Davalı cevap dilekçesinde; davacı kadının yükümlülüklerini yerine getirmemek için müşterek haneyi terk ettiğini, müvekkilinin önceki vekili tarafından açılan boşanma davalarının, takibi süreçlerindeki hatalar nedeniyle reddedildiğini, davacının nafaka istemeye hakkı olmadığını, üstelik istenen nafaka miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı lehine aylık 300 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tedbir nafakası talebine ilişkindir. 4721 sayılı MK.nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilir....
tarafların fiilen ayrı yaşadıkları sabit ise de, bu durumun tek başına boşanma sebebi teşkil etmediği, terk hukuki sebebine dayalı olarak açılmış bir boşanma davası da bulunmadığı, davalı erkeğe kusur olarak yüklenebilecek bir hadisenin varlığı kanıtlanamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir....
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; erkeğin 21.12.2015 tarihinde kadına eve dön ihtarı gönderdeğinden kadına yüklenen kusurları affettiği en azından hoşgörüyle karşıladığı, bu durumda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl davada boşanma talebinin kabulüne ilişkin önceki karar erkeğin istinaftan feragati ile kesinleşmiş olduğundan boşanma talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin erkeğe yükletilmesine, ortak çocuğun velâyeti, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakaları yönünden önceki karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına yasal faizi ile birlikte 15.000,00 TL maddî ve 15.000,00 TL manevî tazminata, birleşen davada ise asıl davada verilen boşanma kararı kesinleşmiş olduğundan boşanma talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada...
ve boşanma kararının kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere aylık 750,00 TL iştirak nafakasının boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren her yıl TEFE-TÜFE ortalaması oranında artırılmak suretiyle erkekten alınarak kadına verilmesine, davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin kısmen kabulü ile, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere aylık 850,00 TL yoksulluk nafakasının boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren her yıl TEFE-TÜFE ortalaması oranında artırılmak suretiyle erkekten alınarak kadına verilmesine, davalı-davacı kadının maddî ve manevî tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminatın boşanma kararının kesinleşme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte erkekten alınarak kadına verilmesine, tarafların diğer istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmişitr....
Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. 15. Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonra da mademki “birlik artık sarsılmıştır” diyerek boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir....
Davalı–birleşen dosyada davacı (erkek) vekili, kadın eşin olumsuz tutum ve davranışları olduğunu, ortada hiçbir sebep yokken evi terk ettiğini, boşanma davası açtığını ama davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kadının ev işi yapmadığını, huysuz olduğunu, ev işlerinin başkası tarafından yapılmasına da rıza göstermediğini, eşine danışmadan kefil olduğunu, doğru olmadığı hâlde dövüldüğünü, kendisine iyi davranılmadığını etrafta söylediğini, evlilik birliğinin bu sebeplerle sarsıldığını ileri sürerek tarafların boşanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yerel mahkemece, Radiye ...'nun 2011 yılı ramazan ayında makul bir sebep olmaksızın müşterek haneyi terk ettiği, tarafların bu tarihten itibaren fiilen ayrı yaşadıkları, davacı tarafça ayrı yaşamaya ilişkin makul bir sebebin ispat edilemediği, müşterek haneyi haklı bir sebep olmaksızın terk etmesinin duygusal şiddet nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olduğu, bu sebeple ...'...
CEVAP Davalı-davacı kadın vekili cevap ve karşı dava ile karşı davaya cevaba cevap dilekçesinde özetle; davacı erkeğin evlilik birliği içinde sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, evi terk ettiğini, terk ettikten sonra müvekkili ve evi ile ilgilenmediğini, ortak çocuklarının ihtiyaçlarının müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkilinin sağlık sorunları olduğunu, davacının 4 yıldır Ebru Pazarçeviren isimli bir kadınla birlikte yaşadığını, hatta bu kadın ile birlikte suça karıştığını, gazete haberlerine konu olduğunu, müvekkilinin şu an çalışmadığını, emekli maaşı dışında geliri olmadığını iddia ederek ... erkeğin açtığı haksız davanın reddine, ... erkeğin asli kusurlu olması nedeniyle karşı davalarının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili için aylık 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile müvekkili lehine 120.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. III....
Davalı-karşı davacı (erkek) vekili, evlenirken tarafların müvekkilinin ailesi ile birlikte oturulacağı hususunda anlaştıklarını, dava dilekçesinde iddia edilen olayların gerçeği yansıtmadığını, kadın eşin müvekkilini hep horladığını, her fırsatta beğenmediğini, sevmediğini söylediğini, lüks talepleri olduğunu, ağır küfür ve hakaretler ettiğini, "benim için sokakta koca çok" şeklinde sözler söylediğini, tarafların oturduğu ev için kooperatifle anlaşılması üzerine müşterek evin boşaltılmasının istendiğini, kiralanacak uygun fiyatlı bir ev bulunmayınca müvekkilinin eşine baba evine dönmeyi önermesi üzerine eşinin evi terk ettiğini, müvekkilinin de çaresiz kalıp ailesinin yanına gittiğini ileri sürerek asıl davanın reddine, karşı boşanma davasının kabulüne karar verilmesini istemiştir....
Aile Mahkemesi'nin E.20051208-K.2007/278 sayılı dosyasında, kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının, kadının kocadan kaynaklanan kusurlu davranışları affettiği gerekçesiyle reddedildiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. İlk davanın reddi nedeniyle, ilk davanın açılmasından önceki olaylara dayalı olarak davacı kocaya bir kusur yüklenemez. İlk davanın açılmasından sonra tarafların biraraya geldikleri iddia edilmediği gibi, fiili ayrılık döneminde kocadan kaynaklanan ve ona kusur olarak yüklenebilecek yeni bir maddi olayın varlığı da kanıtlanamamıştır. Bu durumda; ilk davayı da açarak boşanma sebebi yaratan kadın tamamen kusurludur. Boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu olan eş yararına maddi-manevi tazminat (TMK.m.174/1-2) ve yoksulluk nafakasına (TMK.m.175) hükmolunamaz....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; bu evliliğin karşı tarafın üçüncü, kendisinin ise ikinci evliliği olduğunu, davalı ile aralarında 20 yaş fark bulunduğunu, davalının aralıklarla evi terk ettiğinden 3 ay evde birlikte kalabildiklerini, davalının kendisine "sen yaşlısın, senin sesini duymak istemiyorum ihtiyar" diye hakaret ettiğini, kadınlık görevlerini yerine getirmediğini, davalının yaklaşık 3 aydır dışarılarda gezdiğini, telefonuna cevap vermediğini, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....


