Her ne kadar; Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 71.maddesinde “Tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler hastalar arasında ücreti müdavattan dolayı vaki olacak ihtilafın mercii, bu ihtilafa mevzu teşkil eden meblağ miktarı ne olursa olsun Sulh Mahkemeleridir” hükmüne göre diş tedavisinden kaynaklanan ihtilafların çözüm yerinin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu belirtilse de, davanın, 818 sayılı BK'nın 355. maddesi, 6098 sayılı TBK'nın 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklandığı açıktır. Eser sözleşmesi, yüklecinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Usul yasamızda eser sözleşmesinden kaynaklanan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceğine dair açık hüküm bulunmamaktadır. Bunun yanında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 28.11.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış ve Kanun'un 87. maddesi uyarınca,28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir....
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava;Hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında bakiye bedelin tahsili amacıyla davacı tarafça başlatılan ---------- ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce icra dosyası celp edilmiş olup, incelenen icra dosyasında davalı yana ödeme emrinin ----- tarihinde tebliğ edildiği, davalının süresi içerisinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır....
Asliye Hukuk Hakimliği Tarihi :16.10.2014 Numarası :2012/539-2014/535 Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Davacı şirket yüklenici, davalı idare ise iş sahibidir....
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2015 KARAR TARİHİ : 16/02/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/03/2021 Mahkememize açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, dosya incelendi....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı 09.02.2015 tarihli dilekçeyle; davalı apartman yönetimi ile dış cephe ısı yalıtım ve mantolama konulu yazılı eser sözleşmesi yaptıklarını, eser sözleşmesine uygun olarak edimlerini ifa ettikleri halde davalının ücret ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediğini, bakiye alacağı tahsil etmek amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemleriyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. ... 1....
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Dava, TBK'nın 470 vd. maddelerine göre açılmış, eser sözleşmesinden kaynaklanan ödenen iş bedelinin iadesine ilişkin alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur. 6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesi, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. Maddesi, "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır....
Mahkemece davanın reddine esas olarak gösterilen gerekçe; "Somut olayda; taraflar arasında bir eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, icra takibine konu alacak, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacak olduğu, eser sözleşmesinden kaynaklanan bu gibi uyuşmazlıklarda kural olarak eserin meydana getirilerek iş sahibine teslim edildiğini ispat yükünün yükleniciye, eser bedelinin ödendiğini ispat yükünün ise iş sahibine düştüğü, davacının eserin anlaşmaya uyğun olarak hepsinin tamamlayarak teslim edildiğini mahkememizde ispatlayamadığı, davalı tarafça davacının yapmış olduğu kabul olunan işlerin bedellerininde davalı tarafça davacıya ödendiği vicdani kanatine varılmakla" şeklindedir. Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir....
Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan yazılı eser sözleşmesi kapsamında yüklenici davacı tarafından üstlenilen iş görme ediminin yerine getirildiğinin uyuşmazlık konusu olmamakla birlikte takibe konu edilen 2 adet fatura konusu alacağın tahsili için başlatılan takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile itirazın iptali ve inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davalının taahhüdü altında bulunan ---------- Lisansı kapsamında yer alan -----------, ----------- bölgelerinin ve sözleşmenin 4. maddesinde tanımlanan projelendirme, malzeme tedariki, inşaat, montaj vs. işlerine ilişkin eser sözleşme kurulduğu, sözleşme kapsamında davacının yüklenici davalının ise işveren olduğu, sözleşmenin 5. maddesinde sözleşme bedelinin birim fiyat üzerinden yani götürü bedel olarak kararlaştırıldığı, taraflar arasında sözleşme konusu işin yerine getirildiği...
Taraflar arasında imzalanan 21.12.2009 tarihli sözleşmenin ekleri arasında “Hizmet İşleri Genel Şartnamesi” (HİGŞ) sayılmış olup, HMK'nın 193 (HUMK'nın 287) maddesi uyarına 'delil sözleşmesi' niteliğinde olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Ne var ki taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi yerine Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin uygulanması, bu şartnameye atıf yapıldığı gözetilerek, esasında 4734 sayılı Kanun kapsamında ihale sonucu yapım işi olduğundan, bu düzenlemenin dikkate alınması zorunludur. Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21. maddesi uyarınca da fazla işin götürü bedel sözleşmelerde %10'una kadar sözleşme fiyatlarıyla hesaplanması zorunludur. %110'u aşan kısım yönünden ise, BK'nın 413. maddesi uyarınca vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca belirlenmelidir. Mahkemece bu hususta bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan önceki karara mesnet yapılan bilirkişi raporu gözetilerek dava kabul edilmiştir....
Davanın, 4857 sayılı Kanun kapsamı dışında kalması halinde, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasına göre, iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir. İş sözleşmesini eser sözleşmesinden ayıran en önemli ölçüt bağımlılık ilişkisidir. Her iki sözleşmede, iş görme edimini yerine getirenin iş görülen kişiye (işveren-eser sahibi) karşı ekonomik bağımlılığı vardır. Somut olayda, davacı ve davalı arasında inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Davacı, inşaatı tamamlamadan teslim ettiğini, ancak davalı borçlunun 6, 7, 8 ve 9.taksit tutarlarını ödemediğini iddia etmiştir. Sözleşme kapsamı ve yapılan iş itibariyle, davalılar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır....


