"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; müvekkiline sigortalı konutun davalıya ait rögarların suyu tahliye edememesi sonucunda, geri tepen suyun banyo gider tesisatından konuta sirayeti nedeniyle hasarlandığını, tespit edilen 2.284,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, hasarın nedeninin sokak içerisinde bulunan davalıya ait rögarların tıkanmasına bağlı su baskını olduğunu, bu nedenle olayda kusurun tamamen davalıya ait bulunduğunu ileri sürerek 2.284,00 TL'nin rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
-Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü aralarındaki atık su bedelinin tespiti ve muarazanın giderilmesi davasına dair Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 05/02/2021 tarihli ve 2019/556 E.-2021/100 K. sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 07/06/2021 tarihli ve 2021/3273 E.-2021/6121 K. sayılı ilama karşı taraf vekillerince kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, 25/08/2021 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirmiştir....
Dava dilekçesinde atık su borusunun patlaması nedeniyle zarar gören mısır bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Mahkeme kararı ile temyiz dilekçesinin davalılardan ...'a bildirilmesi için mahkemece Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmışsa da, Yasa ve Tüzüğün emredici koşullarına uyulmamıştır. Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi muhataba daha önce aynı adreste yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlıdır. Daha önce davalı ...'a dava dilekçesi "... Caddesi ... Apt....
ne ait eğlence yeri barın 095483 esasında aboneliği olmasına rağmen sökülen sayaç yerine direk bağlantı yapmak suretiyle kaçak su kullandığı, Abone İşleri Dairesi Başkanlığının 21/03/2022 gün ve 204956 sayılı makbuz ile 107 m3 normal su, 107 m3 atık su ve 321 m3 (107 m3 x 3 kat) cezalı su olmak üzere toplam 428 m3 su karşılığı 8.078,93 TL miktarın ödenmesinin davalıdan istenildiği, borcun ödenmemesi sebebiyle icra takibine girişildiği, davalının kaçak su kullandığının sabit olduğu, bilirkişi marifetiyle Aski Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliği, uygulanması gerekli yüzde 1 KDV tutarı dikkate alınarak davalının tüketmiş olduğu atık ve cezalı su bedelinin 8.006,60-TL, kaçak su tutanağının tanzim edildiği ve haksız fiil tarihi olarak kabul edilen tarihten takip tarihine kadar işlemiş yasal faizin ise 236,91-TL olarak belirlendiği, davalının davaya ve bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmadığı gibi takibe yapılan itirazda kaçak su kullandıklarını beyan ettiği, davacı tarafın bilirkişi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, 2754 adet konuta ilişkin 18/08/1991 tarih ve 229 sayı ile tülani kanal yapılması şartı ile davalı tarafından tasdik edilen atık su projesinin uzman bir firmaya ihale edilip imar yollarının ve içme suyu şebekelerinin kooperatif olanakları ile yaptırıldığını, içme suyu şebekesinin 09/11/2001 tarihli protokol ile davalı tarafından devir alınarak işletmeye açıldığını, davalı tarafın 01/02/2002 tarihinde kanal katılım bedellerinin ödenmesinin davacıdan talep ettiğini ve 440.180,00 TL kanal katılım bedelinin davalı tarafa ödendiğini ve atık su şebekesi projelerinin onaylandığını, yasal mevzuat uyarınca atık...
Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davalının dairesinin birinci bodrum katta bulunduğu, pis su giderinin tıkanması sonucunda davalının dairesinde koku oluşması üzerine davalının dairesinden geçen ana pis su tesisat borusunun iptal edildiği, davalının kendisine ait atık su hattını tuvaletinden itibaren devam ettirip, yan cephedeki odanın zemininden de geçirerek yan cepheden dışarıya çıkardığı ve rögara verdiği, diğer dairelere ait pis su giderinin ise; birinci bodrum katta, fakat üst kottaki kapıcı dairesinin tuvaletinden itibaren iki hat olarak yapıldığı, bu hattan yan cepheden duvardan çıkartılıp rögara bağlandığı, yapılan bu işlemler sonucunda kanalizasyonun çalıştığı ve apartmanda koku oluşmadığı, atık su tesisatının binanın yapımı aşamasında mimari projesine uygun yapılmadığı belirtilmiştir....
Apartmanının ana atık su borusunun tıkanması ve atık suyun geri teperek sigortalıya ait taşınmaza girmesi neticesinde taşınmazın ve taşınmazda bulunan eşyaların zarar gördüğünü, sigortalının başvurusu üzerine hasar dosyasının açıldığını ve ekspertiz incelemesi neticesinde sigortalıya 3.539,00.-TL ödemede bulunduklarını, ödenen tazminat bedelinin tahsili amacıyla davalı apartman malikleri adına temsilen davalı yönetici aleyhine ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3391 sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçtiklerini, takibin itiraz üzerine durduğunu, yapılan itirazın kötüniyetli olduğunu, bu nedenlerle, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, dava konusu hasarın ortak atık su tesisatının çökmesiyle sigortalı konuta su sirayet etmesinden kaynaklandığı iddia edilmektedir. Davacının talep ettiği tazminat yönünden, davalı apartman yönetiminin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 38. maddesi ve sözleşmeden kaynaklanan temsil görevi kapsamında pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Bu durumda, mahkemece davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde husumetten davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana geldiği tarihte müvekkiline su baskınına ilişkin herhangi bir şikayet veya arıza bildirimi yapılmadığını, müvekkilinin ilgili dairesinden gelen cevabi yazıda, söz konusu binanın ilgilisi tarafından imar edilen atık su bağlantı kanalının çökük olduğu tespit edilerek bağlantı kanalının 23/02/2017 tarihinde yenilenerek şikayetin giderilmiş olduğunun tespit edildiğini, bina malikinin parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorunda olduğunu, aksi takdirde binanın uğrayacağı zarardan İSKİ'nin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ayrıca sigortalı işyerinin girişinin yol seviyesinin altında olması nedeniyle olay günü yağış var ise hasarın harici su baskını sebebiyle gerçekleşmiş olduğunun düşünüldüğünü, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini, işyerinin bulunduğu binanın imar yönetmeliğine aykırı olarak imar edildiğini, olayın...
Müdürlüğü Atık Su şebekesini kullanması ve bu tarihler arasında davacı kuruma ait atık su şebekesini kullanmaması nedeniyle davacı kurum tarafından atık su bedelinin talep edilemeyeceği, yasal mevzuat ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı aboneye ait su borcunun 8.339,28 TL hesaplandığı, uyuşmazlığın yaşanmasında davacı kurumun 23 ay aboneye ait sayacı okumayarak görev ihmalinde bulunduğu ve %20 oranında müterafik kusurlu olduğu, müterafik kusur oranında yapılan hesaplama sonucu davacı kurum alacağının 8.339,28*0,8=6.671,42 TL olduğu, davalının su bedelini ve gecikme zammını ödemediği anlaşıldığından, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve feriler üzerinden devamına, alacak yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği anlaşıldığından usul ve yasaya uygun olan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....


