WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

O halde, dava konusu olayın ve taraf iddialarının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece; davacılar ile davalı şirket arasında düzenlenen davaya konu 18/10/2012 tarihli taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu, davacıların verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteyebilecekleri, davacılar tarafından sözleşmeye istinaden toplam 50.000 GBP tutarında ödemede bulunulduğu, bunun 49.750 GBP’sinin davalı şirket hesabına geçirildiği, 250 GBP’nin ise davalı ...’in hesabında kaldığı, bahse konu davalıların belirtilen tutarda sebepsiz zenginleştikleri, diğer davalı ...’un zenginleşmesinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle; davanın davalı ... ... San. Tic. Ltd....

Dava, hukuki niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 77 ve devamı maddelerine dayanmaktadır. 6098 sayılı TBK m.77 uyarınca "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur." denilmektedir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. TBK'nın 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir....

Mahkemece; 24/06/2016 tarihli duruşma oturumunda, davacının keşif talebinden vazgeçtiğini beyan ettiği, davanın niteliği ve keşif ve bilirkişi incelemesi talebinin bulunmadığı dikkate alındığında, davacının, davaya ilişkin iddialarını somut delillerle ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. ....... 1- Dava adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talebine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen adi yazılı satış sözleşmesi, resmi şekilde yapılmadığı için hukuken geçersizdir (TMK. md 706, TBK. md 237, Tapu Kanunu md 26 ve Noterlik Kanunu md 60). Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir....

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle, intifa sözleşmesi ve bayilik sözleşmesi uyarınca taşınmaz üzerine yapılmış olan yatırım bedellerinin, sözleşmenin rekabet hukuku uyarınca erken feshi nedeniyle, bakiye döneme isabet eden kısmının------ sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili için açılmış bir alacak davasıdır. Davacı, --- ile davalı şirket adına kayıtlı bulunan----numaralı kayıtlı bulunan taşınmazlar için -- tarihinde başlamak üzere---süreli intifa hakkı alınmış olup ardından davalı şirketi ile --- tarihinde bayilik ve işletmecilik sözleşmesi ve ek sözleşme imzalanmıştır. Ardından davacı ----- tarihine kadar geçerli olmak üzere akaryakıt satış ve servisinin bulunduğu taşınmaz üzerinde intifa hakkı tesis edilmiştir....

Sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, davalıların icra dosyasına konu borcu ödemediklerini, her ne kadar 04.07.2011 tarihli yenileme emrini dikkate alarak zaman aşımı iddiaları kabul edilmiş ise de, bunun kabulünün doğru olmadığını, zaman aşımı dolduktan sonra bir yıl içerisinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak davası açılabileceğinden alacak davası açıldığını, müvekkilin defterlerinin yanması nedeniyle İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/146 E. sayılı dosyasında zayii belgesi kararı aldıklarını belirterek, müvekkilinin 20.06.2005 tarihli 3.000 TL ve 20.06.2005 tarihli 1.700 TL bedelli iki adet senetten dolayı alacağının tahsiline, alacağa 20.06.2005 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı şirketi temsilen davalı ..., TTK m. 661'deki 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2011/970 E. 2011/971 K....

Şti. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, teminat olarak diğer davalının keşideci olduğu çeklerin müvekkiline teslim edildiğini, kredi borcunun düzenli ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, çeklere dayalı olarak başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...vekili; takip dayanağı çekin zamanaşımına uğradığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak açılan davanın 1 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını ve zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir....

Mahkemesinin hükmünün yanlış olduğu ileri sürülerek tescil edilen fazla hisse karşılığının ıslah dilekçesi ile birlikte ... 375,00 TL olduğu ileri sürülerek, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, veraset belgesine göre davalının .../64 hissesi bulunmasına rağmen mahkeme kararına göre .../64 olarak tescil edildiği, fazla hisse tescili nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiği, karşılığı ....375,00 TL'nin yasal faizi ile tahsili cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat istemine ilişkindir. Kural olarak, dava konusu uyuşmazlıkların daha önce bir kesin hüküm ile HUMK.'nun 237. mad.- HMK.'nu 303.maddesi) çözümlenmemiş olması gerekir. Anayasa'nın 138. maddesine göre de yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır....

Mahkemece; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 66.maddesine göre, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davalarında 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğü, haksız iktisapta zamanaşımı başlangıcının zarar görenin verdiğini geri almaya hakkı olduğuna ıttıla tarihi olduğu; davacı S.. B..'...

Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; vergi dairesine davacı tarafından yapılan ödemelerin aidat ödemelerinden mahsup edilmesi amacıyla yapıldığı gözetilerek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değil kooperatif ile ortağı arasındaki uyuşmazlıklarla ilgili 6098 sayılı TBK'nın 147/4. maddesi uyarınca 5 yıllık süreye tabi olduğu gözetilerek bu kısımla ilgili talebinde kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Dava; yersiz ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. ... Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Bunun sonucu olarak, taraflar arasında malvarlıkları arasındaki değişim bir sözleşmeye, tarafların açıkladıkları iradeye dayanırsa, sebepsizlikten ve sebepsiz zenginleşmeden söz edilemez. Hukuki işlemlerden ve bunun en yaygın türü olan sözleşmeden doğan borçlarda, borçlunun borcunu anlaşmaya uygun olarak yerine getirmesi gerekir....

UYAP Entegrasyonu