Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir. Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir. Olayımıza gelince; mahkemece 1135, 1137, 1141, 1148 parsel sayılı taşınmazlarda aynen taksim kararı verildiği halde ifraz taksim projesi hazırlatılmadığı, parsellerin kime hangi oranda bırakıldığı anlaşılamamaktadır....
Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir. Somut olayda dava konusu 163 ve 203 parseller öncesinde 23 parselde bir bütün iken 1997 tarihinde Belediye tarafından yapılan imar çalışmaları sırasında ortasından yol geçirilmek suretiyle ikiye bölündüğü dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflarca gösterilen tanıklar, taşınmazlar bir bütün iken maliklerin aralarında taksim yaptıkları ve bir kısım maliklerin yerlerine ev yaptıklarını bildirmişlerdir. Ancak ifraz edildikten sonra oluşan 163 ve 203 parsel sayılı taşınmazlarda taksim yapıldığı belirlenememiştir. Davalı, dava konusu payları oluşan imar parselleri üzerinden edinmiş olduğundan ve bu parsellerde de taksim olgusu ispatlanamadığından davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
parselin 28.07.1958 tarih ve 926 yevmiye ile ifrazından oluştuğu, 131 sayılı parselin ifraz ve kısmen terkin sebebiyle 28.07.1958 tarihinde kaydının kapatıldığı anlaşılmakla, ifraz işleminin imar yasası hükümleri uyarınca yapılmış bir işlem olup olmadığı sorularak, taşınmaza ait belediye ifraz işlem dosyasının ilgili belediye başkanlığından, 2-Geri çevirme kararında somut emsal olarak incelenen 2938 sayılı parselin ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte tapu kayıtları istenmesine rağmen dosyaya 28.11.2008 tarihli istimlaken ifraz tapu kayıtlarının gönderildiği anlaşılmakla somut emsal olarak incelenen .... parselin ilk tesis tarihinden itibaren tüm tedavülleri ve dayanakları ile birlikte tapu kayıtlarının tapu müdürlüğünden, Getirtilerek alınan bütün cevabi yazılar ile bilgi ve belgelerin dosya içerisine konulmasından ve yerindeliğinin bizzat hakimlikçe denetlenmesinden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine yeniden GERİ ÇEVRİLMESİNE...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki davadan dolayı....(Kapatılan) Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.5.2012 gün ve 259-309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekilince istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü. -KARAR- Dosya ile ilgisi bakımından; Çekişme konusu.... İli,.... İlçesi,....Köyü,558 parsel sayılı taşınmaza ilişkin....'...
Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre borçlu davalı ..., dava konusu 1375, 627, 651, 44 parsel sayılı taşınmazlarda paylı malik durumundadır. Yukarıda bahsedilen yasal değişiklikle alacaklı (davacı) tarafından borçlunun haczedilen payının doğrudan icra yolu ile satışı mümkün hale geldiğinden alacaklının (davacı) İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi gereğince yetki alarak dava konusu taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı kalmamıştır. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıran davalılardan ... ile ...'ya iadesine, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 145 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların kök parsel olan 365 parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemi çerçevesinde 27/03/1991 tarih ve 91 sayılı encümen kararı ifraz talebine konu olduğunu, Hadımköy Belediyesi'ne bağlı olan 365 parsel sayılı 101.055,00 m² yüzölçümlü taşınmazın maliklerinin talebi ile ifraz edildiğini, ifraz sonucunda 144 ada 1 parsel ile 145 ada 1, 2, 3 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, 144 ada 1 parselin 365 sayılı parselin maliki tarafından Hadımköy Belediyesine Belediye Hizmet Alanı olarak kullanılmak üzere şarta bağlı olarak bağışlandığını, davalı ......
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece taşınmazın hükmen tescil edildiği, Kadastro Sırasında veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmeliğin 15.maddesi uyarınca hükmen tescil edilen taşınmazlarda 41.maddeye göre düzeltme yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmiştir. Dava, 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istemine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur....
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklindedir....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 170 ada 1, 2, 3 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, yerel bilirkişi ve tanık beyanları doğrultusunda çekişmeli 2983 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan dava ve temyize konu 170 ada 2, 3, 4 parsel sayılı taşınmazlarda davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 2983 parsel sayılı taşınmazın tutanağının edinme sütununda; "...tapu kaydının 1/3 payının açık artırma ile satışı yapıldığı ve 1984 yılında ... Beldesi'nden 287 kişinin satın aldığı, 1987 yılında bu kişilerin adlarına tapuya tescil edildiği, 1994 yılında aralarında ifraz edip taksim ettikleri ve taksim sonucunda taşınmazın İsmail kızı ...'...
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 4, 5, 223, 231 ve 232 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğunu, dava dışı... tarafından davalıya pay satıldığını, davacıların satış işleminden haricen haberdar olduğunu, yasal önalım hakkı tanınarak davalı üzerindeki dava konusu taşınmazlardaki hisselerin tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazlardaki hisseleri 220.000,00 TL'ye satın aldığını, dava konusu taşınmazlar ile ilgili toplulaştırma çalışmalarının 04.07.2011 tarihinde başlamış olup, taşınmazların toplulaştırma kapsamında olduğunun aynı tarihte tapuya şerh edildiğini, dava konusu 4, 5, 223, 231 ve 232 parsellerdeki satıcı .... hisselerinin ... Mah., 106 ada 3 parsel olarak tespit gördüğünü ve tam paylı mülkiyet olan 106 ada 3 parselin toplulaştırmayı yapan... tarafından...'...


