WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Öte yandan davacının uğramış olduğu maluliyet oranı, kusur oranları ve tarafların sosyal ekonomik durum araştırması dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek davacı lehine -----manevi tazminat takdir edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir....

Manevi tazminat davası yönünden, bu olay nedeniyle davacının yaralandığı ve bu nedenle tazminat talep edebileceği anlaşılmakla, trafik kazalarında cismani zarar bulunması durumunda zarar gören haksız fiil failinden manevi tazminat talebinde bulunabileceği (TBK 56),tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kazanın meydana geliş şekli, paranın satın alma gücü, kusur durumu, maluliyet oranı, davacının olaydan duyduğu manevi üzüntünün yoğunluğu göz önünde bulundurularak, talep edilen tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu görülmekle, davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın tam kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Maddi tazminat davası yönünden ; 1-Davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararına dayalı maddi tazminat davasının kabulü ile, ... TL geçici iş göremezlik zararı ve ... TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam ......

Davacı, davalı bilirkişinin tanzim ettiği rapora güvenerek ihaleye girdiğini ve taşınmazı görmeden satın aldığını, sonradan raporda var olduğu belirtilen muhtesatın taşınmaz üzerinde olmadığını öğrendiğini belirterek, hatalı bilirkişi raporundan dolayı uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazminini istemiştir. Davalı, davacının uğradığını iddia ettiği zararın kendi kusurundan kaynaklanmadığını, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı bilirkişinin kusurunun bulunmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama devam ederken, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun “Bilirkişinin Hukuki Sorumluluğu” başlıklı 285. maddesinde, “Bilirkişinin kasten veya ağır ihmal suretiyle düzenlemiş olduğu gerçeğe aykırı raporun, mahkemece hükme esas alınması sebebiyle zarar görmüş olanlar, bu zararın tazmini için Devlete karşı tazminat davası açabilirler....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/467 Esas KARAR NO: 2022/5 DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 04/06/2020 KARAR TARİHİ: 06/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafa ait olan ---- tarihinde satın aldığını,------ olması sebebiyle ilgili aracı zamanında ve piyasa değerinde satamadığı ve satın alacak kişiyi de bilgilendirerek piyasa değerinin altında sattığını, ilgili aracın satışından uğradığı---maddi zararın ve ticari itibar kaybı sebebiyle ----manevi zararının olduğunu, km düşürülmüş olması sebebiyle karşı tarafla yapılan konuşmada ödeme yapacağını, zararını gidereceğini bildirdiğini ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını bu nedenlerle satın alınan aracın ayıplı olması sebebiyle uğranılmış olan maddi ve manevi zararın müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

in, sürücünün ehliyetsiz ve yetkisiz olduğunu bildiği halde araca bindiğini ve ...’ın aracı kullanmasını kabul ettiğini, davalı şirketin tazminat talep edene tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığını, ağır kusurun mevcudiyeti nedeniyle 2918 sayılı kanunun 86/3 maddesi uyarınca davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, yapılmaması gereken bir ödemeyi yapmış olan sigorta şirketinin rücu talebinin yerinde olmadığını, davanın, izin ve rıza olmaksızın aracı alan ...’ın mirasçılarına yöneltilmesi gerektiğini, üçüncü kişilere (veya üçüncü kişi konumundaki yakınlara) tazminat ödeyen sigortacının, işletene rücu edebilmesi için, Genel Şartlar B.4 maddesindeki koşulların varlığı yeterli olmayıp, ayrıca rücu nedenlerinin kazayı etkilemiş olması, bir başka deyişle, kazanın oluşu ile rücu koşulları arasında neden-sonuç ilişkisinin de bulunması gerektiğini, ...'...

