Davacı tarafça manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. 6098 sayılı TBK ,'nın 142 ve 58. maddesi uyarınca borca aykırı davranış kişilik haklarını ihlal edecek bir zarara yol açması halinde manevi tazminata hükmedilebilecektir. Somut olayımızda manevi tazminat talebinin dayanağı taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi ve bu kapsamda yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan davalı tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan eylemlerdir. Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshinin söz konusu olmadığı sözleşmenin süre bitiminde kendiliğinden sona erdiği, davalının zararlandırıcı ve borca aykırı davranışı bulunduğu ve nedenle davacının kişilik haklarına saldırı olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla manevi tazminat talep hakkının bulunmadığı değerlendirilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat hukukuna ilişkin davada İstanbul 13. Asliye Ticaret ve 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, bayilik/franchising sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat ve cezai şart istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesince,davanın franchise sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat ve cezai şart taleplerine ilişkin olduğu,uyuşmazlık konusu franchise sözleşmesi ile ilgili Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.10.2008 gün ve 2008/566 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haksız feshinden dolayı maddi ve manevi tazminat isteminden kaynaklandığından kararın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay Yüksek 19.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 19.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 02.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere, asıl ve ek bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 07.12.2001 tarihinde bir yıl süreli imzalanan bayilik sözleşmesinin süresinden önce 12.09.2002 tarihinde davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının sözleşmesinin haksız feshinden dolayı müspet zararını talep edebileceği, sözleşmenin erken feshi nedeniyle davacının 945.20 TL gelir kaybı bulunduğu, davacının sözleşme dolayısıyla kiralamış olduğu iş yerinde boya, tamirat, elektrik tesisatı ve elektronik cihazlar nedeniyle masraflar yaptığı, bu konudaki toplam zararın 8.835.00 TL olduğu, davacının talep edebileceği maddi zararın toplam 9.780.20.TL olduğu,davacının maddi zarar ile ilgili olarak davalıyı daha önce temerrüde düşürmediği,davacının kira alacağı talebini yazılı olarak ispatlayamadığı, devir bedeli talebinin yerinde olmadığı, manevi tazminat isteminin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz...
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle sözleşmeye binaen verilen boş teminat çekinden dolayı menfi tespit isteminin incelemesinde, davacı tarafından aynı davalıya karşı aynı bayilik sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/131 E. 2009/307 K. sayılı kararı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin 2009/9314 -10864 E.K. sayılı ilamı onanarak kesinleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesine, karşı dava yönünden yapılan incelemede, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 20. maddesinde de “bayi, anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun feshi üzerine ... gün içinde elindeki dolu, boş, depozitolu depozitosuz tüpleri ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Asıl dava, haksız rekabetin tespiti, men'i maddi ve manevi tazminat; karşı dava, bayilik sözleşmesine aykırılık sebebiyle maddi tazminat; birleşen dava, bayilik sözleşmesi sebebiyle cezai şart istemine ilişkindir. Asıl dava yargılama aşamasında takipsiz bırakılarak bu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, kararı temyiz eden taraf vekillerinin asıl dava ve bu dava sonunda verilmiş bulunan açılmamış sayılma kararına yönelik herhangi bir temyiz itirazları bulunmamaktadır. Temyiz sebeplerinin tamamının taraflar arasındaki bayilik bayilik sözleşmesinin ihlal edilip edilmediği, ürün ve hizmetlerin ayıplı olup olmadığı, cezai şart talep edilip edilmeyeceği hususlarına yönelik olduğu anlaşılmakta olup, bu uyuşmazlıklardan kaynaklanan davaların temyiz incelemesi Yargıtay Yüksek 19. Hukuk Dairesi'ne aittir. Ancak, 19....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bulunan bayilik sözleşmesinin davalının 21.02.2006 tarihli ihtarname ile davalı tarafından feshedildiğini, davalının sözleşme yürürlükteyken daha düşük yedek parça fiyatı verme stok yaptırma, çalışma alanını daraltma gibi eylemlerle haksız rekabet meydana getirdiğini ileri sürerek 50.000.00.-YTL maddi 50.000.00.-YTL manevi zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki yetkili bayilik sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu sırada davacıya karşı haksız rekabete girişmesinin sözkonusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
Mahkemece sözleşmenin feshinden sonra davalının sözleşmedeki başka bayilik alınmayacağına ilişkin hükümle bağlı tutulamayacağı, yapılan tespitte de davacı tarafından başka su markasından söz edilmediği gibi davacıya ait markanın yazılı olduğu dolu su damacanalarının bulunduğu, davacının markasının kötülendiğine ilişkin yeterli delil olmadığı, kar kaybı için haklı feshin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2 adet soğutucunun davacıya aynen iadesine, aynen iade olmadığı takdirde bedeli olan 555.11 YTL dahil olmak üzere toplam 3.841.90 YTL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haksız feshine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır....
Davacı tarafından ikame edilen esas davada, yüce mahkemece davalının (...) sözleşmeyi fesihte haksız olduğunun benimsenmesi halinde davacının TBK da mevcut kesinti yöntemine göre talep edebileceği kar kaybı alacağını fesih tarihinden (21.12.2018) itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte KDV hariç (313.907,22x6=) 1.883.443,32 TL olarak hesaplanmıştır. Takdir yüce mahkemenindir. 4. Tazminatlar Kdv Kanunu Kapsamına Girmez Tazminat, bir kişinin başka bir kişiye verdiği maddi veya manevi zararın tazmini için zarar görene verdiği para olarak tanımlanabilir. Bu tanımdan anlaşılacağı üzerine tazminat, bir malın veya hizmetin bedeli değildir. KDV'nin ana konusu ise, ticari, sınaî, zirai ve mesleki alanda "Mal Teslimi" ve "Hizmet İfası" olup KDV'nin matrahı da bu teslim ve hizmetlerin bedelidir. Bu nedenle, tazminatı tahsil eden KDV mükellefi olsa ve bu tazminat, mükellefiyeti ile ilgili bir konudan kaynaklansa bile KDVhesaplanması gerekmez....


