Davalı vekili, uyuşmazlığın çözümünün İdari Yargı yada Genel Mahkemede olduğuna dair görev itirazında bulunarak, davacı ile müvekkili arasında 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi bir sözleşmenin söz konusu olmadığını, taraflar arasında belirli süreli istisna akdinin yenilenmediğini, süresi bittigi için iş sözleşmesinin son bulduğunu, herhangi bir sözleşmenin feshinin sözkonusu olmadığını beyanla haksız açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tüm dosya kapsamndaki bilgi ve belgelere göre taraflar arasında iş sözleşmesi bulunduğu ve yazılı fesih bildirimi bulunmadığından davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesinden mi yoksa eser sözleşmesinden mi kaynaklandığı yönündedir. Bilimsel ve yargısal görüşlere göre "zaman" ve "bağımlılık" unsurları hizmet sözleşmesinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir....
Bu nedenledir ki şekil koşuluna uyulmadığından geçersiz olan bir sözleşme tümüyle geçersiz sayılmayıp, şekil koşulu gerektirmeyen hükümleri, kurulduğu anlaşılan eser sözleşmesi için uygulanması gereken geçerli hükümlerdir. Özellikle bedelin devredilecek taşınmaz olarak kararlaştırıldığı eser sözleşmesi taşınmaz devri yönünden geçerli değil ise de yapılacak işin bedeli olarak geçerli ve bağlayıcıdır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşmenin, iş bedelini göstermek bakımından taşınmazların değerini belirleyen hükümleri geçerli ve tarafları bağlayıcıdır....
- KARAR - Davacı vekili, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı arsa sahipleri tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kâr mahrumiyeti nedeniyle 1.000,00 TL ile imalat bedeli olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL'nin haksız fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki eser sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacı ile davalılar arasında imzalanan 05.09.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davacının yüklenici olduğunu, ancak taşınmazın ortasından miğfer hattının geçmesi sebebi ile inşaata başlanmasının mümkün olmadığını, yeniden imar planı alındığını ve arsanın inşaat yapılabilir hale geldiğini, buna rağmen davacıların 09.04.2007 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiklerini ve başka yüklenici ile anlaştıklarını, fesih nedeni ile uğranılan 100.000,00 TL'lik zararın şimdilik 75.000,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
suretiyle davalıdan haksız olarak tahsil edilen 481.167,00-Avro’nun 27/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Asıl dava hukuki niteliği itibariyle; feshedilen eser sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edildiği iddia edilen belge asıllarının iadesi talebi ile açılan istirdat davası; birleşen dava hukuki niteliği itibariyle; tazminat davasıdır....
Taraflar arasındaki sözleşme hukuki niteliğince BK'nın 355 ve devamı maddelerinde yer alan eser sözleşmesi mahiyetinde olup davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davalı iş sahibinin aldığı 26.06.2006 tarihli fesih kararı ve yaptığı 23.08.2006 tarihli fesih bildirimi üzerine davacı yüklenici; feshin haksız olduğunun tesbiti, sözleşmeye devamla işin tamamlanmasına olanak sağlanması, bu talep kabul edilmezse 20.000,00 TL tazminatın hüküm altına alınması istemleriyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, alınan bilirkişi kurulu raporuna da itibar edilerek; fesih tarihi itibariyle işin teslimi gereken güne daha beş aylık süre bulunduğu, işin gerçekleşme yüzdesinin %95 olduğu ve kalan sürede %5'lik eksiklerin tamamlanabileceği, bu nedenle sözleşmenin feshinin yerinde olmadığı gerekçe gösterilip davacının haksız fesihten dolayı uğradığı zarar olarak hesaplanan tutarın kabulüne karar verilmiştir....
Burada yüklenicinin eser sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının neler olduğuna ilişkin bazı açıklamaların yapılması gerekmektedir. Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenici, belli bir eseri meydana getirerek onu iş sahibine teslim etmeyi taahhüt eder. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin "eseri meydana getirme borcu" dayanağını Borçlar Kanununun 355. maddesinden alır. Anılan hükme göre; “eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." Bir iş görerek eseri meydana getirmek ve meydana getirilen eseri iş sahibine teslim etmek (arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, binayı sözleşmeye, amacına ve fen ve sanat kurallarına uygun şekilde imal ederek arsa sahibine teslim etmek) yüklenicinin ana borcudur. Kural olarak da aslolan sözleşmenin kararlaştırıldığı şekilde eksiksiz ifasıdır. Aksi halde, sözleşmeden beklenen yararlar dengesi bir taraf aleyhine bozulur....
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu daireyi kaba inşaat halinde yükleniciden satın aldığını, dairenin içini yaptırdığını, işgalci olmayıp, malik olduğunu, kötü niyetli olmadığı için ecrimisil talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının yüklenicinin halefi olarak tapuya hak kazanamadığı ve davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesini geriye etkili biçimde fesih ettirdiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş; 12.360,00 TL ecrimisilinin dava tarihinden itibaren başlayan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, tapulu taşınmazın haksız kullanımından kaynaklanan ecrimisil talebidir.Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri karşılıklı taahhütleri ihtiva eden, iki tarafa da borç yükleyen eser yapımı ile satış vaadinden oluşan karma bir sözleşmedir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/486 Esas KARAR NO : 2023/674 DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2022 KARAR TARİHİ : 11/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; taraflar arasında araç kira sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme incelendiğinde haksız olarak kalan ay bedelleri açıklaması ile 22.750 TL istendiğini, davacı tarafından şerh konularak ödeme yapıldığını, aleyhine İstanbul ......


