WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 12.04.2016 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. Davacı vekili Av. ...'ın sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya katılamayacağına ilişkin dilekçe verdiği görüldü. Vekaletnamesinde tevkil yetkisi olduğu ve mazeretini belgelendirmediği görüldü. Mazereti kabul edilmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur....

ın maktul ile ilişkisinin bulunduğu, eşinden boşanarak maktul ile evlenmeyi planladığı, ilişkilerinin maktulün ailesi ve kendi ailesi tarafından öğrenilmesi ve eşinin evi terk etmesi üzerine sanığın boşanma davası açtığı, bu arada eşinin sanığın kendisini aldattığını etrafta yaydığı, sanığın evlenmeye ilişkin ısrarı üzerine maktulün sanıktan ayrılmaya karar verdiği, sanığın telefonlarına çıkmadığı, mesajlarını cevaplamadığı, olay günü sanığın yolda yürümekte olan maktulün arkasından yaklaşarak kafasına doğru bir el ateş ettiği, maktulün yere düşmesi üzerine bir el daha ateş ettiği, maktulün aldığı yara sonucu olay yerinde öldüğü olayda; maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan hukukça geçerli haksız fiil bulunmadığı anlaşılmakla, tahrik nedeniyle cezada indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, Yasaya aykırı olup, sanık müdafii, müdahiller vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, re'sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki...

feragati nedeniyle reddine karar verilmiştir....

beyanları ile sabit olduğu üzerine erkeğin, kadının ailesine karşı herhangi bir saygısızlıkta bulunmadığı, şiddet, küfür ve hakaret tarzı eylemlerinin olmadığı, kadının ortak konutu terk etmesinden sonra erkeğin kadının babasına kıskançlık nedeniyle artık yapamadığı için birlikte yaşamak istemediğini söylediği,erkeğin borçlarının olması nedeniyle kendisine yardım teklifinde bulunan kayınpederine "arabayı satıp borçları kapatıp Büşra'nın hakkını da vereceğim" şeklinde beyanda bulunduğu,erkeğin bu beyanından evliliği devam ettirmek istemediği sonucunun çıkarılamayacağı,erkeğe atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine, asıl davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin davacı babaya verilmesine, annesi ile kişisel ilişki tesis edilmesine, babanın ortak çocuk için tedbir ve iştirak nafakası talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,kadının maddî...

CEVAP Davalı kadın vekili cevap dilekçelerinde; davacıda psikolojik rahatsızlıkların bulunduğunu, bu rahatsızlıklarına katlanarak elinden geleni yaptığını, ilaçlarını zamanında verdiğini, buna rağmen davacının hiç çalışmadığını, davacının ailesi ile aynı apartmanda oturduklarını, ailesinin tarafların tüm hayatına müdahale ettiğini, hiç bir şekilde yardımcı olmadıklarını, ortak çocuğun bazı sıkıntılar nedeniyle Saray Sevgi Evleri Kız Yetiştirme Yurduna yerleştirildiğini, çocuğuna daha yakın olabilmek için yetiştirme yurduna yakın olan annesinin yanına gittiğini, evi terk etme kastının bulunmadığını belirterek, öncelikle açılan davanın reddine karar verilmesini, aksi halde ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 200.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep vermiştir. III....

çalıştığını, müvekkilinin, yasal olarak evli bulunduğu kişinin nerede ve kiminle yaşadığını bilmediğini, telefonda müvekkiline ilk başta eve döneceğini söyleyen davalı-karşı davacının, sonradan müvekkilinin telefonuna bakmamaya, telefonu açtığında ise "bir daha beni arama", "boşanmayacağım", "evi üzerime yaparsan boşanırım" gibi sözler söylediğini, müvekkili ve çocuklarına hakaret ettiğini, müvekkilinin kendisine "madem evi terk eden sensin, madem ben senin için çok kötü bir adamım, neden boşanma davası açmıyorsun?"...

bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, kadının karşı boşanma davasının ise reddine karar verilmiştir....

Aile Mahkemesinin 2013/948 Esas-2014/409 Karar sayılı dosyasında açılarak ispat edilemediğinden reddine karar verilen ve kesinleşen boşanma davasından önceki vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenmesinin kesin hüküm engeli nedeniyle mümkün olmadığı, böylelikle erkeğin tam, kadının kusursuz olduğu, birleşen davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, ne var ki asıl davanın kabulü kararı istinaf konusu yapılmadığından, birleşen davadaki boşanma talebinin konusuz kaldığı, kadın yararına hükmedilen tedbir, yoksulluk ve tazminat miktarlarının da az olduğu gerekçesiyle davalı-davacının kusur belirlemesi, birleşen davanın reddi, tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat miktarına yönelik istinaf talebinin kısmen kabulüne, bu konuda yeniden esas hakkında hüküm tesisine, erkeğin tam kusurlu, kadının kusursuz olduğu şeklinde kusurun gerekçesinin düzeltilmesine, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, buna bağlı olarak kadın yararına vekâlet ücreti...

İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli, 2017/303 esas, 2019/106 karar sayılı kararı ile tarafların evliliklerinin son zamanlarında ve boşanma davası açıldıktan sonra davacının kapı kilidini değiştirmesi dolayısıyla birlikte yaşamadıkları, toplanan delillere göre evliliğin taraflar için çekilmez hale geldiği, davacının davalıya Umre ziyaretinde kendisini tur rehberiyle aldattığı şeklindeki ithamı nedeniyle tarafların bir birine olan güvenlerinin sarsılmış olduğu, taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte geçimsizliğin bulunduğu, evliliğin devamında korunmaya değer bir yarar kalmadığı, davalının eşinden onay almadan müşterek konutu terk ederek kızı ya da annesine gittiği ve uzun süre kaldığı, davacıya kardeşlerinin veya akrabalarının yanında "sen delisin, bu deliyi benim başımdan alın" şeklinde sözler söylediği bu sebeple kusurlu olduğu, davacının ise davalıya Umre'ye gittikleri...

görevlerini ihmal ettiği, sanal ortamda güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu , davacı kadının da ,eşi ve çocuğu ile yeterince ilgilenmediği,zaman zaman evi terk ettiği anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu