CEVAP 1.Davalı-davacı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği, eve sürekli geç geldiği, kadına hakaret ettiği, kadın ve çocukla ilgilenmediği, evi terk ettiğini iddia ederek erkeğin davasının reddini istemiş, birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk yararına aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davalı-davacı kadın vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; erkeğin sabit bir işinini olmadığını, evi terk ettiğini, uygunsuz yerlere gittiğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk yararına aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir...
CEVAP Davalı-davacı erkek vekili cevap ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin inşaat işi ile iştigal olduğunu, şirketinin 2017 yılı Kasım ayında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca incelemeye alındığını, 2019 yılı Haziran ayına kadar iş yapamaz hale geldiğini, bu süreçte kadının müvekkiline destek vermediğini, Konya iline alışamaması nedeniyle müvekkilinin tüm işlerini bırakarak 2017 yılında İzmir iline yerleştiklerini, bu süreçte kadının ev işleriyle ve çocuğun bakımıyla ilgilenmediğini, 2019 yılı Ocak ayının ikinci haftasında sebepsiz yere ortak konutu çocuğu ile terk ederek ailesinin yanına taşındığını iddia ederek; kadının davasının reddini istemiş, birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine ve erkek yararına faiziyle birlikte 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III....
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulü ile boşanma ve fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın ... kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davanın aile mahkemesi sıfatıyla aynı mahkemede açılmış olan boşanma davasında tefrik edilmiş olması nedeniyle, karar başlığında asliye hukuk mahkemesi yazılmış olmasının sonuca etkili olmamasına göre; sair temyiz itirazları yerinde değildir. Uyuşmazlık, davalı eşte kaldığı ileri sürülen ziynet eşyalarının bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir....
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin, evlendikten hemen sonra ortak konuta gece geç saatlerde gelmeye başladığını, evin ihtiyaçlarını karşılamadığını, ekmek almak için dahi para bırakmadığını, sonrasında da ortak konutu terk ederek bir daha geri dönmediğini, bu süre zarfında davalı erkeğe ulaşamadığını ve bu bekleyişin 8 yıla yaklaştığını, davalının evine dönmediğini, evliliklerinden beklenen menfaat kalmadığını iddia ederek; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 700,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II....
DAVA ... erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının, müvekkiline hakaretler ve küfürler ettiğini, her tartışmada evi terk ettiğini, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.. II. CEVAP Davalı-davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin, M....
, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, önceki boşanma davasının reddinin kesinleşme tarihinden dava tarihi arasında gerçekleşen 3 yıllık yasal süre içerisinde tarafların bir araya gelemedikleri, evlilik birliğini tesis edemediklerinin dosya kapsamı ile belirlendiği, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taraflar arasında daha önce görülüp red ile sonuçlanan davada kararın kesinleşmesinden sonra 3 yıllık yasal süreç içerisinde evlilik birliği yeniden kurulamamış ise boşanma kararının verilmesinin yasal bir zorunluluk olması nedeniyle karşı davanın da bu yönü ile kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verildiği, boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, ortak çocuklardan ... ve ...'...
Ne var ki, davacı-karşı davalı kadının kabul edilen boşanma davasından verilen boşanma kararı temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleşmiş; erkeğin birleşen davasının boşanma bakımından konusu kalmamıştır. Bu nedenle davalı-karşı davacı erkeğin Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı birleşen boşanma davasında “karar verilmesine yer olmadığına” kararı verilmesi gerekmekle birlikte; davanın açılmasındaki haklılık durumuna göre, bu dava nedeniyle davacı-karşı davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri gerekip gerekmediğinin de karara bağlanması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 897 parsel sayılı taşınmazını kendisine daha iyi bakması için eşi olan davalı ...’ye ölünceye kadar bakım akdi ile devrettiğini, ancak devir tarihinden sonra davalının kendisini sürekli aşağıladığını, zaman zaman evi terk ettiğini, geçimsizlik nedeniyle davalıya karşı boşanma davası açtığını, bakım akdinin gereklerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, davacı ile 7 yıldır birlikte olduklarını, geçimsizliğin davacının dört çocuğundan kaynaklandığını, kendisine kötü davrandıklarını, davacının serbest iradesi ile çekişmeli taşınmazı devrettiğini, kendi çocuklarını görmeye gidip geri geldiğinde davacının kendisini evden kovduğunu, bakım borcunu yerine getirdiğini bildirip davanın reddini savunmuştur....
Somut olayda; davalının sadakatsiz davranışlarının ortaya çıkması üzerine müşterek konutu terk ettiği ve açmış olduğu boşanma davasının reddedildiği sabit olup davacının ayrı yaşamada haklılığı kanıtlanmıştır. O halde, istemin tedbir nafakası olması ve eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesinin ayrı yaşama halinde de korunması gerektiği düşünüldüğünde, davacı eşin sürekli bir işte çalışarak sabit bir gelir elde etmesi davalı kocayı nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır....


