Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davalının davadan -------- tarihinde haberdar olduğu, dava dosyasındaki tebligat parçasından görülüp anlaşılacağı üzerine tebligatın davalıya TK 21/2 maddesine göre muhtıra yapıldığı ancak ödenen parçada davalının adreste bulunmama sebebi belirtilmemiş olduğu gibi en yakın komşu yada yöneticiye haber verilmediği, O nedenle dava dilekçesi tebliği usulsüz olup davalı davadan---- tarihinde haberdar olmakla davaya ilişkin davacının davasını --- maddesine dayanarak açtığı anlaşıldığı, dolayısıyla bu halde davacının tasfiye memurunun kusuru nedeniyle malvarlığında doğrudan bir zarar meydana geldiğini somut bir şekilde ve hiçbir kuşkuya mahal olmaksızın ispat etmesi gerektiği, davacının dava dilekçesinde beyan ve iddialarının son derece soyut ve afaki olduğu anlaşıldığı, davacının da ortağı olduğu----yılında kurulan şirketin----- tasfiye kararı ortaklarca alınınca her iki ortağın istem, kabul ve oluruyla şirketin tasfiye işlemlerini...
Tasfiye memurları bakımından haklı sebep TTK 442/11 ile azil nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerçekten de yukarıdaki tanım dikkate alındığında tasfiye memurlarının azli bakımından haklı sebep, bir tasfiye memurunun güvenilirliğinde ve ehliyetindeki itimatı sarsan bütün olaylardır. Mevcut bir neden dolayısıyla tasfiye memurunun tasfiyeyi doğru bir şekilde idare edemeyeceği sonucuna varılıyorsa, haklı sebebin mevcudiyeti kabul edilmelidir. Ayrıca tasfiye işlemlerinde tarafsızlık ile bağdaşmayacak, özellikle çoğunluğun veya bazı pay sahibi gruplarının çıkarlarını koruyan davranışlar da, haklı neden olarak kabul edilebilir Yani diğer bir anlatımla, ileri sürülen nedenler dikkate alındığında, artık tasfiye memurundan görevini doğru bir şekilde icra etmesi beklenemiyorsa, azil için haklı bir neden mevcut demektir. Haklı nedenin mutlaka azledilecek tasfiye memurunun şahsında ortaya çıkması gerekir. Ancak haklı nedenlerin ortaya çıkmasında tasfiye memurunun kusuru şart değildir....
Otomotiv Yan Sanayi ve Ticaret LTD ŞTİ'nin haklı nedenle FESİH VE TASFİYESİNE, Tasfiye memuru olarak SMMM ...'nın aylık 3.500,00 TL ücret ile seçilip görevlendirilmesine, Karar kesinleştiğinde ve tasfiye memurunun 3 aylık ücretinin davacı vekilince peşin olarak yatırıldığında tasfiye memurunun tebliğ ile bilgilendirilerek göreve başlatılmasına, sair ücretlerin tasfiye tamamlanana kadar şirkete ait mal varlığından karşılanmasına, Yönetim kayyumunun görevinin KARAR KESİNLEŞENE KADAR DEVAMINA, 2-Alınması gereken maktu 427,60.-TL harçtan peşin yatırılan 80,70.-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90.-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 1.855,40....
YAZIM TARİHİ : 11/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan tapu iptal, tescil, tazminat, tasfiye memurunun azli davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili ...’ın 60.000,00 TL esas sermayeli ve 2400 toplam hissesi bulunan ve 28/06/1999 tarihinde kurulan, Tasfiye Halinde ... Turizm Otelcilik İnşaat San. Ve Tic....
kararın sıhhatine etkili olmadığı, ayrıca davacının şirketin tasfiyesine yönelik karşı oy kullanmasına rağmen tasfiyeye ilişkin açık bir muhalefetinin tutanakta yazılı bulunmadığı sadece tasfiye memurunun ... ... olarak belirlenmesine ilişkin muhalefetinin tutanağa yansıdığı anlaşılmaktadır....
Teknik bilirkişi heyeti tarafından dosya içerisine alınan raporun incelenmesi sonucu, ortaklar arasında uzun yıllardan beri devam eden husumetlerin bulunduğu ve ortaklar arasında güven unsurunun kalmadığı, mali incelemeler sonucu davalı şirketin atıl durumda olduğu, aktif olarak çalışmadığı, şirketin ----- tarihinden sonra gelir tablosu hareketlerinde herhangi bir gelişme olmadığı, davalı şirketin vergi kayıtlarına göre ----- vergi borcunun olduğu ve ödenmediği, tarafların ortak iradelerinin şirketin -------- tarihinden itibaren atıl olması nedeni ile şirketin feshi konusunda anlaştıkları, bu haliyle şirketin bütün ortakların feshi ve tasfiye konusunda anlaşmaları nedeni ile şirketin atıl olmasından da kaynaklı olarak ayakta kalmasının hem şirket ortaklarına hemde ekonomiye bir katkısının kalmayacağı anlaşıldığından açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
ın şirketi temsil ve ilzam yetkisine sahip ortak olduğunu, şirketin fesih sebebi ile re'sen terkin edildiğini, tasfiye memuru atanması akabinde mutlak butlanla batıl ve usulsüz işlem gerçekleştirilerek şirketin yaklaşık 1,2 milyar Türk lirası değerindeki taşınmazının ortakların bilgi ve haberi olmaksızın 600 milyon TL'ye satıldığını, bu paranın 150 milyon kadarının tasfiye memuru ve ortaklarının zimmetine geçirildiğini, süreç içerisinde tasfiye memurunun şirketi zarara uğratacak işlemler yaptığını belirterek, tasfiyenin durdurulmasına, şirketin ... Bankası Osmanbey Şubesinde bulunan ... numaralı banka hesabından para transferinin engellenmesine, ihbar edilen tasfiye memurunun tedbiren ve derhal görevden alınmasına ve şirkete yeni tasfiye memuru atanarak ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesine, tasfiye memuru olarak ... T.C. kimlik numaralı Mali Müşavir ...'...
Şti’nin ortakları olduklarını, davalı ...’ın şirkete ait borcundan kurtulmak ve kendi belirlediği kişiyi müdür olarak seçmek için şirket merkezi dışında davet usulüne uymaksızın ortaklar kurulunu topladığını ve müvekkillerinin katılımı olmaksızın şirket müdürü olan müvekkili davacı ...’nin görevine son verilerek yerine şirket hissedarı olmayan dava dışı bir kişinin seçildiğini, alınan kararın yokluk ile malul olduğunu ileri sürerek, 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu kararının iptalini, talep ve dava etmiş, birleşen dosyada ise İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 12.06.2000 tarihli 46725 sayılı tasfiye kararının sicile tescili talebinin reddine dair ticaret sicil memurunun işleminin iptaline ve tasfiye kararının ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur....
İnşaat A.Ş 'nin FESHİNE ve TASFİYESİNE, 2-Tasfiye memuru olarak ...'...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan azil davası neticesinde mevcut tasfiye memurunun görevinden azli ile yerine ..., ... ve ...'...


