belirlenecek olmakla alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir....
.-2018/588 K. sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli karşılığında verildiği iddia edilen bonolar bakımından menfi tespit, bonoların iptâli ve alacak istemine ilişkin olup yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacının kötüniyet tazminatı bakımından yerel mahkeme kararını temyiz ettiği ancak yatırması gereken 44,40 TL maktu temyiz karar harcı, 218,50 TL temyiz yoluna başvurma harcını yatırmadığı anlaşılmıştır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/455 Esas KARAR NO : 2021/282 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2020 KARAR TARİHİ : 02/06/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşeron olduğunu, davalının ise yüklenici iş veren olduğunu, davalının Trabzon ili Akçabat ilçesi Millet Bahçesi ile Millet Bahçesine ait sosyal donatı inşaatları ile alt yapı ve çevre düzenlemesi ihalesini Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı TOKİ'den ihale ile aldığını, bu kapsamda taraflar arasında taşeron sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini, bunun için düzenlenen faturaların davalı tarafça ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taraflar arasındaki akdedilmiş olan söz konusu eser sözleşmesinden kaynaklanan...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2017 KARAR TARİHİ : 09/09/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında "... AVM ve Otel Projesi Seramik Cephe Yapımına İlişkin" taşeronluk sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 6....
Davalı şirketin iş sebebiyle bir kısım ödemeleri doğrudan davacı şirkete yapmış olması, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurduğu anlamına gelmemektedir. Davacı ile dava şirket arasında akdi ilişki bulunmamaktadır. Davacı eser sözleşmesi kapsamında bakiye alacak taleplerini, sözleşme ilişkisi bulunan karşı davanın yöneltilmesi gerekmektedir. Bu sebeple sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Davacının davasının aktif husumet ehliyeti bulunmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin usul yönünden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak aktif husumet yokluğundan davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin usul yönünden KABULÜNE, 2-Bakırköy 4....
Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacının edimlerini tamamladığı ancak bilirkişi raporu ile ayıplı ifa söz konusu olduğu anlaşılmış olup, davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu ve açıkça kötüniyetli icra takibi yapıldığı hususu davalı tarafından kanıtlanamadığından; mahkemece yazılı olduğu şekilde davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuştur.Davalı vekili tarafından mahkemeye sunulan 28.09.2020 tarihli beyan dilekçesi ve bu dilekçeye ekli ... Bankasına ait 04.06.2015 keşide tarihli 15.045,12 TL bedelli, keşidecisi davalı ... şirketi, lehdarı davacı ... şirketi olan çek ile dava konusu eser sözleşmesi iş kapsamında ödeme yapıldığı bildirilmiştir.Uyuşmazlık konusu alacak yönünden yapılan ödemeler alacağın varlığını sona erdireceğinden yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkemece bu hususta bir inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm verilmiş olması hatalı olmuştur.O halde, mahkemece tarafların ibraz edilen ......
Maddesi gereğince, taraflar arasında Mahkemenin kabul ettiği gibi "internet sitesi altyapısının yeniden kodlanması, tasarımların yazılım çalışmaları ve yenilenmesine" ilişkin bir sözlü eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sabit hale gelmiştir. Bu değerlendirmelere göre, taraflar arasında "internet sitesi altyapısının yeniden kodlanması, tasarımların yazılım çalışmaları ve yenilenmesine" ilişkin sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu sübut bulmuş olmakla birlikte, taraflar arasında işin niteliğine dair yazılı bir sözleşme bulunmadığından, davacı yüklenicinin, bu sözleşme ilişkisi kapsamında gerekli işi yapıp teslim ettiğini, işin bedelinin ne kadar olduğunu, yapılan ödemeler düşüldüğünde davacının bakiye bir alacağının kalıp kalmadığını ispat etmesi gerekmektedir. Eser sözleşmelerinde, kural olarak yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Dairemiz kararları ile Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, (Kapatılan) 23....


