Davalı, davacının iddia ettiği kadar ziynet eşyasının bulunmadığını, yine söz konusu ziynetlerin kendisi tarafından bozdurulmadığını, bu ziynetlerin davacının zilyetliğinde olduğunu; davacının 2008 yılında evdeki tüm eşyalarını, fotolarını, ziynetlerini de alıp müşterek haneyi terk ettiğini, sonrasında da mahkemenin 2008/773 E. sayılı dosyası ile kendisi aleyhine boşanma davası açtığını, bu dava devam ederken davadan feragati sonrası davacı ile yeniden biraraya geldiklerini, davacının müşterek haneye döndüğü zaman ziynet eşyalarını beraberinde getirmediğini, nikah yüzüğü dahil tüm ziynet eşyalarını sattığını ve parasını babasına verdiğini kendisine beyan ettiğini; nitekim, davacının babasının davacı müşterek haneyi terk ettiği tarihlerde eski taşınmazını satarak 2009 yılı Nisan ayında yeni bir ev satın aldığını savunarak; davanın reddini istemiştir....
DAVA Davacı karşı davalı kadın vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçelerinde özetle; evlenmelerinden kısa bir süre sonra davalı karşı davacı erkeğin engelli kartı olduğunu gördüğünü, davalı karşı davacı erkeğin bipolar afektif bozukluk tanısı nedeniyle 03.10.2013 tarihli rapora göre %40 oranında engelli olduğunu, bu durumunu nişanlılık döneminde kadından gizlediğini, evlilik süresince hastalığı nedeniyle tutarsız ve dengesiz davranışlar sergilediğini, ani ve şiddetli sinir krizleri geçirdiğini, hakaretler ettiğini, çevresine karşı duvarları yumruklayarak aşırı şiddet içeren davranışlarda bulunduğunu, çoğu zaman sebepsiz tartışma çıkartarak kadını boşanma ve evi terk etmekle tehdit ettiğini, sürekli "seni bırakacağım, evlendiğime pişmanım, 10 çocuğumuz olsa da seni bırakacağım" dediğini, evi terk ederek günlerce tek başına bıraktığını, küçük görüp alenen aşağıladığını, tüm bu davranışları sonrası ağlayıp yalvarıp pişman olduğunu söyleyerek af dilediğini ancak yine aynı davranışlarını...
Davacı kadın davaya konu ziynet eşyalarının evi terk ederken zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır....
CEVAP Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının, evliliğin ilk gününden itibaren müvekkilinin ailesine karşı soğuk ve mesafeli davrandığını, müvekkilinin de ailesi ile görüşmesini istemediğini, davacının bu tutumu nedeniyle birçok kez tartışma yaşadıklarını, bu tartışmalar sırasında müvekkiline ve ailesine karşı hakaret içeren sözler sarf ettiğini, birkaç kez müşterek konutu terk ederek ailesinin yanına gittiğini, hiçbir kusuru olmadığı halde çocuklarını düşünen müvekkilinin her defasında kadının eve geri dönmesini sağladığını, son yaşanan tartışma sonrası yine evi terk eden kadının işbu davayı açtığını, Whatsapp üzerinden gönderdiği çok sayıda mesajla müvekkili ve ailesine yönelik çok ağır hakaretlerde bulunduğunu, bu nedenle şikayet sonucu savcılık soruşturması başlatıldığını, akabinde tekrar aile konutuna dönen kadının gitmeyerek ortak konutta yaşamaya başladığını, aynı çatı altında yaşamak istemeyen müvekkilinin bunun üzerine müvekkilinin aynı apartmanın...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2020 yılının Ramazan bayramından 5-10 gün önce gerçekleşen olay sonrasında tarafların barışarak birlikte yaşamaya başladıkları anlaşılarak önceki olayların affedilmesi yada en azından hoş görü ile karşılanması nedeniyle taraflara kusur olarak yüklenmemesine, barışma olayından bir ... sonra gerçekleşen olay sonrasında tarafların anlaşmalı boşanma sürecine girmelerine ve protokolün gereklerine yerine getirmelerine karşın davalının tekrar anlaşmaya aykırı olarak eve yerleşmesi ve anlaşmalı boşanma davasından feragat etmesi şeklindeki eylemi ile araba için çekilen kredinin davacı eş tarafından ödenmek zorunda bırakılması ve davalı kadının ailesinin evliliklerine müdahalesine kayıtsız kalınması nedeniyle evliliğin çekilmez hale gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacı erkeğin ise dosya kapsamına göre kusursuz olduğu, sabit görülen eylemler nedeniyle ortak hayatın sürdürülmesinin taraflardan beklenemeyecek...
