Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacının resmî şekil şartını taşımayan, geçersiz araç satım sözleşmesi uyarınca davalıdan traktör satın aldığını, bedel olarak bono ve eski traktör verdiğini, daha sonra tarafların birbirlerine verdiklerini geri aldıkları, trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin geçerliliğinin 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca resmî şekilde yapılmasına bağlı olduğu, burada sözü edilen resmî şeklin, sözleşmenin noterde re'sen düzenleme şeklinde yapılması olduğu, bu şekil şartının geçerlilik şartı olduğu, şekle uygun yapılmayan sözleşmelerin baştan itibaren geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmelerin taraflar için hak ve borç doğurmadıkları, tarafların sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebileceği, somut olayda taraflar arasındaki araç satışına ilişkin sözleşme resmî...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT- ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan ... ' ye ait 219 ada 28 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu bağımsız bölümün vekil ... tarafından diğer davalı ...’a satış suretiyle devredildiğini, mirasbırakanın fiili ehliyeti bulunmadığından vesayet altına alındığını, vekaletnamenin geçersiz olduğunu, davalı ...’nın satış bedelini ödemediğini ileri sürerek, işleminin iptali ile %50 payının adına tesciline olmazsa, bedele ve satış tarihinden itibaren %50 payına tekabül eden kullanım bedeli olarak 10.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece “... muris ...'a davalı ...'...
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ile.... plakalı araç ile .... nolu ticari araç plakasını ortak olarak aldığını, davacı davalıya güvendiğinden aracın ve plakanın ruhsat sahibi olarak davalının gösterildiğini, noterlikte ticari plaka ve araç satış sözleşmesinin davalı adına yapıldığını, davalının araç ve ticari plakayı satarak parasını kendisinin aldığını belirterek, aracın ve ticari plakanın mülkiyetinin davacıya da ait olduğunun tespitine ve davacının payına karşılık olan 10.000 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere) yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının sözkonusu olduğunu, senetlerin tümünün davalı tarafından ödenip geri alındığını, ortaklık sözleşmesinin davacı ödeme yapmadığından geçersiz hale geldiğini, senet borçları bittikten sonra davanın açıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Davalı, araç alım satımı yaptığını, dava dışı İhsan’ı tanıdığını, onun vasıtasıyla davaya konu aracı resmi sözleşme ile satın aldığını, davacının vekiline bedelini ödediğini savunarak davanın reddini dilemiş; birleşen davası ile, Davacı tarafından alınan tedbir üzerine araca el konulduğunu, bu nedenle mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti ile aynen iadesi, olmadığı takdirde ödediği 10.000 YTL bedelin tahsilini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile..... plakalı aracın mülkiyetinin davacı ...'ya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
KARAR Davacı, davalıdan 30/12/2013 tarihinde 37.700,00TL bedelle 2. el araç aldığını, meydana gelen arızalar üzerine aracı servise götürdüğünde, aracın ağır hasarlı olduğunun ve araçtaki ayıpların gizlendiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, davalı tarafa ödenen 37.700,00TL araç bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; tespit dosyasında yapılan toplam 658,50 TL'lik yargılama giderini de talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Aracın haciz işlemlerinin 6183 sayılı Kanun'a uygun olarak gerçekleştirildiği, haciz tutanağı ve satış ilanının şirket yetkilisine tebliğ edilmesine rağmen satış işlemine kadar bedelin düşük olduğuna dair bir itirazda bulunulmadığı, tespit edilen satış değerinin anılan kanuna uygun olduğu, aracın kasko değerine bakılarak bedel tespiti yapılmasının hukuka uygun olmadığı, aracın fiili durumu, görünüşü gibi özelliklerine bakılarak bedel tespiti yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Tarih ve numarası yukarıda yazılı hükmün incelenmesi sırasında Özel Daireler arasında meydana gelen görev uyuşmazlığının giderilmesi istenilmekle, 2797 sayılı Yasa uyarınca toplanan Başkanlar Kurulu'nca dairelerin görevsizlik kararlarıyla dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: Dava, araç satış sözleşmesinin yok hükmünde olduğunun tespiti ve satış sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle hükmün temyiz inceleme görevi 3.Hukuk Dairesine aittir. S O N U Ç : 3.Hukuk Dairesinin görevsizlik kararının KALDIRILMASINA, dosyanın bu Daireye gönderilmesine, 29.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....
İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Çünkü satışa hazırlanabilmesi, kendince gerekli duyuruları yapabilmesi ve daha fazla müşteri bulabilmesi, borçlunun satıştan makul bir süre önce haberdar olmasını gerektirir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ işlemi, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğden haberdar olmuş ise, tebliğ işlemi geçersiz olmayıp muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Bu nedenle borçluya yapılan satış ilanı tebliği usulsüz olsa bile, borçlu satış gününden makul süre önce satışı öğrenmiş ise, öğrendiği tarih, kendisine satış ilanı tebliğ edilen tarih kabul edilmelidir. Böyle bir durumda, salt tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi yoluna gidilemez....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine, satış işleminin iptaline dair istemin ise reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Selim tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davalı ...'in borcu sebebiyle taşınmazdaki payına yönelik ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde, borçlunun taşınmazdaki payı ile birlikte kıymet takdiri yapılarak icra yolu ile satılması işlemine konu evin davacıya ait olduğunun tespiti ile usulsüz satış işleminin iptali istemine ilişkindir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/488 Esas - 2022/436 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2021/488 KARAR NO : 2022/436 BAŞKAN :... KATİP :.... DAVACI :.... DAVALI :... DAVA : Genel Kurul Kararının Hukuka Aykırı ve Geçersiz Olduğunun Tespiti, Yönetim Kurulu Kararının Hukuka Aykırı ve Geçersiz Olduğunun Tespiti, Ecrimisil, Tapu İptali ve Tescil, Olmadığı Taktirde Tazminat DAVA TARİHİ : 19/08/2021 KARAR TARİHİ : 14/09/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/09/2022 DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı ... ... A.Ş.'nin ortağı olduğunu, 440 adet arsa hissesine sahip üyeden oluşan arsa kooperatifi iken nevi değiştirerek A.Ş. Olduğunu, Bastim Gayrimenkul A.Ş. ile ... Alışveriş İş ve Yaşam Merkezi A.Ş.'nin birleşme kararından önce mülkiyeti davacıya ait ......


