Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin dayanağı olan ihalenin idare mahkemesi kararı ile iptali sonucu ifanın imkansız hale gelmesi sebebiyle uğranılan müspet ve menfi zarar ve kâr kaybı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. maddeleri, 6102 satılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19 uncu maddesi. 3....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında davacının belirttiği şartlarda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını ancak daha sonra davacının taşınmazı davalıya satmak istediğinin söyleyerek bu sözleşmeden vazgeçtiğini ve sözleşmeyi yırttığını, davalının da bedelini ödeyerek taşınmazı tapuda satım suretiyle devraldığını, sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/94 E. sayılı dosyasında taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğinin tespitine karar verildiği ve kararın 07.06.2012 tarihinde kesinleştiği görülmüştür....
Alacaklı her zaman için ifa gecikme tazminatı isteğinde bulunabilir; derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteyebilir veya ifadan vazgeçip akdi fesheder ve menfi zararını isteyebilir. Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Bu durumda sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmesinden değil borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir. Müspet zarar kavramı kâr mahrumiyetini de içine alır. Kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Kar mahrumiyeti müspet zararlardan olup sözleşmede aksine hüküm bulunmaması halinde aktin feshinden sonra talep edilemez....
Belediyesi, davacı ile arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmede imzasının bulunmadığından husumetlerinin bulunmadığını, davacının yaptığı sözleşmenin resmi şekil şarta uygun olmadığından geçersiz olduğunu, davacı ile diğer davalı arasında yapılan sözleşmeye herhangi bir şekilde kefilliğinin söz konusu olmadığını, diğer davalı ile birlikte sorumlu olduklarına ilişkin davacı beyanının gereği yansıtmadığını, taraf olmadığı sözleşmede sorumluluğunun olmayacağını, ayrıca davacının, dairenin tapusunu talep edebilmesi için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisi olan diğer davalı şirketin edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olması gerektiğini, davalı yüklenici şirketin edimlerini gereği gibi ve zamanında yerine getirmemesi nedeniyle arsa payı karşılığı sözleşmenin feshedildiğini, yüklenicinin edimini ifa etmemesi nedeniyle yüklenicinin halefi durumundaki davacının da talepte bulunamayacağını, ayrıca davanın süresinde...
Rayiç bedelden düşük devir bedeli nedeniyle aradaki farktan doğan zararın ve Devir Sözleşmesinde yazılı devir bedelinin fiktif olarak ödenmesi (ödenmiş gibi gösterilmesi) nedeniyle doğan zararın tazmini taleplerinin kabul edilebilir olduğu, davacı şirketin bunun dışında inşaat projesine devam edilmemesi temelinde müspet zarar veya menfi zarar adı altında herhangi bir tazminat talep edemeyeceği; müspet zararın sözleşmenin (Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin) tamamen yerine getirilmesi varsayımında elde etmesi olası kâr/gelir kaybı olduğu; menfi zararın inşaat projesi için fiilen yapılan masraflar/giderler olduğu; Devir sözleşmesinin muvazaa (ve işlem yasağına aykırılık) nedeniyle “geçersiz (batıl) olduğunun” benimsenmesi ihtimalinde, Devir Sözleşmesinin usulsüz sona erdirilmesi nedeniyle davacı şirketin menfi zararlarını talep edebileceği;) menfi zarar kalemi olarak davacı şirketin uyuşmazlık konusu inşaat projesi ile yaptığı inşaat giderlerini isteyebileceği; buna mukabil Devir Sözleşmesi...
Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat imzalandığını, daha sonra müvekkili ve davalı şirketin rızaları ile bu adi ortaklığın 04.06.2018 tarihli Fesihname ile sona erdirildiğini, bu fesihnamede tüm hak ve yükümlülüklerin davalı şirkete devredildiğini, yine bu tarihte müvekkili, davalı şirket ve dava dışı arsa sahipleri arasında devir sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, bu devir sözleşmesinde belirtildiği üzere kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tüm koşul ve şartları aynen devam edecek olup, adi ortaklığın feshinden kaynaklı tüm hak ve yükümlülüklerin davalı şirkete devredileceğini, bu devir sözleşmesinde müvekkilinin kazanç payına ait olmak üzere bir takım taşınmazların 09.01.2019 tarihinde teslim edileceğinin düzenlendiğini, bu taşınmazların sıralandığı üzere 7 adet olduğunu, taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhit adi ortaklık tarafından arsa sahiplerine taşınmaz teslimi süresinde yapılmaması durumunda taşınmaz başına...
HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava; taraflar arasında düzenlenen satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve davalı yükleniciye ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalı şirketin, müvekkili ile Fethiye 5....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle taraflar arasında resmi şekil şartına uyulmadan yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi geçersiz olduğu, geçersiz olan sözleşme fesih edilmeyeceği gibi müspet zarar ve kar mahrumiyeti istenemeyeceği, geçersiz sözleşmelerin ancak sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince verilen edimlerin iadesi suretiyle tasfiye edilebileceği, davacı tarafından sözleşme gereğince böyle bir kazandırma usulen ispat edilmediği, Taraflar arasındaki ön sözleşmede ödünç para ilişkisinden bahsedilmediği için davacı tarafından iddia edilen ödünç para verme sebebinin sözleşme kapsamında kabul edilemeyeceği gibi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin gayrı resmi yapılmakla geçersiz olduğu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden bağımsız ve ödünç para ilişkisi karşılığında tapuya ipotek konulduğu ve teminat altına alındığı, borç sebebinin geçersiz bir arsa payı karşılığı sözleşme ilişkisine bağlamanın...
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; -------bulunan yapıyla ilgili olarak imzalanan arsa payı/kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacının yüklenici sıfatının bulunduğu, işbu sözleşme kapsamında inşa edilen yapıda -------- yapım işini alt yüklenici sıfatıyla davalıya taşere edildiği, bir kısım bedellerin nakit bir kısım bedellerin ise çek ile ödendiği ancak davalının üzerine düşen yükümlülüğü gereği gibi ifa etmediği belirtilerek davalıya taraflar arasındaki sözleşme uyarınca verildiği belirtilen----- çekle ilgili...