Artık fiilen bitmiş olan bu evliliğin resmiyette de bitirilmesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmamıza karar verilmesini talep ediyorum demiştir. 2.Davacı-birleşen davalı erkek vekili birleşen davada cevap ve birleşen davada ikinci cevap dilekçelerinde; Karşı tarafın evliliği boyunca müvekkilimi evlililikleri süresince mütemadiyen psikolojik ve ekonomik şiddetle evliliğin temelden sarsılmasına, psikolojik sorunları ve annesinin ve babasının Erzincan'da bulunan evine giderek evi terk etmesiyle tam kusurlu olduğunu, davalı kadının cevap dilekçesinde belirtmeye çalıştığı altın para ve çeyizini anne ve babası ile davalı kadın beraberinde götürdüğünü, müvekkilinin evlilik birliğini çevrenin telkiniyle ve ilerde düzelir umuduyla devam ettirmeye ve sabır göstermeye çalışmasına karşın karşı tarafın sürekli olarak ev hanımı olmasına rağmen ev işleri yapmadığını, evlilik birliğinin temelden sarsılması ve evi terk nedeniyle evlilik birliğini devam ettirme ihtimali kalmadığından...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadının, erkeğin ailesini ortak evde konuk olarak istemediği, onları ziyarete gitmediği ve erkeğin ailesine karşı kötü davrandığı, erkeğe "sen adam değilsin, seni kocam olarak görmüyorum" seklinde söylediği, bu davranışları ile erkeğe karşı duygusal şiddet uyguladığı, erkeğin ise, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, " mal, pislik" şeklinde sözlerle hakaretler ettiği ve kadına yönelik psikolojik şiddet uyguladığı, ortak evi terk ettiği, ortak evin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılamayarak evlilik birliğinden ... yükümlülüklerini yerine getirmediği, taraflar arasında şiddetli geçimsizlik bulunduğu ve evlilik birliğinin devamının eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmasında erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen ve boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan, çalışmayan ve düzenli geliri...
Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/622 Esas ve 2018/155 Karar sayılı kararı ile kadının basit yaralamadan, davacı erkeğin ise hürriyeti yoksun bırakma suçundan ceza aldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşine ilgi ve sevgi göstermeyen, hürriyeti tahdit suçunu işleyen erkek ile eşine fiziksel şiddet uygulayan, sık sık ortak konutu terk eden kadının eşit kusurlu oldukları gerekçesi ile her iki davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, eşit kusur nedeniyle tarafların tazminat taleplerinin reddine, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği anlaşılan kadın yararına 300,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B....
Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar evlilik birliğinin temelinde sarsılmasına neden olan olaylarda davacı karşı davalı kadın tam kusurlu kabul edilmişse de, fiili ayrılığın tek başına boşanma nedeni sayılamayacağı, terk hukuki sebebine dayalı olarak açılmış bir boşanma davasının da bulunmadığı dikkate alınarak kadının evi terk etmesinin kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, diğer yandan tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı karşı davacı erkeğin davacı karşı davalı kadını aşağıladığının anlaşılmasına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekirken yazılı olduğu şekilde davacı karşı davalı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3....
İstinaf Sebepleri Davacı erkek mirasçı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece kusur tespitinin hatalı yapıldığını, davacının yargılama aşamasında vefat ettiğini, vefat etmiş olduğundan açılan boşanma davasının konusuz kalması nedeniyle boşanma konusunda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C....


