WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Davacı vekilinin temyiz istemi; Davacının haksız tutuklanması nedeni ile eşinden boşandığı manevi olarak yıprandığı, boşanması nedeniyle yeniden ev kurduğu ve eşya aldığı, çevresine tahliye olduktan sonra da suçsuz olduğunu anlatamadığını, müvekkilinin tutuklu olduğu süreçte emekli olduğu, tutuklandığı sürede asgari ücretten daha fazla maaş alabileceği bu nedenle hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğu, evlatlık olan çocuğuna karşı cinsel istismar suçundan yargılandığı ve bu sebeple eşinden boşandığı, manevi olarak yıprandığı bu nedenle hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, ilişkindir. 2....

Temyiz Sebepleri Davacı- davalı erkek temyiz dilekçesinde özetle; kadının emekli maaşını aldığını, nafakanın kaldırılması gerektiğini, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafaka ve maddî-manevî tazminatlara yönelik olarak temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğe yüklenen kusurun gerçekleşip gerçekleşmediği, kadından kaynaklanan başkaca kusurlu bir davranışın ispat edilip edilmediği, kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddî ve manevî tazminata, yoksulluk nafakasına hak kazanıp kazanmayacağı, kadın yararına hükmedilen tazminat ve nafaka miktarlarının hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2....

Somut olayda; davacının ev hanımı olduğu, ailesinin yanında kaldığı, kira ödemediği; davalının ise, uzman çavuş olduğu, 2.400 TL maaş aldığı, misafirhanede kaldığı, yeniden evlendiği, iki çocuğu daha olduğu, sağlık nedeni ile 31/12/2013 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği, OYAK tarafından davalıya 19.479,56 TL emeklilik yardımı ödendiği, ve aylık 1.261.12 TL emekli maaşı ve toplu olarak 23.657,62 TL ikramiye ödendiği, takbis dökümünden de davalı adına kayıtlı taşınmazlar olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesi ve bu taşınmazlardan elde ettiği gelirlerin araştırılması, böylece davalının gerçek gelir durumunun tespit edilmesi gerekir iken eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetli bulunmamıştır....

B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanıkların bir çoğunun davacı adının bordrolarda göründüğü beyan ettiğini, davacı şirketin merkezi dışındaki şubelerinde çay ve temizlik işi yaptığını belirttiğini, davacının çalıştığı dönemde maaş ödemesinin bankadan yapılması zorunluluğunun olmadığını, elden ücretlerinin aldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği gerekçeleri ile yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C....

Bu süre 518 gündür ve davacı vekili (sanık müdafii) tarafından adli kontrol tedbirinin kaldırılması yönünde çeşitli kereler yapılan başvurular mahkemece her defasında ret edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinde açıkça yazmamış olsa da, davacı hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri nedeni ile oluştuğu belirtilen zararın aynı Yasanın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir....

gitmediği, eşinin maaş kartının davacıda olduğu, eve bir şey getirmediği, eşine "şişko, gebeş" dediği vakıalarının kusur olarak yüklendiği ve davanın kabulü ile boşanmaya hükmedildiği anlaşılmış ise de; 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir....

İstinaf Sebepleri Şikayetçi/3. kişi istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının alacaklı olduğu takip dosyasında borçluya gönderilen ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, takip kesinleşmeden konulan haczin geçersiz olduğunu, şikayetin İcra Müdürlüğünün hatalı işleminden kaynaklandığını aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C....

İstinaf Sebepleri Şikayetçi/3.kişi istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının alacaklı olduğu takip dosyasında borçluya gönderilen ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, takip kesinleşmeden konulan haczin geçersiz olduğunu, şikayetin İcra Müdürlüğünün hatalı işleminden kaynaklandığını aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C....

İstinaf Sebepleri Davacı-davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; erkeğin kusurunun bulunmadığını, kadının tam kusurlu olduğunu, kadının tanık beyanlarının duyum üzerine ve yanlı olduğunu, her iki tarafında emekli olduğunu, kadının üzerine kayıtlı evi olduğu, bu durumda kadın yararına nafakaya hükmedilmesinin haksız olduğunu, tazminatların kaldırılması gerektiğini belirterek asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminatlar, aleyhe hükmedilen vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. C....

Her ne kadar; mahkemece, davalının çalışmadığı ve sabit gelirinin bulunmadığı, davacının ise emekli mali müşavir olduğu,sabit geliri ve çalışma imkanının bulunduğu, enflasyon oranı, aradan geçen süre zarfında paranın alım gücündeki düşüş ile hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde nafakalanın indirilmesini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan ve taraflar arasında görülen...4.Aile Mahkemesi’nin 2015/349 Esas 2016/452 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, taraflarının aynı olduğu ve davanın yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkin olduğu,mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise davanın kabulü ile dava tarihi olan 13.07.2015 tarihinden itibaren davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verildiği ve söz konusu dava dosyasının henüz kesinleşmemiş olduğu anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu