Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptaline, haksız itiraz nedeniyle davalının icra inkar tazminatı ödemesine, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir....
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili; davalı bankanın müvekkillerinin babasının (muris) borçları nedeniyle müvekkilleri hakkında Kızıltepe İcra Müdürlüğünün 2014/3571 esas sayılı dosyası ile alacak takibi yaptığını, mirasçı olan müvekkillerinin mirası hükmen reddettikleri için borçtan sorumlu olmadıklarını, yapılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, mirası red kararı icra dosyasına sunulmadığından haberdar olmadıklarını, davacıların takibe itiraz etmediklerini, takip yapmakta kötü niyetli olmadıkları gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediklerini savunmuştur....
-TL sinden borçlu olmadığının tespitine, bu dosya bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine, Antalya Genel İcra dairesinin .../... esas sayılı (Kapatılan Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı ) takip dosyasında icra dairesince iş bu davanın tarihi itibariyle yapılan kapak hesabında bildirilen ...-TL toplam faizin ...-TL sinden borçlu olmadığının tespitine, bu dosya bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine, Antalya Genel İcra dairesinin .../... esas sayılı (Kapatılan Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı ) takip dosyasında icra dairesince iş bu davanın tarihi itibariyle yapılan kapak hesabında bildirilen ...-TL toplam faizin ...-TL sinden borçlu olmadığının tespitine, bu dosya bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine, Antalya Genel İcra dairesinin .../... esas sayılı (Kapatılan Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı ) takip dosyasında icra dairesince iş bu davanın tarihi itibariyle yapılan kapak hesabında bildirilen ...-TL toplam faizin ......
İBAN nolu hesabı üzerinden 02/11/2020 tarihinde davacının... nolu hesabına 2.733,00 TL havale yaptığı, dekont açıklamasında bu ödemenin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapıldığı, havalenin yapıldığı 02/11/2020 tarihli dosya kapak hesabına göre dosya toplam alacağının 2.4566,57 TL olması karşısında yapılan ödeme ile dosya borcunun davadan önce tamamen ödenmiş olduğu anlaşıldığından davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir....
a gönderilen yazıya istinaden, ... 10.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, güncel dosya alacağının icra dosyasından talep edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, ....İcra Müdürlüğünden 24/08/2020 tarihinde borç miktarı olarak 887.802.526,20TLnin bildirildiğini ve bu tutarın 20/04/2020 tarihinde yapılmış kapak hesabına istinaden oluştuğunun bildirildiğini, işbu dava tarihi itibariyle ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya kapak hesabının 724.598.218TL olduğunu, bu bedelin dahi sıra cetveline kaydedilen tutardan daha düşük olduğunu beyanla, alacak tutarının hatasız bir şekilde sıra cetvelinde yer alması, usuli bakımdan önemli bir konu olup, aksi halde sıra cetvelinin sıhhatinin sakatlandığını, bu nedenle sıra cetvelinde yer alan borcunun bulunmadığının de tespiti yapılarak itirazların kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Esas sayılı icra takip dosyasından dolayı davalı-alacaklı yana borçlu bulunmadığının tespiti ile fazladan ödendiği iddia edilen bedelin istirdadı istemine ilişkin olduğu, davacı yanca her ne kadar icra dosyası kapsamında borçlu olmadıkları iddia ve beyan edilmiş ve fazladan ödenen miktarın istirdadı talep edilmiş ise de; az yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, davacı yanca icra takibinden sonra davalı yanın hesabına 19/08/2016 tarihinde 6.315,84 TL ödeme yapıldığı, ancak icra müdürlüğünden aynı tarihe ilişkin olarak alınan kapak hesabı sonucu icra dosya borcunun 7.960.28 TL olduğu, yapılan ödemenin icra dosya borcunun tamamını karşılamadığı ve ayrıca davacı yanca her ne kadar 02/10/2017 tarihli beyan dilekçesi ile; 7.000,00 TL mükerrer ödeme yapıldığı beyan edilmiş ve mahkememizce de davacı yana ikinci kez tahsil edildiği bildirilen 7.000 TL'nin ödeme tarihini de gösterir dekont veya makbuz örneğini sunmak üzere" süre verilmiş ise de; davacı yanca herhangi bir beyan ve belge sunulmadığı...
Verilen süre içerisinde davacı tarafından usulüne uygun şekilde ilanların yaptırıldığı, ilan gazetelerinin dosya içerisine alındığı anlaşılmıştır....
Dosya kapsamı ile uyumlu bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; İncelenen taraf ticari defterleri uyarınca davacının 13.05.2019 takip tarihi itibariyle 10.384,00TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan alacaklı olduğu ancak davalı şirket söz konusu asıl alacak miktarını takipten sonra olmak üzere 21.05.2019 tarihinde davacı şirketin banka hesabına, icra dosyası kapak hesabı yapılmaksızın ödediği, TBK m.100 kapsamında yapılan hesaplama neticesinde ,davalı takip tarihinden sonra 21.05.2019 tarihinde 10.384,00TL, ödeme yapış olmakla yapılan ödemeler öncelikle harç, faiz ve giderler ile icra vekalet ücretine sayılmak üzere 10.384,00 - 1.836,33TL = 8.547,67TL asıl borcunu ödemiş olup davalıdan takibe konu fatura tutarı olan 1.836,33 TL alacağının olduğu kanaatine varılmıştır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça rehin açığı belgesinin iptali talebinde bulunduğu, bu itibarla şikayetin kısmen kabulü ile rehin açığı belgesinin fazla hesaplanan 231.758,13 TL faiz alacağı yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmesine rağmen mahkemece bu istemin reddi kararının dosya kapsamına aykırı olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvuru esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvuru kısmen kabulüne, kararın HMK'nın 353/1-b(2) maddesi uyarınca kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile 20.09.2013 tarihli rehin açığı belgesinin ve 19.09.2013 tarihli dosya kapak hesabının fazla hesaplanan 231.758,13 TL faiz alacağı yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 06/07/2015 tarihli taahhütnamede dosya kapak hesabına göre, taahhüt tarihi olan 06/07/2015 tarihine kadar işlemiş faiz olarak 1.585,79 Türk lirasına yer verilmesine karşın, taahhüt tarihinden son taksit tarihi olan 05/06/2017 tarihine kadar işleyecek faiz miktarına yer verilmediği gibi, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden açıkça feragat ettiğine ilişkin beyanının da bulunmadığı, bu kapsamda alacaklı vekilinin “borçlu borcunu düzenli öder ise 6.000,00 Türk Lirası dışındaki alacaklarımızdan feragat ederiz” şeklindeki beyanının şarta bağlı olmasından dolayı ödenecek borç miktarı konusunda belirsizlik doğurduğu, bu haliyle taahhüdün...


