WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

tanık beyanlarından davacının çalışmadığının açıkça anlaşıldığını, dosya arasında sunulan resmi karar defteri, Derneğin kurulma tarihi, dernek için tutulan yerin kira kontratı ve açılış tarihine ilişkin davetiye ve karar defterindeki hususlar incelendiğinde, mahkeme tarafından bu hususlara riayet edilmeyip, somut delillere dayandırılmadan ve gerekli inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verdiğinin anlaşıldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur....

Boşanılan eşle fiilen birlikte yaşamaya kişiyi sürükleyen etkenin niteliği ve türü hukuk düzeni açısından önem taşımamamakta, hakkın kötüye kullanılması, hangi saikle ortaya çıkarsa çıksın, hukuk düzeni tarafından korunmamaktadır. 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, Emekli Sandığı iştirakçisi olarak kendisine maaş bağlanan iştirakçinin ölümü üzerine, geride kalan ve henüz evlenmemiş kız çocukları ile evli olmakla birlikte daha sonra boşanan kız çocuklarına yetim aylığının bağlanması, 5434 sayılı Kanun'un amir hükmü gereğidir. Ancak, fiilen birlikte yaşadıkları ve evlilik birlikteliklerini devam ettirdikleri halde, yetim aylığı bağlanmasını temin için resmi olarak boşanmış görünen kişilerin kanuna karşı hile yaptıkları ortadadır. 5434 sayılı Kanun'da, bu durumda alınması gereken önlemlere ve bu fiilin müeyyidesine yönelik açık bir düzenleme yapılmamış olması, bu konuda aynı alanı düzenleyen, 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin uygulanmasına engel değildir....

Aya ait 3 adet maaş bordrosu düzenlendiği, maaş bordrolarında 218,33 TL, 1.702,74 TL, 13.537,03 ve 10.245,60 TL olmak üzere toplamda 25.703,70TL ödendiği, 2023 yılı .....Aya ait 2 adet maaş bordrosu düzenlendiği, maaş bordrolarında .....TL.....TL olmak üzere toplamda .....ödendiği, 2023 yılı 6. Aya ait 2 adet maaş bordrosu düzenlendiği, maaş bordrolarında .....TL, 10.349,02 TL olmak üzere toplamda .....ödendiği, 2023 yılı 7. Aya ait 1 adet maaş bordrosu düzenlendiği, maaş bordrosunda .....TL ödendiği, 2023 yılı 8. Aya ait 2 adet maaş bordrosu düzenlendiği, maaş bordrolarında .....ile .....TL olmak üzere toplamda .....ödeme yapıldığı, 2023 yılı 8....

takip numaralı ödeme emri ile beyan üzerine tahakkuk eden muhtelif vergi borçlarına ait ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğine karşın borcun ödenmemesi nedeniyle banka hesaplarına dava konusu haczin uygulandığı anlaşılmıştır İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesinin 1. fıkrasında, hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacak ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle, haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczinin, borçlu veya zilyet olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılacağı, tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu, ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil...

ın talebi ile bir çeşit ispat vesikası olmak üzere davacı müvekkili arasında yapıldığı, delil listesinde açıkça yazılı bulunan maaş alındı evrakları üzerine müvekkili tarafından el yazısı ile düşülen notları ihtiva ettiğini, İşbu evrakları imza edip teslim etmesini davalının talep ettiğini, kararın kaldırılması ve davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur....

DAVA Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin emeklilik talebi ile 29.06.2004 tarihinde Kuruma başvurduğunu, Kurum tarafından 01.07.2004 tarihinde emekli aylığı bağlandığını, en yüksek primlerden ödeme yapılmasına rağmen yaşlılık aylığının sadece 853,19 TL olarak düşük bağlandığını, yaşlılık aylığının kontrolü ve düzeltilmesi için 30.06.2016 tarihinde başvuru yapmasına rağmen olumlu ya da olumsuz cevap verilmediğini, müvekkiline bağlanan yaşlılık aylığının hatalı hesaplandığından dolayı yaşlılık aylığının yeniden hesaplanarak bu güne kadar eksik ödenen maaş farklarının gecikme faizi ile birlikte ödenmesini talep etmektedir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Bu Anayasal ve yasal düzenlemelerle, askeri yargının kaldırılması ve ... İdare Mahkemesinde kanun yolu incelemesi aşamasında olan dava dosyalarının Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine gönderilmesinin zorunlu olması karşısında, dava dosyalarının devrinden sonra, idari yargıya devredilmiş olan uyuşmazlıkların çözümünde, "usul kurallarının derhal uygulanırlığı ilkesi" gereğince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; ... İdare Mahkemesinde açılmış olan davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davacı tarafından kararın düzeltilmesi isteminde bulunulduğu, ... İdare Mahkemesinin kapatılması ve 1602 sayılı ... İdare Mahkemesi Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması nedeniyle dosyanın, yukarıda belirtilen düzenlemeler uyarınca Danıştaya gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; ......

İplik Boya ve Apre Sanayi Anonim Şirketinin 2011/4 ve 2011/5 dönemlerine ait SGK prim borçlarından dolayı 2013/34272, 2013/34273 ve 2013/34274 takip numaralı dosyalarına istinaden tebligatın usulsuz olması nedeniyle davacının emekli maaşı üzerine uygulanan haczin kaldırılmasını ve yapılan kesintilerin iadesini talep ettiği, davacıya gönderilen ödeme emrininin usulsuz olduğundan davanın menfi tespit davası olarak kabulünün gerektiği, davacının davacının iptalini talep ettiği 2013/34272, 2013/34273 ve 2013/34274 takip numaralı ödeme emirlerinin 2009/1009 sayılı dosyada tevhid edildiği, ancak davacının tevhid edilen dosyadaki diğer dönemlere ait borçların iptaline ilişkin talepte bulunmadığı sadece 2011/4 ve 5. dönemlere ait borçların yer aldığı 2013/34272, 2013/34273 ve 2013/34274 takip numaralı ödeme emirleri için yapılan haczin kaldırılması talebinde bulunduğu ancak Yargıtay 10....

Mahkemece, davacının yaşlılık aylığına 2003 yılında %3,25 ve 2007 yılında %2,25 oranında olmak üzere artış yapılması gerektiği gerekçesiyle, davacının 2214,45 TL. maaş farkı alacağı ile dava tarihi itibariyle 649,44 TL. faiz alacağının tahsiline karar verilmiştir....

Geekçe: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında Milli Eğitim Bakanlığında çalışan öğretmenlere verilen hazırlık ve planlama ücreti ve %1 fazlası, her yıl Ocak ve Temmuz ayı maaş zammı, mazeretler sebebi ile girilen ders ücretleri ve %1 fazlası, ek ders ücreti ve %1 fazlası ile öğretime hazırlık tazminatı ve %1 fazlasının Özel Öğretim Kurumlan Kanunu kapsamında çalışan davacıya da ödenmesinin gerekip gerekmediği hususu uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak mülga 625 sayılı ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunudur. Somut olayda; davacı emekli olduktan sonra davalı vakfa ait özel ilköğretim okulunda çalışmaya başlamıştır....

UYAP Entegrasyonu