O halde, 01/06/l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da göz önünde tutularak davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE, 2- Dava, davacının yaşlılık aylığının 01/05/2010 tarihi itibariyle kesilmesi ve 01/04/2009-01/05/2010 tarihleri arasında ödenene miktarın borç kaydedilmesi sebebiyle maaşına konulan haciz ve kesintilerin kaldırılması, yatırmış olduğu 6.016 TL destek primi ile 2.104 TL ilaç parası ve ödenmeyen 4 aylık maaş tutarı olan 2.560 TL'nin yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir....
O halde, 01/06/l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da göz önünde tutularak davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE, 2- Dava, davacının yaşlılık aylığının 01/05/2010 tarihi itibariyle kesilmesi ve 01/04/2009-01/05/2010 tarihleri arasında ödenene miktarın borç kaydedilmesi sebebiyle maaşına konulan haciz ve kesintilerin kaldırılması, yatırmış olduğu 6.016 TL destek primi ile 2.104 TL ilaç parası ve ödenmeyen 4 aylık maaş tutarı olan 2.560 TL'nin yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir....
Yeşilköy Şubesince gönderilen 16/07/2004 tarih ... sayılı cevabi yazıda ise, davacının banka nezdinde SSK maaş hesabının bulunduğu, ... numaralı hesaba bloke konulduğunun bildirildiği, daha sonra bu hesaptaki hak ve alacaklar üzerindeki haczin kaldırılması talebi üzerine 09/05/2006 tarihinde ilgili Banka şubesine müzekkere gönderildiği görülmüştür. Davacının haciz işlemi sonrasında icra müdürlüğünce yapılan işlemin usulsüz olduğu iddiası ile İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikayette bulunarak haczi kaldırma hakkı bulunmakta olup, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince de sadece maaşın üzerinde bir süre haciz bulunması bir başına manevi tazminatı gerektirmemektedir....
Müteselsil kefalet nedeniyle açılan dosyadan maaş haczi için müzekkere yazılmış, dosya sıraya alınmıştır. Borçluya ödeme emri tebliğinden itibaren İİK.nun 78/2. maddesinde düzenlenen “haciz isteme hakkı” süresi içinde yerine getirilmiş olup, İİK.nun 78/son maddesi gereğince, yeniden haciz uygulanabilmesi için şikayetçi borçluya yenileme emri tebliğine ve yenileme harcı alınmasına gerek yoktur. Dolayısıyla, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten bir yıllık sürede haciz talebinde bulunulması halinde icra dosyasının işlemden kaldırılması söz konusu olamaz. İcra müdürlüğünce dosya arşive kaldırılmıştır, fakat maaş haczi bulunması nedeniyle hatalı işlem yapılmıştır. Maaş haczinin sırası gelince kesintiler yapılmaya başlanmış, davalı bankaca davacıya ait borcun bittiği anlaşıldığından 09.08.2023 tarihinde para iadesi yapılmıştır. İcra müdürlüğünde kesintiler yapılmaya devam edilmiş, 16.12.2023 tarihinde yeniden para iadesi yapılmıştır....
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, emekli maaşına konulan haczin kaldırılması ve kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davadışı borçlu ......
Aile Mahkemesi'nin 2011/1017 esas, 2011/1243 karar sayılı ilamı ile boşandıkları, boşanma neticesinde davalı lehine aylık 2.000 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, davacının BAĞ-KUR emeklisi olup aylık 1400-TL maaş aldığı, aynı zamanda şirket yöneticisi, esnaf ve işletmeci olduğu, anne ve babasına ait evde oturduğu, kendisine ait aracı olmadığı, davalının ise BAĞ-KUR emeklisi olduğu tespit edilmiştir. Ancak Mahkemece, davalının savunmasına belirttiği davalıya babasından kalan arsa üzerine bina yapılması konusunda, hangi tarihte inşaat şirketi ile anlaşıldığı, inşaatın devam edip etmediği, taşınmazlardan kira geliri ve davalının babasından yetim aylığı alıp almadığı ve alıyor ise almış olduğu aylık kira ve maaş miktarları araştırılmamıştır....
Dava; tüketici kredisi sözleşmesinden doğan borcu nedeniyle davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması ve bloke nedeniyle banka borçlarına kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Davacının, davalı bankanın Esenler/İstanbul şubesinde maaş hesabının bulunduğu, davaya konu işlemin davalı bankanın Gölbaşı/Adıyaman şubesinden 06.10.2009 tarihinde davacıya kullandırılan 18.340 TL tutarındaki bireysel tüketici kredisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 56.maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmü bulunmaktadır....
Dava; davalı banka tarafından davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması ve davalı banka tarafından yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasında yapılan kredi sözleşmesi kapsamında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının derdest dava olup olmadığı, davacının maaşındaki blokenin İİK.83'e tabi olup olmadığı, blokenin kaldırılması ve istirdat davasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce bankacı bilirkişi Nahide Bilger'den hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu alındığı ve davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ibraz edildiği anlaşılmıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, emekli aylığına yansıtılmayan 2003 yılı %3.25 ve 2007 Ocak ayında uygulanmayan %2.25 oranındaki zamların maaşına yansıtılması gerektiğinin tespitiyle, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL ödenmeyen maaş farklarının toplu olarak ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, emekli aylığına yansıtılmayan 2003 yılı % 3,25 ve 2007 ocak ayında uygulanmayan yüzde 2,25 oranındaki zamların maaşına yansıtılması ile o tarihten dava tarihine kadar ödenmeyen farkların da toplu olarak ödenmesini istemiştir....
Mahkemece, davalının çalışmaya başladığı, sabit işi ve geliri olduğunun belirlendiği, davacının fabrikada çalıştığı, aylık 850 TL maaş aldığı, ayrıca aylık 1.300 TL emekli maaşı elde ettiği, aylık 350 TL kira ödediği, davalının özel güvenlik firmasında aylık 800 TL maaşla çalıştığı, aylık 500 TL kira ödediği, Hukuk Genel Kurulunun 07/06/1998 gün, 1998/656; 688 sayılı ilamında "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların" yoksul kabul edilmesi gerektiğinin vurgulandığı, somut olayda tarafların sosyal-ekonomik durumlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalının halen mali yönden babasının yardım ve desteğine ihtiyaç duyduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. ./.. TMK.nun 328/1.maddesinde “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.”...


