- K A R A R - Davacılar vekili, davalının kambiyo senetlerine ... haciz yoluyla takibe konu ettiği senedin müvekkillerince araç satın alımı karşılığında teminat amacıyla verildiğini, borcun bulunmadığını ileri sürerek senedin iptaline, müvekkillerinin 52.000 TL borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafın satış konusu araçla ilgili olarak hiçbir edimlerini yerine getirmediklerini, satış konusu aracın davacıların elinde kaldığı süreye ilişkin olarak müvekkilinin kira hakkının doğduğunu, davacı tarafın takibe konu senedin teminat senedi olduğuna dair iddiasını kabul etmediklerini, ayrıca teminat senedi olduğunun kabulü halinde de nakte çevrilme şartının gerçekleştiğini belirterek, davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir....
sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: 1- Dosya arasında bulunan motorlu araç trafik belgesinin heyetimizce incelenmesinde,suça konu 08.06.2006 ve 20.07.2007 tarihli iki adet muayene işlemindeki yazılar ve kalemin aynı olduğunun çıplak gözle de farkedildiği,5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu iki adet sahte muayene işleminin farklı tarihlerde yaptığına ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu tartışılmadan suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK'nın 43. maddesi uyarınca arttırılması suretiyle ceza tayini yasaya aykırı, 2- Kabule göre de; a) Yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçundan Hazine'nin doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve katılma kararının hukuken geçersiz olduğu cihetle; hazine...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, davalı belediyenin hizmet aktini askıya alma işleminin geçersiz sayılması ve fiili hizmet süresinin 360 gün olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde belediyenin hizmet aktini askıya alma işleminin geçersiz sayılması istemine idari yargı görevli görevli olduğundan dava dilekçesinin yargı yolu nedeni ile reddine, davacının fiili hizmet süresine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmiştir....
Davaya konu bononun davacı ile dava dışı ... arasındaki araç alım satım sözleşmesi karşılığı verildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Harici satış sözleşmesinde belirtilen aracın satışının davacı adına yapılmadığı kayıtlardan anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesine göre araç satış sözleşmesinin resmi şekilde noterlikçe yapılması gerekmektedir, bu şekilde yapılmayan harici araç alım satım sözleşmeleri geçersiz olup herkes aldığını geri vermekle yükümlüdür. Ayrıca söz konusu aracın da davacı adına satış ve tescili yapılmadığından dava konusu bono bedelsiz kalmıştır. Davaya konu bonoda davacı keşideci, davalı ise yetkili hamildir. Davalı bonoda 3. kişi durumunda olup, TTK'nın 687. maddesi uyarınca bedelsizlik iddiasının davalıya karşı ileri sürülebilmesi için davalının bononun bedelsiz olduğunu bilerek bonoyu iktisap ettiğinin ispatı gerekir....
Trafik Tescil Büro Amirliğinde mevcut trafik tescil kaydına davalı bankanın rehin şerhinin kaydedildiği, araç üzerindeki rehnin davalı bankanın alacaklarının güvence altına alınması için tesis edildiği, rehin konusu otomobilin sicile tescilinin zorunlu olduğu, bu kapsamda rehin sözleşmesinin geçerli kabul edilmesi gerektiği, satış ve bedeli paylaşıma konu araç üzerinde geçerli olarak rehin hakkı kurulmuş olan alacaklı- davalıya, satış bedelinin paylaştırılmasında öncelik tanınacağı, ihale tarihi itibariyle davalının satış bedelinin üzerinde alacağının mevcut olduğu, satış bedeli öncelikle rehinli alacaklıya ödenecek şekilde düzenlenen sıra cetvelinin doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
Şikayet olunan SGK vekili, bedeli paylaşıma konu aracın kaydına 20.02.2007 ve 29.05.2007 tarihlerinde araç sahibinin prim borçları nedeniyle haciz konulduğunu, 6183 sayılı Kanun'da bir yıl içinde satış istenmediği takdirde haczin düşeceğine dair hüküm bulunmadığını, kendi hacizlerinin devam ettiğini ve şikayetçinin haczinin kendi hacizlerinden sonra olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan vergi dairesi vekili, 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca konulan hacizlerin geçersiz olduğu iddialarıyla ilgili mahkemenin görevsiz olduğunu, bu kanun kapsamında konulan hacizlerin bir yıllık süre içinde satış istenmediği takdirde düşeceğine dair hüküm bulunmadığını, 2006 yılında konulan ilk hacizden itibaren 2010 yılına kadar hacizlerin yenilendiğini, şikayetçinin haczinin daha sonra konulduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 21.01.2013 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 26.01.2013 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2013 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 14. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgisi yönünden 14. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davacılar vekili, ........2010 tarihinde vefat eden müvekkillerinin murisi ...’in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı...plakalı ticari taksiyi ........2009 tarihinde torunu davalı ...’e sattığını, satış işleminin eş ve kız çocuklarından mal kaçırma amacıyla yapıldığını belirterek satış işleminin iptali ile aracın trafik kaydının iptaline, miras hisseleri oranında davacılar adına tesciline, ....000 TL ecrimisil alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
İlk derece mahkemesince; davaya konu taşınmaz satış işleminin mahkeme kararıyla geçersiz olduğunun tespit edildiği, geçersiz satış nedeniyle tarafların aldıklarını iade ile yükümlü olduğu, resmi senette taşınmaz satış bedeli 50.000 TL olarak gösterilmiş ise de, aynı taşınmaza dair davacı ile davalılar murisi ... arasında düzenlenen harici satış sözleşmesinde, taşınmazın 300.000 TL bedelle davacıya satıldığının belirtildiği, bu hususun tanık beyanları ile de sabit olduğu, kaldı ki davacıya ait banka hesap kayıtları incelendiğinde satış tarihinde yüksek meblağlarda para çekildiğinin görüldüğü gerekçesiyle; davanın kabulü ile 300.000 TL’nin 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan miras hisseleri oranında tahsiline karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur....
Şti.’ne sattığını, satış işleminin muvazaalı olduğunu belirterek iptali ile trafik kaydının silinmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı borçlu ... vekili, davacının takip konusu ilam alacağının temyiz üzerine bozulduğundan kesinleşmiş alacağı bulunmadığını, müvekkiline ait 30 adet araç üzerine haciz konulduğundan davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu aracın internete konan ilan ile satıldığını ve gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..... Ltd. Şti. vekili, dava konusu aracın internetteki ilan üzerine iyiniyetle alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre,dava konusu araç satışının muvazaalı ve mal kaçırma amacıyla kötüniyetle yapıldığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