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi; Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, Davacının meslek hastalığı sonucu %55,70 fark maluliyeti(%11,3 den %67 ye yükselmesi nedeniyle) nedeniyle hesaplanan ve talep edilen 110.000,00 TL maddi tazminatın maluliyet artışının tespit tarihi olan 25/04/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, GEREKÇE “Taraflar arasında davamıza da konu % 55,70 fark mesleki malüliyet nedeniyle manevi tazminat istemiyle önceden görülüp bitirilen 2.İş Mahkemesine ait 2006/360 Es- 2006/309 Kr sayılı dava dosyası incelendiğinde; % 55,7 fark maluliyetine ilişkin manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, Mahkemece 48.000 TL manevi tazminatın kabulüne karar verildiği, verilen kararın onanarak kesinleştiği görülmüş, dosya kapsamı delil olarak değerlendirilmiştir....

Sayılı kararı incelendiğinde ölenin desteğinden yoksun kalan anne ... ve baba ...'ın her biri için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 120.000,00 TL (Islah sonrası 256.628,26 TL) maddi ve 260.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini ve bu miktarın %50 oranında ...'nın sorumluluğunda olduğu kanaatine varıldığını,...Başkanlığı'nın bu miktarın tamamını ödediğini ve ...'nın sorumluluğunda olan kısım için rücu ettiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin de 2022/1049 E. ve 2023/109 K. sayılı kararı ile bu miktarın tamamı için davanın kabulüne karar verdiğini ancak ... Başkanlığı'nın hesap hatası ile rücu etmesi gereken miktardan çok daha fazla miktar için rücu ettiğini ve Mahkeme'nin de söz konusu talebi kabul ederek hatalı karar verdiğini, dosya incelenip basit bir hesaplama ile İdare Mahkemesi'nde hükmedilen alacak miktarından daha fazla alacağa hükmedildiğinin anlaşılacağını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir....

nın yönetiminde iken 25/10/2010 tarihinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda dava dışı ... tarafından maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, aleyhine karar verildiğini, hükmedilen tazminatların icra takibine konulması üzerine 22.500 TL ödeme yaptığını, aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısının Ak Sigorta A.Ş, olduğunu, rücu amacı ile davalı ... şirketi aleyhine ...İcra Müdürlüğünün 2014/4605 E.sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini belirterek, maddi tazminat yönünden; davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takip dosyasının 13.500 TL asıl alacak üzerinden devamına, %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, manevi tazminat yönünden 8.600 TL'nin ödeme tarihi olan 20.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.09.2014 tarihinde davalı ... AŞ.'ye yönelik davasından feragat etmiştir. Davalı ......

Mahkemece, dava konusu daire ve araç yönünden davacının kendi parası ile alarak eşi adına tescil ettirdiği, bu nedenle eşine bağışlamış olduğu, bağıştan rücu koşullarının bulunmadığı, evliliğin devamı sırasında kocanın bedelini karşılayarak açtığı ve oğlu üzerine kaydedilen işyerinin devrinden davalının sorumlu olmadığı gibi devir parasının davalı da bulunduğunun da ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel mahkeme kararı Dairemizin 20.9.2012 gün 2012/2001-7665 Esas ve Karar sayılı ilamı ile onanmıştır....

İç ilişki, rücu ilişkisidir. Yani tazminat borcunun ortaya çıkmasına neden olan sorumluların birbirleri ile olan ilişkisidir. Rücu ilişkisinden doğan hak ise rücu hakkıdır. 27. Rücu, kendisine veya başkasına ait bir borç ifa ederek borçluyu tatmin eden kişinin, alacaklıya yaptığı edanın tamamını veya bir kısmını başka kişiden talep etmesidir. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olur (Antalya, s.554). 28. Rücu hakkı özü itibariyle bir alacak hakkıdır. Bu alacak hakkı, dış ilişkideki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu edilen ile rücu eden arasındaki hukukî ilişkiden doğan yeni bir haktır (Koçano Rodoslu,Emine: Rücu Hakkı,1. Baskı, ... 2016,s.7). 29. Müteselsil sorumlulukta sorumluların birbirlerine karşı rücu ilişkisinde göz önünde tutulacak ilkeler ise Borçlar Kanunu’nun 50. maddenin 1. fıkrası ile 51. maddesinde ve Türk Borçlar Kanunu’nun 62. maddesinde düzenlenmiştir....

UYAP Entegrasyonu