olduğunun ve süresinde yapıldığının kabulüne, ikinci haciz ihbarnamesinin geçersizliğine, alacaklı tarafından talep edilmesi halinde müvekkiline üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2009/8526 sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeniyle müvekkili şirkete birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri gönderildiğini, ancak bu ihbarnamelerin müvekkilinin eline geçmemesi nedeniyle itiraz edilemediğini, üçüncü ihbarnamenin tebliği üzerine haberdar olduğunu, bu sebeple yasal süresinde işbu davayı açtıklarını, müvekkili şirketin ne alacaklıya ne de davalı borçluya hiçbir borcu bulunmadığını, davalının müvekkili şirketle hiçbir alakası olmadığını belirterek, takip nedeniyle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen itiraz edilmediğini, böylelikle haciz ihbarnamesindeki borcun kabul edilmiş olduğunu, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliği üzerine, takibi sürüncemede bırakmak maksadı ile usul ve yasaya aykırı olarak işbu davanın açıldığını, borçlu ...'...
Üçüncü haciz ihbarnamesindeki rakam üzerinden para alacağının varlığının kesinleşmesi için, bu miktarın birinci ve ikinci haciz ihbarnamesindeki miktarlarla aynı olması gerekir. Diğer bir anlatımla, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin birinci haciz ihbarnamesindeki miktarı aşmaması gerekir. Aşması halinde ise, haciz ihbarnamelerinin büsbütün yok sayılması gerekmeyip, ancak birinci haciz ihbarnamesinde gösterilen alacak miktarını aşan miktarlar yönünden ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerini geçersiz saymak gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4863 esas 2021/231 karar sayılı ilamı) Somut olayda, davacı Banka kayıtları üzerinde bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde, davacının hesaplarında takip borçlusunun mevduat alacaklarının 07.05.2018 ve 10.09.2015 tarihleri itibariyle belirlendiği, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 23.07.2018 tarihi itibariyle bir belirleme yapılmadığı görülmektedir....
Şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takip üzerinden davacı idareye İİK. 89. maddesi gereğince üçüncü şahsa birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, bahse konu haciz ihbarnameleri hakkında idare tarafından süresinde ve usulüne uygun itirazlar yapılmadığı için takibin aleyhe olarak kesinleştiğini ancak davacı idarenin tüzel kişiliği olmadığı için yapılan tebligatın geçerliliğinin de olmadığını, takip borçlusu şirket ile herhangi bir iş yapılmadığını dolayısıyla takip borçlusunun müvekkili idarede herhangi bir alacağının da bulunmadığını, taraflarına gönderilen üçüncü şahıs haciz ihbarnamelerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, dava dışı ... .... .... İnş. Tem. Turz. Taşımacılık Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.ne borçlu olmadıklarının tespiti ile alacaklının kötü niyetli ve haksız takip yapmış olması nedeni ile %40 dan az olmamak üzere haksız takip ve kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur....
İcra Mahkemesince davalının 04.10.2005 günü dava dışı üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderdiği, üçüncü kişinin 4.124,-YTL.yi davalı dosyasına göndererek, kalan alacağa itiraz ettiği; davalı yanca ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderilmediği, oysa davacı yanca 16.05.2006 günü haciz müzekkeresi gönderildiği ve bunun itiraza tâbi olmadığı, kaldı ki şikâyet yargılaması sonunda davacının aleyhine oluşturulan hükmün Yargıtay’ca bozulduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İcra ve İflas Kanunu’nun 366 ncı maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ın keşideci olarak yer aldığı bonoya dayalı olarak lehdar davalı tarafından girişilen icra takibi kapsamında müvekkili yerine şubesine birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, oysa keşideciye bir borçları olmadığı gibi tüzel kişiliği bulunmayan şubeye çıkarılan tebligatların da hukuka aykırı olduğunu, bu tebligatların tüzel kişiliğe haiz müvekkili adresine yapılması gerektiğini, ihbarnamelerden geç haberdar olunduğunu belirterek, takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, haciz ihbarlarının dava dışı şubeye usulüne uygun tebliğ edildiğini, davacının bu davayı açmakta taraf ehliyeti bulunmadığını ve davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
Oto Teknik Ltd.Şti. aleyhine başlattığı icra takibi kapsamında birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin müvekkiline gönderilmiş ise de sehven itiraz edilemediğini, bu kez üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, oysa müvekkilinin dava dışı şirkete borcu bulunmadığını belirterek üçüncü haciz ihbarnamesi kapsamındaki borçtan dolayı müvekkilinin sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davayı kabul ettiğini ve müvekkilinin taleplerinden vazgeçtiklerini bildirmiştir. Mahkemece davalının kabul beyanı da gözetilerek, üçüncü haciz ihbarnamesi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı vekilinin temyizi karar ve ilam harcına yöneliktir. İİK.nun 89/3. maddesine göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir....
Anılan karar 10.12.2007 tarihli olup, 19.11.2007 tarihinde çıkartılan haciz ihbarnamelerinin iptalini gerektirmez. İcra müdürünün borçlunun bu yöndeki talebinin reddine ilişkin 17.12.2007 tarihli kararı isabetlidir. Mahkemece şikayetin reddi yerine kabulü ile İİK'nun 89/1 haciz ihbarnamelerinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık Konusu : Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde davacı tarafa gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle davalı .--- diğer davalı ... --- borcundan dolayı sorumlu olup olmadığı, haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi için şartların oluşup oluşmadığı, ayrıca ispat yükünün taraflardan hangisine ait olduğu noktasındadır. Davanın Hukuki Niteliği: Dava, İİK'nın 89. Maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnameleri nedeni ile borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır. Davanın Hukuki Sebebi: Menfi tespit davasını düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 89/3. Maddesindeki " Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse,------ yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir....
Tüm bu açıklanan nedenlerle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihleri itibariyle icra takibinin borçlusu davalı -----borcunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacının ----.İcra Müdürlüğünün--- Sayılı dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesi sebebiyle takip borçlusu ve alacaklısına karşı borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, davacının tazminat talebi bakımından ise; davalı alacaklının haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep etmekte kötüniyetli olduğu anlaşılamadığından davacının tazminat talebi reddedilmiş, usulüne uygun tebliğ edilmiş birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyerek üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilmesine davacı sebebiyet verdiğinden ve iş bu davanın açılmasına davalı alacaklı tarafından sebebiyet verilecek bir delil veya bulgu bulunmadığı anlaşıldığından yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış, İİK 89/3....


