Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının iddiasında imzalanan sözleşmenini bir taraftan ticari kredi sözleşmesi olduğunu belirtirken diğer taraftan kendisine gönderilen kredi kartı ekstrelerinde söz edilen borçlarını ödememesi üzerine ihtarname gönderildiğini belirttiğini, borcun türünü ve konusunu açık ve net olarak belirtmediğini, icra takibinde takibe dayanak hususun belli olmadığını, alacaklı Akbank A.Ş'nin 19.03.2008 tarihinde ... 17. İcra Md. 2008/2949 E. Sayılı numarası ile müvekkiline karşı alacak takibi yapıldığını, sonrasında Akbank A.Ş'nin 23.09.2008 tarihinde Beyoğlu 23. Noterliğinin 176860 yevmiye numaralı Alacak Temlik Sözleşmesi ile bahse konu alacağını Girişim Varlık Yönetim A.Ş'ye devrettiğini, ve 10.01.2019 tarih ve 00558 yevmiye numaralı sözleşme ile Gelecek Varlık Yönetim A.Ş adı altında birleştiğini, davaya konu alacağın takibin ilgili varlık yönetim şirketi tarafından 12.12.2008 tarihinde ... 8....
kesilen toplam 29.430,42 TL iade faturaların 1/3 oranına denk gelen 9.810,14 TL'sinden sorumlu olduğu, davacı tarafın eser sözleşmesi kapsamında sözkonusu faturanın 2/3 oranındaki 18.620,28 TL'sini yaptığı iş karşılığında davalıdan talep edilebileceği, davacının eser sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan cari hesap bakiyesinden kaynaklanan 18.620,28 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne, davalının, Karşıyaka 2....
Dava konusu sözleşme, stand-up programı yapılmasına ilişkin olup, yerine getirildiği iddia edilen bir eserin mevcut olması, eserin ise mahiyeti itibariyle bir fikri sanat eseri olacağı, sözleşmenin de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında olduğu, uyuşmazlığın çözümlenmesinin uyuşmazlığa konu eser itibariyle, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin uzmanlığını gerektirdiği, İstanbul BAM. 16 HD.nin 2018/2837 E. 2018/1969 K. Sayılı ve mahkememiz konusu uyuşmazlığa benzer nitelikte ki bir dava dosyasında verilen "Dava, davalı için senaryo yazıldığı iddia edilerek alacak talebine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesi olarak nitelendirilmiş ise de, Radyo ve Televizyon Kuruluşlarının ürünler üzerindeki manevi ve mali hakları belirlenmesi, korunması 5846 Sayılı Kanun kapsamındadır. Davacı taraf senaryo yazarak davalı için eser ürettiğini iddia etmiştir....
Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da Tüketici Mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır. Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkileri de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.2.2003 gün ve 2003/15-127 E., 2003/102 K. sayılı kararında bu husus belirtilmiştir.Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, davaya genel mahkemede bakılması gerektiği halde mahkemece davaya tüketici mahkemesinde bakılarak işin esasının incelenmiş olması yerinde görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir....
Dava konusu uyuşmazlığın kaynağı, davalının, davacının yetkili satış temsilcisi ile hazır mutfak yapımı sözleşmesi yapmasından kaynaklanmakta olup, mutfak, mutfağın döşeneceği mekanın ölçülerine göre sipariş üzerine üretilip, kurulumu montajı gerektirmektedir.. Burada hazır bir mal alımı söz konusu olmayıp, eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de genel hükümler ve Borçlar Kanununun 355. maddesinde düzenlendiği ve ayrıca taraflar arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu anlaşıldığından, 4077 Sayılı Kanun kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava, taraflar arasındaki "cephe kaplama yapım işine" ilişkin sözlü eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı toplam 138.437,00 TL cari alacağının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı tarafça, davacının iddia ettiği hususların hiçbir zaman gerçekleşmediği, dosyaya bir sözleşme, hakediş vs belge sunulamadığı belirtilerek, davanın reddi istenmiştir. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek; iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir....
CEVAP VE SAVUNMA: Davaı vekili dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 05.04.2018 tarihli eser sözleşmesi yapılarak iş sahibi tarafından yükleniciye “.......
Davalı kooperatif vekili istinaf dilekçesinde özetle: Diğer davalı ile müvekkili kooperatif arasında vekalet ilişkisi kurulduğu yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu, diğer davalı ile müvekkili arasındaki sözleşme dosyaya kazandırılmış olup bu sözleşme incelendiğinde yapılacak işin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve bu hususun mahkemece gözetilmediğini, eser sözleşmesinde bir eser meydana getirme ve bedel ödeme borcu olduğunu, vekil fiili taahhüt ederken eser sözleşmesinde yüklenicinin edimi taahhüt etmekte olduğunu, sonuç taahhüdünün sözleşmeyi eser sözleşmesi haline getirmekte olup mahkemece bu hususun gözardı edildiğini, anılan sözleşme hükümleri incelendiğinde; mimari projenin betonarme-statik proje hesapları, tesisat projeleri, ısı yalıtım projeleri, mekanik tesisat projeleri, elektrik projeleri, peyzaj uygulama projesi, görsel çalışmaları (bina dış görünümü ve vaziyet dış görselleri) çalışmalarını içeren tüm projelerin onaylatılarak tesliminin diğer davalıya bırakıldığını...
İcra dosyasında takibin dayanağı olarak temlikname kapsamında temlik edilen 4 adet fatura , 4 adet hakediş raporu, 4 adet temlik teyit yazısı ve temlikname gösterilmiştir. İcra dosyasında bulunan faturaların konusunun davalı üniversitenin yönetim binası yapım işine ilişkin olarak düzenlenen hakediş bedelleri olduğu görülmüştür. Mahkeme kararının gerekçesine bakıldığında temlikname ve temliknamenin düzeltme işlemleri ile ilgili değerlendirme yapıldığı ve bu çerçevede hüküm kurulduğu ve temliknameye konu alacağın da eser sözleşmesi kapsamında olduğu belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı bankanın kredi alacağı (alacağının bulunup bulunmadığı veya miktarı) uyuşmazlık konusu değildir. Öte yandan davalı üniversite olup tacir sıfatına da haiz değildir. Bu itibarla ortada ticari nitelikteki itirazın iptali söz konusu da değildir....
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında; taraflar arasında 18/01/2018 tarihli eser sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşme kapsamında, "Manisa Celal Bayar Üniversitesi Ek Bina Yapım İşi" inşaatının otomasyon işlerinin imalat ve sözleşmeye göre tamamlanmasının davacı alt yüklenici tarafından üstlenildiği, her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre, davacının alt yüklenici sıfatıyla düzenlemiş olduğu faturalardan kaynaklı 93.701,57 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, yine davalı tarafından düzenlenen 85.000,00 TL tutarlı senedin her iki taraf ticari defterlerinde ödeme aracı olarak yer aldığı, davalı şirket hakkında Mahkememizin 2018/862 E.sayılı dosyası kapsamında 26/11/2018 tarih itibariyle geçici mühlet kararı verildiği, davacı şirketin 2018/862 E.sayılı dosya kapsamında yaptığı başvuru neticesinde, 28/09/2020 tarihli ara karar ile, davacı alacağının 31.471,85 TL'lik kısmının kabul edilerek nisaba dahil edildiği, bakiye 62.229,72 TL alacağın ise, konkordato geçici mühlet...


