Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacı ile davalı ... arasındaki ticari ilişki kapsamında dava konusu çeklerin davacı tarafa verildiği, çeklerin bankaya ibrazı ile karşılıksız olduğunun belirlendiği, çeklerin teminat olarak verildiği savunmasının kanıtlanamadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, icra dosyasında 84.000,00 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline takibin 84.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamı ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16 ve değişen azalan oranlarda avans faizi yürütülmesine, %40 icra inkar tazminatı talebinin davalı ... yönünden kabulüne, davalı ...’e karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak dava açıldığından ve bu husus yargılamayı gerektirdiğinden bu davalıya yönelik icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. 1- Davacı vekili 03.08.2012 havale tarihli temyize cevap dilekçesinde hükmün tazminat yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiş ise de katılma yolu...
Şti. firmasının kredi borcunu ödememesi üzerine adı geçen firma aleyhinde Aydın İcra Dairesinin ... dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, şirketin tespit edilebilen tek mal varlığı olan taşınmazı üzerine haciz uygulatıldığını, taşınmazın satışı sonrası düzenlenen sıra cetvelinde müvekkil bankaya dosya alacağını kapatacak miktarda pay düşmediğini, bu arada çekin 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bunun üzerine sebepsiz zenginleşmeye dayalı tahsilat sağlayabilmek için daha önce icra takibi yapmadığı için 3 yıllık yasal süresi geçen davaya konu çeki Aydın İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası üzerinden TTK 732. maddesi kapsamında "sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebi" açıklamasıyla örnek ödeme emri ile icra takibine konu ettiğini, taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından icra takibi özellikle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebi ile açıldığını, davalı tarafın ise borcuna karşılık keşide ettiği çek bedelini halen son hamiline ödemediğini...
Somut olayda; davada sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı bir miktar paranın ödenmesine yönelik tazminat isteminde bulunulduğu ve tarafları tüzel kişi tacir olan işbu davanın nispi ticari dava kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davadan önce zorunlu arabulucuya müracaat edilmesi gereklidir. Dava dilekçesinde, zorunlu arabuluculuk konusunda herhangi bir beyanda bulunulmamış, davacı vekiline zorunlu arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylı bir örneğini ibraz etmesi için kesin süre içerir muhtıra çıkarılıp tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı vekili muhtıra içeriği konusunda herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Bu halde, davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. maddesi uyarınca reddi gerekmektedir....
Davacı bu durumda ancak temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabilir. Somut olayda TTK'nın (644) 732. maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamaz. Davacı dava dilekçesinde de, açıkca sebepsiz zenginleşmeye dayanıp, temel ilişkiye dayanmadığından mahkemece davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.'' şeklindeki tespitlere yer verilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/2429 esas, 2016/9707 karar sayılı içtihadında; ''Dava, süresinde ibraz edilmemiş çeke dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Süresinde ibraz edilmemiş çek yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Davacı dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak dava açtığını bildirmiş ise de, dava konusu çekte davacı lehdar konumunda olup davalı ise keşidecidir, dolayısıyla davacı ancak temel ilişkiye dayalı olarak alacak talebinde bulunabilir. Hukuki nitelendirme hakime aittir....
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça limited şirket ortaklığı kapsamında iş yapımı nedeniyle davalının hissedarı olduğu taşınmaz üzerine yapı inşa ettiğini belirterek davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla alacak davası açtığı, mahkemece taraflar arasında iş yapma iradesinin sona erdiği tarih olan 2005 yılının zamanaşımının başlangıcı olarak kabul edilmiş ise de, davalının hissedarı olduğu taşınmaz yönünden 25/12/2006 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davası sırasında davalı tarafından 23/12/2009 tarihinde diğer paydaşlar aleyhine dava konusu yapılara yönelik muhtesat aidiyetinin tespiti davası açıldığı, davacınında 16/09/2010 tarihinde asli müdahil olarak muhtesata ilişkin yargılamaya katıldığı, yargılama neticesinde 21/05/2013 tarihinde verilen hükümle muhtesatların davalı ... tarafından oluşturulduğunun tespitine, davacı ...’ın ise tapuda pay sahibi olmadığı, kendisinin tespit istemekte hukuki yararı bulunmadığı, harcamış olduğu miktar var ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine...
TTK 732/4 maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeden doğan istemlerde zamanaşımı süresi poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl olup, sebepsiz zenginleşmeye dayalı istemde zamanaşımı tarihi ---- tarihidir. Davacı tarafça sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak davalı/borçlu hakkında yapılan icra takip tarihinin ise----- tarihli olduğu ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı istemin zamanaşımı süresi içerisinde olduğu ,bu hali ile zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı kanaatine varılmıştır....
Sözleşme geçersiz olduğu için taraflar karşılıklı olarak verdiklerini sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca geri isteyebilir. Nitekim, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Davacı, satış sözleşmesi uyarınca davalının edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürmüştür. ‘Çoğun içinde azı da vardır’ kuralı gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca çözümlenip tasfiye edilmesi gerekir. Uyuşmazlığın sebepsiz iktisap hükümlerine göre çözümlenip tasfiye edilebilmesi için de öncelikle sebepsiz iktisabın kapsamı ve bu kapsamın tesbitindeki ilke ve esasların açıklığa kavuşturulmasında fayda görülmüştür. Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi "denkleştirici adalet" düşüncesine dayanır....
Sözleşme geçersiz olduğu için taraflar karşılıklı olarak verdiklerini sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca geri isteyebilir. Davadaki uyuşmazlığında sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca çözümlenip tasfiye edilmesi Gerekir. Uyuşmazlığın sebepsiz iktisap hükümlerine göre çözümlenip tasfiye edilebilmesi içinde öncelikle sebepsiz iktisabın kapsamı ve bu kapsamın tesbitindeki ilke ve esasların açıklığa kavuşturulmasında fayda görülmüştür. Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi "denkleştirici adalet " düşüncesine dayanır.Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder. İlke böyle olmakla beraber iade edileceği zenginleşme miktarının hesaplanmasında öğretide birlik olduğu söylenemez....
Sözleşme geçersiz olduğu için taraflar karşılıklı olarak verdiklerini sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca geri isteyebilir. Nitekim, Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Davacı, satış sözleşmesi uyarınca davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek zarara uğradığını ileri sürmüştür. ‘Çoğun içinde azı da vardır’ kuralı gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca çözümlenip tasfiye edilmesi gerekir. Uyuşmazlığın sebepsiz iktisap hükümlerine göre çözümlenip tasfiye edilebilmesi içinde öncelikle sebepsiz iktisabın kapsamı ve bu kapsamın tesbitindeki ilke ve esasların açıklığa kavuşturulmasında fayda görülmüştür. Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi "denkleştirici adalet" düşüncesine dayanır....
TTK'nun 644. maddesi (yeni TTK 732. maddesi ) uyarınca banka keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak talebinde bulunabilir. İspat yükü keşidecide olup davalı bu çeki ödediğini usulüne uygun deliller ile kanıtlamak zorundadır. Mahkemece açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....


